Zendar kuşları, tembelliklerine göre diyorum, timsahı pek üzmediler. Beş tane saydım ve yemin etsem başım ağrımaz, gelmiş geçmiş hiçbir insanın yarısının bile duymadığı bir şaşkınlığa düştüm: Hepsi de birbirinden güzel, birbirinden cici, hepsi de minicik, ama tombul tombul beş Zendar kuşu timsahın mağra gibi açılmış kapkaranlık ağzına girdiler, her biri bir dişe kondu ve başladılar o iğrenç dişlerin aralarında, kovuklarında, körpecik zenciden kalan et, adale, damar kırıntılarını yemeye. Ne kadar sürdü bu, bilemiyorum; çünkü ben şaşkınlıktan zamanı yitirip gitmiştim. Ama bu iş olup bitene kadar o eşşoğlu eşşek timsah hiç kımıldamadan, çenelerini bir kerecik olsun titretmeden hep öyle ağzı açık kaldı. Zendar kuşları işlerini bitirip de hemen oracıktaki baobabın dallarına çekildikten sonra timsahın ağzını kapatarak derin bir sindirim uykusuna daldığını gördüm. Ama hayvan kaşla göz arasında, yâni ağzını kapatıp da uykuya dalmadan önce bir ses daha çıkarmıştı. Bu ses de, bal gibi bir teşekkür idi, timsah dostlarına teşekkür ediyordu. Sonra öğrendim: Timsah kürdan kullanmasını bilmiyor, daha doğrusu, o çirkin mi, çirkin elleri ile bu işi beceremiyordu. Bunun ne belâ olduğunu dişleri yaşlananlar iyi bilir; ayrıca anlatmaya gerek görmüyorum. Buna karşılık, gene sonradan öğrendim ki, Zendar kuşları, bölgelerinde metre kareye yüz on yedisi birden düşen sinek-leri olsun avlamaya heveslenmeyecek kadar üşengendiler. İşte bu durum timsahla aralarında en sarsılmaz ve en ölümsüz dostluklardan birinin kurulmasını sağlıyordu. Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey Yoktur
Kitap Alıntısı

KerZeY35

@kerzey35
·
Atma Ziya!!!
Ekvatorun sıcak suları iliklerimi yeteri kadar ısıtmamıştı. Sonra ben sıcak toprakları da özlüyordum. Böylece, bir gün, Gine Körfezine saptım ve Annobon Adalarından geçerek Gabon kıyılarına çıktım, Stanlay Pool Irmağı boyunca içerlere doğru yürüdüm, bu arada da timsahlarla Zendar kuşlarını gördüm, yeni bir dostluk örneğini gördüm: Timsahı bilirsiniz. Pek az insan görmüştür timsahı ama bütün insanlar bilir. İlgilenmişiz bu çirkin, bu korkunç yaratıkla işte. Kısacası, mağara gibi ağzını; onu sürüngene benzeten öğürtücü ayaklarını, bir Yale'den çok daha kuvvetli kilitlenen çenesini bilirsiniz. Ama Zendar kuşlarını? İşte bunu hiç sanmıyorum. Adını bile yeni işitiyorsunuz belki de: Timsah ne kadar iğrenç.. Zendar kuşu da o kadar sevimli. Timsah ne kadar çirkin.. Zendar kuşu da o kadar pırıl pırıl, o kadar ışıl ışıl. En tadlı renkler onda. Timsah ne kadar korkunç.. Zendar kuşu da o kadar güzel, o kadar cana yakın. Ve minicik. Stanlay Pool Irmağında, ben, Timsahla Zendar kuşunun dostluğunu da gördüm işte: Dostluğun temeli bu sefer o cici Zendar tembelliği ile timsahın kürdan kullanmayı bilmeyişine dayanıyordu. Veya Timsah kürdan kullanmayı beceremiyordu, aksine de dişleri kovuk kovuktu. Tembellikle beceriksizliğin en sağlam dostluklardan birini doğurabileceğini dramatik, hattā patetik bulacağınız bir sahneden sonra öğrendim: __Stanlay Pool Irmağı Illoba kabilesini on kilometre kadar kuzey doğuya doğru geçtikten sonra gömük bir göle benzer. Ben işte burada, öğleye yakın bir saatte bir timsahın körpecik bir zenciyi kaptığını gördüm. Aradan on dakika ya geçmiş, ya da geçmemişti ki, anasının öğütlerine kulak asmayan bu körpecik, bu derisinin karası yakamozlu arapçıktan sadece iri kemikler kalmıştı. Ve kıyıya kendinden de iğrenç bir keyifle uzanan timsah ağzını
