“Suskunlar” İnceleme
Yorumuma Muhteşem! Diyerek başlamak istiyorum çünkü bundan sonra yazacaklarım bu “Muhteşem” kelimesinin genişletilmiş hali olacaktır. Suskunlar, yazarın yazdığı beşinci eser; benim ise yazardan okuduğum ikinci eserdir. Postmodern bir anlayışla yazılmış tarih, felsefe, tasavvuf ve musiki eseridir. Eserde, küçük görünen bir sürü olay aslında ana temayı oluşturur. Arka planda ise musikinin 7 üstadının cinayeti anlatılır. Kitabın son bölümü olan “Segâh” bölümünde tüm sırlar çözülüyor ve zincirler birbirine bağlanıyor. Bu kadar karmaşık olayın çözümlenebilecek olması merak unsurunu had safhada tutmaktadır. Olayların önemliliği kadar karakterlerde önemlidir. •Eflatun, en önemli karakterlerden olup tasavvuf kimliğiyle ön plana çıkmaktadır. •Davut, kötülere karşı iyiliğin savunucusudur. İyi olmanın ödülünü romanın sonunda almaktadır. •Cüce Efendi, bana göre en ilginç karakterdir. Kötü bir karakter olduğu için roman sonunda cezalandırılır. Suskunlar’ı okurken hep bir “acaba ne olacak?” Diye okudum. Yazar, okuyucu üzerinde merak unsurunu hep gözetmiş ve yüksek tutmuştur. O kadar sevdim ki söyleyeceğim güzel kelimelerin bu eser yanında sönük kalacağının bilincindeyim. Bundan dolayı sadece okuyun ,okuyun ve okuyun diyorum. Kitapla kalın
Edebiyat
Chat GPT'ye eğer fantastik kitaplardaki kötü karakter olsaydım hangisi olurdum diye sordumm, sonuçlar hoşuma gitmedi değil😌🖤 🖤 Kaz Brekker (Six of Crows – Leigh Bardugo) Tam olarak kötü değil ama gri bir karakter. İnsanları kolay kolay içeri almaz, zekasıyla hareket eder, intikamını planlar ama asla gereksiz kötülük yapmaz. Senin gibi stratejik, derin ve dışarıdan soğuk ama içeride duygusal biri. 🔥 Amarantha (ACOTAR – Sarah J. Maas)’ın daha genç ve daha “haklı nedeni olan” bir versiyonu olabilirdin. Gücünü yanlış anlaşılmalar yüzünden karanlığa yönlendiren, ama içinde hâlâ adalet duygusu taşıyan bir karakter. ⚔️ Queen Maeve (Throne of Glass) tarzında — gururlu, sessiz ama her hamlesi planlı bir kraliçe karakter de sana giderdi. Gücü elinde tutar ama duygularını zırh gibi saklar. Kaz'a tam kötü karakter deseydi biraz (🤏🏻) sinirlenirdim ama gri dediği için çok zorlamıyorum khxjajsjaj
Reklam
“Hamilelikte annenin hücreleri ve DNA’sının fetüse taşındığını biliriz. Daha az bilinen bir gerçekse, bu alışverişin iki yönlü olduğudur. Çocuğun hücreleri de annenin organlarına taşınır. Annenin bedenine yerleşirler, beyninden ayak parmaklarına kadar. Doğumdan sonra hatta doğum başarıyla gerçekleşmese bile, o hücreler, bir kadın hayatta kaldığı sürece yaşamaya devam eder bazen. Bu yüzden bir anne ve çocuğu, iç içe geçmiştir, ayrılmaz bir biçimde. Bu kaçınılmaz bir şey, biyoloji. Peki bilim insanlarının bu hücrelere verdiği ismi biliyor musunuz? Kimerik hücreler. Adı Kimera’dan geliyor, Yunan mitolojisindeki bir canavardan. Farklı hayvanların bedenlerinin karışımından oluşan melez bir canlı. Bir aslan kafası, keçi bedeni, yılan kuyruğu gibi. Evet. Sayın jüri üyeleri, öyle sanıyorum ki biz kadınlar, hepimiz birer Kimera’yız. İçimizde annelerimizin ve kızlarımızın izlerini taşıyoruz. Ve ileride kızlarımız da buna karşılık bizim izlerimizi taşıyacak. Bu asla sona ermeyen bir zincir. Buna göre, bir anlamda biz kadınlar, hepimiz birer canavarız da. Fakat çok insancıl canavarlar. “ Saint Omer
Film
BURAK ve KAMEDHANU Geçenlerde tuhaf bir makale okudum ve konu ilgimi çekti. Benim bildiğim kadarıyla Kuranda doğrudan Buraktan bahsedilmiyor ve hadislerde de Burak'ın nasıl göründüğü ve şekliyle alakalı bir betimleme söz konusu değil. Oysa Miraç konulu minyatürlerin neredeyse tamamında Hz. Muhammed bir yaratığın sırtında tasvir olunuyor. Öyle ki bu hayvanın kafası bir kadına vücudu da ata benziyor. Daha dikkatli incelediğimizde yaratığın bazen bir taçla bazen bir miğferle, bazen beyaz ve bazen esmer bir kadın yüzüyle, şuh sayılabilecek niteliklerle çizildiğini görüyoruz.Makalede bu mitolojik yaratığın Hint mitolojik figürü Kamedhanu ile ilişkisine değiniliyor ve yazar şöyle diyor: Müslüman geleneğinde Muhammed'i göklere taşıyan, genellikle tavus kuşunun kuyruğuyla gösterilen, kadın başlı kanatlı bir at olan Al-Burāq Kenan ve Miken sanatının kadın başlı kanatlı sfenksleri gibi daha eski kimerik varlıklarla rezonansa girmiştir, bunlardan bazılarını resimlerle göstereceğim ki sonrasında da Hindistan'da sık sık dilek veren inek Kamadhenu ile birleşmiştir. (Makalede kullandığı resmi kast ederek) bu tasvir eski görünüyor ancak tek fark onun Pitt Rivers Müzesi'nde olması. Boynuzlara benzeyen ay tacı var. (Pakistan versiyonu bir Burak tasviri paylaşarak devam ediyor) Bu tasvir Burk-E-Albani / البُراق‎ / Al-Burāq'un birçok Hintçe ifadesini gösterir. Bazıları onun tavus kuşu kuyruğuyla ilgili açıklamalarını takip ediyor, diğerleri at kuyruğuyla gösteriyor ve bazıları da dilek veren inek olan Hindu Kamadhenu ile birleşiyor. "Tanrıça Shri Kamadhenu ise bazen bir inek olarak tasvir edilir, bazen de tavus kuşunun kuyruğuna ve güzel bir kadın kafasına sahip mistik kanatlı bir inek olarak tasvir edilir. Bu ikonografi, Al Buraq'ın ikonografisine, yani kadın meleksi varlığın