Gerçek akışkandır. Hikâyeyi örmenin her zaman başka bir yolu vardır, anlatının çarkına sokacak bir çomak bulunur daima. Şimdiye kadar hiçbir şey öğrenmediysem bile bunu ögrendim.
Çevrenizden birinin sıradan bir insanken birdenbire bir yarı-ünlüye -yüz binlerce insanın tanıdığı , cilalanmış, suni bir vitrine dönüşmesine tanık oldunuz mu hiç? Lisede müzikle ilgilenen bir çocuk voliyi vurur ya da üniversitenin ilk senesinde yeme bozukluğu olan sarışın diye tanıdığınız kız film yıldızı oluverir ya hani? Popülerleşmenin mekaniğine siz de hayret ettiniz mi? Bir kişi nasıl gerçek hayattan bildiğiniz gerçek bir insandan, onları tanıdığını sanan ama aslında tanımayan ve aslında bunu da anlayan ama yine de onları göklere çıkaran hayranlar tarafından tüketilip yüceltilen bir tanıtım ve pazarlama malzemesine dönüşüverir?
Keşke daha önce okusaydım dediğim kitaplardan biri oldu Martin Eden. Kitap, sıradan bir insanın hayata karşı verdiği mücadelenin etkileyici bir yansıması. Sayfalar ilerledikçe Martin’in azmini, kararlılığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sınıf atlama isteğiyle başlayan bir yolculuğun, zamanla bir kimlik arayışına dönüşmesini okumak oldukça sarsıcıydı. Martin’in başarıya ulaşmak için verdiği büyük çaba, birçok kişiye ilham verecek nitelikte. Kitap, başarı dediğimiz şeyin her zaman mutluluk getirmediğini, hatta bazen insanı daha da yalnızlaştırabileceğini gösteriyor. Bu yönüyle hem umut verici hem de derinlemesine düşündürücü bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Hayata dair sorular sorduran insanı kendiyle yüzleştiren güçlü bir anlatı. Özellikle kendi yolunu çizmek isteyen herkesin okuması gereken bir eser.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma