"İnsanlık öldü mü?" dedim.
"Yok" dedi, "ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?"
"Nerede kaldı acaba?"
Türk Edebiyatının en iyi kalemlerinden ve insanı en iyi anlatan yazarlarından Yaşar Kemal'in yine betimlemelerle, güçlü insan tasvirleriyle, akıcı bir dille köyden kente göçmüş insanların yaşam koşullarını ve umutlarını, umutsuzluklarını, İstanbul'da verdikleri yaşam mücadelelerini anlattığı eseri, Kuşlar Da Gitti...
Eser, kuş avlayan ve avladıkları bu kuşları satmaya uğraşan, memleketlerinden kopup gelmiş yoksul üç çocuğun (Süleyman, Hayri ve Semih) mücadelesini anlatıyor. Kuşlar Da Gitti, yüzeyde bu üç çocuğun kuş yakalayıp satma hikayesi gibi görünse de, esasında insanlığın değerlerini, özünü, insanlığını kaybedişini anlatıyor. Kitabı okurken doğrusu bu afacanlara pek içerledim. Kuşları yakalayıp kafeste üst üste, adım atamayacak kadar sıkışık bir vaziyette tutup özgürlüklerini kısıtlamaları çok üzücü fakat yoksulluk ve açlığın insanı ne hallere düşürdüğü de bir gerçek. Kitap 79 sayfacık, 1-2 saate bitebilecek bir kalınlıkta. Bitirdikten sonra Yaşar Kemal'in okuduğum diğer eserleri gibi üzerimde çok sarsıcı bir etki bırakmadı ama nihayetinde okuduğum için memnunum.