9/10
·610 syf.·
2022 1. kitabı
İnsan doğacağı aileyi seçemezdi sadece dünyaya gelirdi. Verileceği şekli alacak olan bir hamurdu ya da gördüğünü yansıtacak olan bir ayna. Peki sen kimdin Billy? Kurban mı katil mi? masum mu suçlu mu? Korkak mı cesur mu? Akıllı mı aptal mı? Hepsini bir bedene bir beyne nasıl sığdırabildin, üstelik sen kurgu da değil gerçektin. Kitabın başlarında sana kızgın ve öfkeliyken sayfalar ilerledikçe senin için üzülüyor endişeleniyor buldum kendimi ve hep bildiğim ama çoğu zaman unuttuğum noktada olduğumu fark ettim "hiçbir şey göründüğü gibi olmayabilir!" Acaba herkes ikinci bir şansı hak eder mi? Yoksa şartlar ne olursa olsun suçlular cezasız kalmamalı mı tabularımı yıktın diyebilirim. Efendim belgesel niteliğinde mini dizisi de vardır ama kitabın tadı tabi ki başkadır...
Billy Milligan’ın ZihinleriDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 2020987 okunma
ZAMANIN İZİNDE BİR HESAPLAŞMA:MUMLAR SONUNA KADAR YANAR
Puan vermedi·120 syf.··
2025 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 01:22
Bir kitap düşünün ki mekan kitabın genelinde pek değişmiyor,belirli ve net bir olay yok,İki kişinin diyaloğu gibi görünse de tek bir kişi konuşuyor,bir şeyler bekliyorsunuz,bekliyorsunuz ama olmuyor.Öyle bir kitap ki ancak temposu buna rağmen asla düşmüyor.Hiçbir şey olmuyor gibi görünüyor ama bir kor gibi yanan yüreklerde çok şey oluyor.Bu kitap hangi kitap mı? DOSTLUK, KISKANÇLIK, İHANET VE İNSAN DOĞASI ÜZERİNE UZUN SÜRE UNUTULMAYACAK BİR HİKÂYE: MUMLAR SONUNA KADAR YANAR ~Kitap daha önce “Gendaş” yayınları tarafından “ Yürek Yangını ” adıyla basılmıştır. ~ ilk kez 1942’de yayınlansa da yazarın ölümünden sonra keşfedilip ünlenmiştir. ~Yapı kredi yayınları “Mumlar sonuna kadar yanar” adıyla 2024 yılında ilk basımını yapmıştır. K͇ı͇s͇a͇c͇a͇ ͇k͇o͇n͇u͇s͇u͇ •Kitap 41 yıl 43 gün sonra generalin şatosunda bir araya gelen iki eski dostun karşılaşmasıyla başlıyor.General Henrik’in tek yumurta ikizi gibiydik dediği dostu Konrad onu terk ettikten sonra bu kırk yılı aşkın sürede kendi içinde yaşadığı iç hesaplaşmalar,beklediği yüzleşmeler,cevapsız sorular ve yarım kalmışlıkları konu alıyor.Tek bir soruyu sormak için geçen onlarca yıl…Sahi insan tek bir soru sormak için bir ömür boyu bekler mi ? “𝙸̇𝚗𝚜𝚊𝚗 𝚘̈𝚖𝚞̈𝚛 𝚋𝚘𝚢𝚞 𝚔𝚎𝚗𝚍𝚒𝚗𝚒 𝚋𝚒𝚛 𝚜̧𝚎𝚢𝚎 𝚑𝚊𝚣ı𝚛𝚕𝚊𝚛.𝙾̈𝚗𝚌𝚎 𝚋𝚊𝚜̧ı𝚗𝚊 𝚋𝚒𝚛 𝚜̧𝚎𝚢 𝚐𝚎𝚕𝚒𝚛.𝚂𝚘𝚗𝚛𝚊 𝚒𝚗𝚝𝚒𝚔𝚊𝚖 𝚍𝚞̈𝚜̧𝚞̈𝚗𝚌𝚎𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗𝚎 𝚍𝚊𝚕𝚊𝚛.𝙱𝚎𝚔𝚕𝚎𝚛.𝙶𝚎𝚗𝚎𝚛𝚊𝚕 𝚞𝚣𝚞𝚗 𝚣𝚊𝚖𝚊𝚗𝚍ı𝚛 𝚋𝚎𝚔𝚕𝚒𝚢𝚘𝚛𝚍𝚞.𝙱𝚊𝚜̧ı𝚗𝚊 𝚐𝚎𝚕𝚎𝚗𝚒𝚗 𝚗𝚎 𝚣𝚊𝚖𝚊𝚗 𝚒𝚗𝚝𝚒𝚔𝚊𝚖 𝚒𝚜𝚝𝚎𝚐̆𝚒𝚗𝚎 𝚟𝚎 𝚋𝚎𝚔𝚕𝚎𝚢𝚒𝚜̧𝚎 𝚍𝚘̈𝚗𝚞̈𝚜̧𝚝𝚞̈𝚐̆𝚞̈𝚗𝚞̈ 𝚊𝚛𝚝ı𝚔 𝚑𝚊𝚝ı𝚛𝚕𝚊𝚖ı𝚢𝚘𝚛𝚍𝚞 𝚋𝚒𝚕𝚎.” (s:13) #280492474Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı romanda şöyle bir alıntı geçer. “Beni bir ömür boyu bekleyiş içinde bırakan sen,kimdin ki benim için? Henrik’i 41 yıl bekleten Konrad neydi peki ? Ne önemi vardı? Henrik için konrad çok sıkı bir dosttu.Çok derin yüksek ve soylu bir bağ ile birbirine bağlı idiler.Ancak
1000Kitap
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendilerinden ve hayatalarından daha da geride kalan insanlar
Puan vermedi·283 syf.·
2025 16. kitabı
