Mesel: Lügatte bir şeyin benzeri, naziri demektir. Delil, hüccet, kıssa, hikâye, örnek olarak söylenilen söz, büyük ahlâkî hikâye manasında kullanılır. Böyle bir şeyi hikâye etmeğe de "darb-ı mesel" denir. Darb-ı mesel/misal vermekteki fayda ise bir şahsın veya bir olayın yakışanını, benzerini söyleyip böylece o şahsın veya olayın güzelliğini veya çirkinliğini, özen göstermeye lâyık olup olmadığını güzelce ve hâtıralarda kalacak bir şekilde göstermekten ve sair şeylerden ibarettir. Bunun içindir ki en düzgün, en edebî makalelerde, manzumelerde birçok mesellere rastlanır. Meselâ: Güzel sesli bir zata "bülbül", güzel gözlü bir insana "âhû" zararlı bir şahsa "yılan" uğursuz bir kişiye "baykuş" denir. Bu benzetmeyle onların mahiyetleri çok kısa bir ifadeyle en kuvvetli bir şekilde anlatılmış olur. Artık, Kur'an'ı Mübin'de bir hikmet ve ihtiyaçtan dolayı böyle bazı mesellerin, benzetmelerin bulunması, onun ilâhî bir kitap olmasına engel olarak nasıl düşünülebilir? I-40/41
Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
"Târîh"i "tekerrür" diye ta'rif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
-Kıssadan Hisse
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz. Yusuf, rüya tabir etmedeki yeteneğiyle ön plana çıkmayıp sadece haksızlığa uğramış, çok iyi ahlaklı, vb. biri olsaydı o kimse Yusuf'u hatırlayacak mıydı? Hayır. Bir meziyetiniz yoksa herkesin en iyi tahminle sadece "Çok iyi biridir" dediği biri olursunuz okadar.
Hz. Yusuf zindandan çıkacak kişiye efendinin yanında beni an der fakat o kişi bunu unutur ve birkaç sene daha Hz. Yusf zindanda kalır.
Bazı yorumcular Hz. Yusuf'un kendi meselesini Allah'a havale etmeyip kuldan medet umduğu için o kişinin unutuluyla cezalandırıldığını ve bu nedenle hapiste birkaç yıl daha geçirdiğini söyler.
İrade Eğitimi isimli eserinde bu eşliğin üzerinde ısrarla duran Jules Payot;
Bilginin davranışa dönüşmesi için gereken iradenin ancak duyguların o bilgiye eşlik etmesi durumunda ortaya çıkacağını söyler.