Sayfa 260·Kitabı okudu
Kumların Kadını – Kōbō Abe
​🔸 Kumların Kadını – Kōbō Abe Haziran ayı programımızın üçüncü haftasında, edebiyat tarihinin en sıra dışı, felsefi ve klostrofobik başyapıtlarından birini masaya yatırıyoruz: Kumların Kadını. İnsanın modern toplumdaki çaresizliğini, özgürlük adı altında kendi rızasıyla kabullendiği esaret zincirlerini ve varoluşun absürt doğasını tozlu bir çukurun içinden seyreden bu benzersiz eserin künyesi ve sinematik detayları şu şekildedir: ​▪️ 📖 Kitap Künyesi ▫️ Kitap Adı: Kumların Kadını (Suna no Onna) ▫️ Yazar: Kōbō Abe ▫️ Orijinal Basım Yılı: 1962 ▫️ Türkiye'deki Yayıncı: Monokl Yayınları ▫️ Sayfa Sayısı: ~184 (Baskıya göre küçük değişiklikler gösterebilir) ▫️ Çevirmen: Barış Bayıksel ▫️ Tür: Varoluşçu Roman / Psikolojik Kurgu / Alegorik Edebiyat ▪️ 🎬 Film Künyesi ▫️ ​Film Adı: Suna no Onna (Woman in the Dunes) ▫️ Yönetmen: Hiroshi Teshigahara ▫️ Vizyon Yılı: 1964 ▫️ Başroller: Eiji Okada (Niki Jumpei), Kyōko Kishida (Kadın) ▫️ Süre: 147 Dakika ▫️ IMDb Puanı: 8.5 / 10 📢 Romanın satır aralarına sinen tekinsiz atmosfer, durmaksızın akan kumun insan psikolojisi üzerindeki ezici ağırlığı ve Hiroshi Teshigahara'nın sinema tarihine geçen avangart, şiirsel sinematografisi bizlere derinlemesine tartışılacak muazzam bir zemin hazırlıyor. Bireysel okuma ve izleme sürecinizde, kahramanımız Niki Jumpei'nin o çukurun içinde yavaş yavaş kendi kimliğini ve modern insanın sahte "özgürlük" illüzyonunu keşfedişine özellikle dikkat etmenizi öneririz. ​Keyifli okumalar ve iyi seyirler dileriz.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üniversite okuduğum'dan dolayı, Kitaplığımı bazı nedenlerden dolayı satılığa çıkartıyorum. 169 adet kitabımı, kitap başı 200 ve 300 TL olmak üzere satmayı planlıyorum. 1. Basım, 2. Baskı ve yeni baskı kitapları mevcuttur. (Tarih, dergi, kişisel gelişim, roman, psikoloji, politika, tarihi kurgu, felsefe- din, bilim kurgu, şiir vb. kitaplar olmak üzere toplam 169) İlgilenmek isteyenler olursa mesaj atmaları yeterli olacaktır. Şimdiden destekleriniz için teşekkür ederim.
Desteğinizi İstiyorum
Merhabalar henüz 13 yaşındayım ve kitap yazmaya karar verdim 60-70 sayfalık bir novella yazmaya başladım muhtemelen temmuz ayına kadar bitmesini bekliyorum.Kitabın ana fikri:Bir insanın elde edip edemeyeceği bile belli olmayn bir husus için,hâlihazırda elinde olan ve arzusundan daha önemli olan şeyleri riske atıp kaybetmesidir.Sizden destek bekliyorum ama maddi bir destek değil birileri bana Telif hakları,basım,ISBN alma,yayın evine başvurma,kitabevine dağıtma gibi süreçlerle beni bilgilendirirlerse çok mutlu olurum.Bu süreçleri öğrenirsem maddi olarak Allah'ın izniyle altından çıkarım.Şimdiden çok teşekkürler.
Ben ve Duygularım
Pazardan 20 TL'ye kitap aldım!
Harry Potter ve Felsefe Taşı 20. Yıl Özel Baskı Jurnal - Cilt 1 1998 Basım Zarlar Ütopyana Dokun Yaşamak Cesaret İster Toplam 100 TL verdim. Bir keyifli okumalar alırım! 😊
Kitap alamıyorum. Eksiksiz basım kitaplar hiçbir sitede yok veya varsa da olması gereken fiyatın 2 katı fiyat koymuşlar. Kitap alma hevesim kaçtı. Okumuyorum bundan sonra.