Genel olarak beğendim. Başları komik ve eğlenceli olsa da gerçekliğin acısı ve bu acının hüznü de vardı. Geldiği yerde bedene sahiplerdi. Ama teknolojiyle canlılıklarını öldürüp sadece beyin olarak kalmışlar. Çünkü beyin düşünür ama bedendeki salgılarla his ve duygular ortaya çıkıyor: öfkeyi düşünebiliriz ama öfkeyi yaşayabileceğimiz anlamına gelmiyor. Kapsül olarak kitaplar, bilgiler yutup ileri seviyede olsalar da gerçek deneyimlere sahip değillerdi. Ezberden bozmalardı. Robot gibi. Ve ileri seviyede de olsa insan Dünyasında bu saf ve belki aptal gibi davranması bu yüzdendi. (İleri seviye varlık nasıl böyle davranıyor diye garipseyip mantık aramalarına rağmen bu detayları kaçırmalarına şaşırdım.) Kendi varoluşumuza karşıdan bakmayı da öğretiyor: "İnsan formundasın, istemenle elini açıp kapatabiliyorsun, konuşabiliyorsun, acıkıyorsun, bunları yapabiliyor olsan da nasıl yapabildiğini ya da nasıl gerçekleştirdiğini merak etmiyor musun? Klavyeyi görüp insan metaforuna benzetmesiyle çok alakası var. Bedenimiz monitör gibi ve içimiz (özellikle beynimiz) yazılımlarla dolu. Sistemlerle dolu. Yaydığımız frekansa göre bilgi indirme (bilinç ve farkındalık) yetimiz var. Kutupların çekimi ya da itimi kendi bedenimizde de yaşanıyor. Hayatımız radyo kanalında durdurduğumuz frekansı duyup onu yaşamaya benziyor ama bunları kavrayabilmek için ilk önce kendimize bebek veya uzaylı gözüyle bakmamız lazım." Kendi sol eline bakarken kendi ellerime de arada öyle baktığımı söylemiştim çünkü içimde görünmeyen bir ben var ve de dışarıda görünen ben. İçerisi ve dışarısının bağlantısı neydi? İçinde olduğum ve bana verilmiş bu beden ambalaj olsa da içi görmek için ilk önce dıştan başlanması gerektiğini düşünmüştüm. İçimde kendime verdiğim bir isim yok ama bedenimle sahip olduğum bir isim var ve
1000Kitap
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,9bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2025 4. kitabı
"Bazı anıların ne kadar uzak ama aynı zamanda ne kadar da yakın... Hakikaten hiç yaşlanmıyor musun kuzum? Hep mi genç ruhun? Peki o zaman, gözlerindeki bu yorgunluk niye? " #sendensonra , #ayşebarım kaleminden bizlere sunulan şiir, deneme, öykü, anı, anektod ve resimlerden oluşan bir kitap. Çevremizle, ailemizle, en önemlisi de kendimizle olan ilişkimizi sorgulatan; ansızın anılara sürüklerken, birden hayaller kurduran satırlar. Öyle konulara parmak basmış, öyle nokta atışı tespitleri aktarmış ki bizlere, şöyle bir arkanıza yaslanıp düşünmeden okuyamıyorsunuz yazıları. Bazen yaşanmışlıklarla yüzünüzde bir gülümseme ile yakalıyorsunuz kendinizi, ya da gözleriniz yaşlı hasret kalınanı anıyorsunuz... Sevgiliyle dolunayda bakışırken anlaşmak gibisi var mı? Peki ya ayrılan anne babandan, kalanın merak dolu soruları da ne oluyor? En güzeli de şu masal çorbası bence, her telden azar azar kararında. Ya zihnime yazılanlar ile hayalimdeki sana ulaştım, ya da çocukluğuma uzanıp hatıra defterime yazılanlara... "Seni anlayan bir kişi" ise öyle etkili, öyle doğru ki! Onca yıl sonra, eşler yoldaş, hayat arkadaşı olmuyor mu? Bir bakışından anlamıyor mu derdini tasasını, isteğini, sevincini? Namazında niyazında komşu teyzem, cuk oturmuştu kitaba Ana kuzusu değil canım o, yalnızca hürmet ediyor annesine . Saygı göstermek ile saygı duymak arasındaki fark ve ayıp değil çalışmak_kimseyi küçük görmeyin zamanımız hislerine tercüman adeta. Sen kimdin ki, sen olacaktın!!! Ve evet, herkes bir şeye aynı değeri vermiyor malesef. Bende bırakılan hislerden bir bukle ile ağzınıza bal sürmek istedim birazcık. Okuyun, keyifle. . .
