Bu kitap, 1900 senesinde yok satmış, yazarı Safvet Nezihi’yi meşhur etmiş, o dönem herkesin bildiği, herkesin okuduğu Zavallı Necdet.
Önce Safvet Nezihi kimdir ona bi bakalım?
Asıl adı Ömer Lütfi bu arada. Safvet Nezihi onun mahlası. Bizde gelenektir zaten, Divan edebiyatından beri, yazarlar şairler, mahlas kullanırlar. Namık Kemal mesela, Mehmet Kemal’dir. Tevfik Fikret, Mehmet Tevfik’tir. Fikret mahlası, fikir kökünden gelir. Safvet ve Nezih, hemen hemen aynı anlamda, temizlik, saflık anlamına gelen isimler. Hayatı hiç de öyle olmamasına rağmen :Dd
1871 doğumlu Safvet Nezihi, İstanbul’da doğup, İstanbul’da vefat etmiş. Babası Binbaşı Şevki Efendi. Aynı zamanda sülalece kuyumcular. Varlıkları, rahatları gayet yerinde bir aile. Zaten Safvet’i Galatasaray Lisesi’nde okutuyorlar. Oradan mezun olunca birkaç memurluk görevi alsa da eşi ve bir yaşındaki çocuğu talihsiz bir şekilde vefat edince, kendisini tamamen edebiyata veriyor. Dergiler, yazılar, hikâyeler, batıda eğitim almalar derken, Paris’te bir Fransız hanımla evleniyor. Onunla İstanbul’a geliyor ama, kadın çok durmayıp, geri Paris’e kaçıyor. Sonra Safvet Nezihi bu kez, Türk bir hanımla 3. Evliliğini yapıyor. O dönem hem romanlardan, hem kuyumculuktan çok iyi para kazanıyor ama, hiç de Nezih olmayan düzensiz hayatı, zevk - eğlence hayatı, kumar hayatı, tüm parayı bitiriyor. 3.karısı da terk ediyor onu. Zaten o hayattan kaptığı Frengi hastalığı vardı. Üstüne mutsuzluk, sinir, bağımlılık derken, birden kendisini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde buluyor. Epey bir zaman orada kalıyor, orada yazılar falan yazıyor, ama, hiçbir dergi, hiçbir yayınevi kabul etmiyor Bakırköy’de bir delinin yazdıklarını. Zaten 3 Aralık 1939’da kaldığı hastanede, vefat ediyor.
Geçelim Zavallı Necdet romanına, 1900 yılında 72