«Daima para kazanmak için yazdım. Edebiyat benim için yalnız bir vasıta olmuştur» diyor bir röportajında. • • • «İşte ben Türkiye'de bir Somerset Maugham'ın yerini tutuyorum, dedi. Ne fazla, ne eksik. Beni böyle değerlendirsinler yeter.» • • • Kerim Sadi, ona ayırdığı kısa ama vurucu satırlarında şöyle der: «Refik Halid, eski konakların mutfağını anlatırken bir tapınağı tasvir eder gibi vecde kapılır. Onun nazarında, en büyük sosyal imtiyaz bir köşkün bahçesinde büyüyüp (İstanbul Çocuğu) olmak ve dadılarla seyis-lerin elinde büyümektir. Dedelerimiz derken, emlak ve akar sahibleriyle aristokratik bürokrasiyi ve siyah sakallarına elmas nişanlar asılı saray uşaklarını kasdediyor. Bunun içindir ki politikada Osmanoğullarına ve Lordlara kolayca hizmet etti ve Bursa'nın dutlukları yanmasın diye Kurtuluş Savaşı'na kurşun atarak yüzelliliklerin arasına karıştı.» (*) • • • Refik Halid'in sade ideolojik konuları değil, okumayı da esasen pek sevdiğini sanmıyorum. Okuyan adam her halinden her sözünden belli olur. Erskine Caldwel'in «Dünyada iki çeşit insan vardır, okuyanlar ve yazanlar. Ben yazanlardanım, okumaya pek vaktim yok» sözünü gelin de anımsamayın. Refik Halid de okuyan değil, yazan soydandı. Ama yazdığını da elhak güzel yazardı. Türkçenin tadını çıkara çıkara okuyucusuna da tattıra tattıra... • • • Sevgili eşini büyük yaş farkına rağmen kaçırarak almış olmaktan büyük övünç duyardı. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Kısa süreliğine bir işe girdim. Ve kafayı yedim. İnsanlar modern köleler olmuşlar. Hayatlarının karşılığında üç beş kuruşa razı olmuşlar. Ama buna da mecbur bırakılmışlar. Hayatları tamamen o. Başka bir hayatları yok. Hep aynı yüzler, aynı muhabbetler. Dedikodu, şamata, ilgini çekmeyen sohpetler, kenarda köşede flört edenler. Kitap okuyan yok. Öyle bir zamanları da yok. Hobi yok. Hobiye ayırıcak zaman da para da yok. Sizden nasıl yaşamanız isteniyorsa öyle yaşıyorsunuz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"En kısa ceza ömür boyu olandır." Özdemir Asaf
"Kimsenin fark etmediği kısa cümlelerin içine gizlenir."
Kısa çöp uzundan hakkın alacak!
Nesini söyleyim canım efendim? Gayri düzen tutmaz telimiz bizim Arzuhâl eylesem yâr yâr deftere sığmaz Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim Benim bu gidişe aklım ermiyor Fukara hâlini kimse sormuyor Padişah sikkesi yâr yâr selam vermiyor Kefensiz kalacak ölümüz bizim Serdari hâlımız böyle n'olacak? Kısa çöp uzundan hakkın alacak Mamurlar yıkılıp yâr yâr viran olacak Akıbet alınır öcümüz bizim
Kerbela
Bir gönülde iz bırakmak, ölümsüzlüğün en kısa yoludur.