Senden SonraAyşe Betil · Gutenberg · 202489 okunma
Uyanmak için uyutulduğunun farkına varmalısın
Puan vermedi·331 syf.·
2025 1. kitabı
Beklentimin üstündeydi. Bu hem şaşırtıcı hem de keyifliydi. Girişte bahsedilen alanlarla genel bir bilgi birikiminiz varsa kitap sizin için bir kılavuza dönüşüyor yoksa da o kadar yalın olmasına rağmen ilklerde yine anlaşılmaz gelebilir çünkü şu an ki Dünyaya, dinlere veya kendimize bakış açımızla alakası yok. Sınırları ve perdeleri ortadan kaldırmış ama o kadar yıl boyunca yalanlarla ya da gizemlerle uyutulanlar kolayca adapte olabilecek mi ya da "Bunlar boş hayaller/laflar." deyip uyumaya devam mı edecekler? Yaşam çoğunlukla bedensel ihtiyaçlara göre düzenlenmiş. Zihinsel ve ruhsal taraflarımız unutturuluyor. Ve önümüzdeki resmi görmek için uzaklaşmamız gerekirken bizi oldukça dibine getiriyor. Biz sonra buna "görmek" ya da "yaşamak" diyoruz. İnsanların binlerce ya da milyonlarca resim incelediği zamanda tek resmin minik bir bölümünde tüm hayatı geçirmek size mantıklı mı geliyor? Para için açgözlülük yapılır, hırsızlık yapılır, dolandırıcılık yapılır, hak yenilir vs. ama o resmin önünde dikilmeye devam etmemek için pek bir şey yapılmaz? Bu kadar itaatkarlık ya da aşırı güven mi demeliyim bilemedim, rahatsız edici değil mi? Diğer ülkelerde arabalar helikoptere dönüşüyor, robotlara baya insani bir görünüm kazandırıp kendilerini klonlamaya başlamışlar, kitapta yer alan alanlarla ilgili üniversiteleri var ve kaç yıl öncesinde? 20 yıl önceki biz ile şimdi ki biz arasında güzel ve bariz bir fark yok? Siyaseti hayatımızın merkezine oturtmuşlar ve buradan başka bir yere başımızı çeviremiyoruz? O kadar sorunla baş başa bırakıldık ki kendi kimliğimizi bile unuttuk. Sen birkaç yıl öncesinde kimdin, ne yapardın, ne yapmak isterdin, nelerden keyif alırdın?.. Dizilerimiz çok berbattı şimdi daha berbat. Hiçbir şey insanlığı öğretmiyor, bireysel değil toplumsal düşünmeye itmiyor
Hayata Dair
Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç PeygamberErgun Candan · Sınır Ötesi Yayınları · 2000341 okunma
Yorum
Puan vermedi·368 syf.··
2024 168. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2024 11:08
İlk kitaptaki karakterleri görmek güzeldi ama yan karakterleri okuma daha da güzeldi, Dante'yi daha fazla görmek iyidi ama bir an Dante sen kimdin kuzum olmadım değil. Tristan ve Morana arasındaki çekim bu kitapta 3 katlanmış son hızla 5'e 10'a gidiyordu, açıkçası Morana kızım sen nasıl yazılımcısın salaksın dediğim çok kısım oldu, laa aklını kullan aklını bulmak için kendi donanımını kullansana oldum bu konuda çok pasif ve birazcık salak buldum yalan yok. Morana birini her tehdit ettiğinde atıl kurt ve yürü be kız dedim içimden, nedense bu seri diğer okuduğum mafya serilerinden daha iyidi eksi tarafları da elbette vardı ama bunu okurken bazen acaba Chole Gong falan mı okuyorum nerede bunun gotik fantastik kısmı gibi de düşündürttü. Şahsen iyi olmasının nedeni bence şuydu mafya olaylarının olması gerektiği dozda ve olması gerektiği gibi yazılması, bunda da evet eksikler vardı yok demiyorum karakterler bazen aşırı tilt edici ve salak olabiliyor buna da katılıyorum ama diğer kısımları bence bunu biraz da olsa kapatmıyor mu? Okumak isteyenlere öneririm ama bazı kısımlarda smut içerik vardı bana göre dozundaydı ama rahatsız olabilecekler okumasın derim. Öyle bir yerde bitti ki bir an önce İmparator kitabınıda alıp okumalıyım dedirttş, umarım onu da kısa sğrede okuyabilirim. Bir sonraki yorumda görüşürüz umarım.
AzrailRuNyx · Martı Yayınları · 2024834 okunma