100 Seyyahın Gözüyle Ayasofya

·
Okunma
·
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
100 Seyyahın Gözüyle Ayasofya
Baskı tarihi:
17 Mart 2021
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257188364
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Geçmişinde iki imparatorluk ve bir cumhuriyet yönetimi gören Ayasofya’nın dünya çapındaki yabancı ziyaretçileri, inşa edildiği zamandan günümüze kadar eksik olmamıştır. Yüzlerce kilometre uzaklardan İstanbul’a gelen seyyahların kentte en çok görmek istedikleri yapıların başında bu eser gelmiştir. Söz konusu tarihi yapının İstanbul’da bulunması ve ona yüklenen dini anlam, seyyahları buraya getiren iki önemli özelliktir. Başta Hristiyanlar olmak üzere Müslüman seyyahların da ilgisini çeken Ayasofya, onu görmeye gelenlerde büyük bir heyecana sebep olmuştur.

Bu heyecanı yaşayan her bir seyyahın gözündeki ve gönlündeki Ayasofya’nın nasıl göründüğü sorusundan yola çıkılarak hazırlanan bu çalışma, insanlığın yarısı tarafından kutsal sayılan mabedin, seyyahların inanç ve fikir dünyaları üzerinden yorumlanışını ele almaktadır. Ayrıca yapının zaman içinde geçirdiği dönüşümler ve mabet hakkındaki rivayetler de bu çalışmanın muhtevasını oluşturmaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)
152 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Ayasofya'ya olan ilk ilgim 10. sınıf civarıydı sanırım, bir arkadaşımın Pelin Çift'in Ayasofya'nın Gizli Tarihi'ni okuduktan sonra beni alıp camii turu yaptırmasıyla başladı. Bu ufak gezinin ardından ben de araştırmaya heveslendim ve aynı kitabı aldım. İlk okuduğum kitap buydu. Ayasofya'nın tekrar cami olması üzerine tekrar kapsamlı bir şekilde araştırmaya başladım ve belgesel, makale fark etmeksizin elime ne geçerse okumaya ve bu camiyi öğrenmek adına ufak çaplı 1 veya 2 hafta devam eden araştırmalarıma başladım ancak yine tam istediğim gibi öğrenemedim. Üniversiteye geçtiğimde de İstanbul dersleri almaya başladım ve tekrar konusu açıldı. İnternette hocamın önerdiği yazarı araştırırken karşıma bu kitap çıktı ve konu başlığı itibariyle de ayrıca dikkatimi çekti, ardından okumaya başladım. Bir solukta bitti diyebilirim zaten sayfa sayısının azlığından, dilin akademik olarak hafifliğinden ve daha önce de bildiğimden zorlanmadan bitirdim. Kitabı aslında direkt alıntılar yapılacağını zannederek okumaya başladım ama aslında öyle gitmedi. Daha çok Ayasofya'nın kısa çaplı tarihiyle beraber gitti. Ayasofya'daki ibadetlere gezginler nasıl baktılar, cami olmadan önce Ayasofya hakkında neler hissediyorlar, neden onlar için o kadar önemli, fetihten sonra ziyaretlerini nasıl gerçekleştiriyorlardı, müslümanların elindeki kiliseleri hakkında nasıl hissediyorlardı, bu sorulara ve bunlar gibi daha fazlasına cevap veren bir kitaptı. En çok da benim görmediğim tarafıyla Ayasofya'nın tarihi ve benim gibi düşünmeyen insanlar için Ayasofya ne demek onu okumak gerçekten eğlenceliydi ve Ayasofya'ya bir nebze de olsa artık farklı bakmama vesile oldu. En çok da kaynakça ve kronoloji bende kalıcı olacak sanırım. Okuyuculara şimdiden kolay gelsin.
Grelot'un Hristiyan bir Rum'dan işittiği, Müslümanların Ayasofya'ya verdikleri değeri anlatan şu ifadeleri oldukça manidardır: "Ah Evladım! Eğer atalarımız Ayasofya'ya Türkler kadar saygı gösterselerdi, bu kilisenin de, kentin de efendisi hâlâ biz olurduk"
Talebelerin bu durumdan rahatsızlık duy manın yanı sıra bilinçli olarak umursamaz davranmaları Hamsun'u çok etkilemiştir. Seyyah bu ruh halini şu cümlelerle özetlemeye çalış miştir: "Aniden başını kaldırıp bakışlarını yüzümüze dikiyor ve sanki kendi sesini bastırmaya çalışırmış gibi yüksek sesle okumaya devam ediyor. Uzaklardan gelip yanımızdan bize hiç temas etmeden geçen bu yakıcı bakışı asla unutmayacağım. Bizleri görmeden tekrar kita bina daldı. Haşmetli bir kral ve kraliçe bile olsaydık orada bulunu şumuz hiçbir şey ifade etmeyecekti ona"
Mimar Sinan " Tezkiretü'l-Ebniyye" adlı eserinde gayrimüslimlerin Ayasofya'nın kubbesinin büyüklüğünden dolayı Müslümanların camilerini hakir görmeleri üzerine Edirne'deki Selimiye Camii'nin kubbesini daha geniş ve yüksek şekilde inşa ettiğini bildirmektedir.
Ah Evladım! Eğer atalarımız Ayasofya'ya Türkler kadar saygı gösterselerdi, bu kilisenin de, kentin de efendisi halâ biz olurduk.
Türkler evlerine hiç önem vermezler, onlar için yağmurdan korunabilecek bir çatı altına sığınabilmek yeterlidir. Buna karşın cami, okul, imaret, mescit gibi yapıların çok görkemli olması için her türlü gayreti sarf ederler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
100 Seyyahın Gözüyle Ayasofya
Baskı tarihi:
17 Mart 2021
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257188364
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Geçmişinde iki imparatorluk ve bir cumhuriyet yönetimi gören Ayasofya’nın dünya çapındaki yabancı ziyaretçileri, inşa edildiği zamandan günümüze kadar eksik olmamıştır. Yüzlerce kilometre uzaklardan İstanbul’a gelen seyyahların kentte en çok görmek istedikleri yapıların başında bu eser gelmiştir. Söz konusu tarihi yapının İstanbul’da bulunması ve ona yüklenen dini anlam, seyyahları buraya getiren iki önemli özelliktir. Başta Hristiyanlar olmak üzere Müslüman seyyahların da ilgisini çeken Ayasofya, onu görmeye gelenlerde büyük bir heyecana sebep olmuştur.

Bu heyecanı yaşayan her bir seyyahın gözündeki ve gönlündeki Ayasofya’nın nasıl göründüğü sorusundan yola çıkılarak hazırlanan bu çalışma, insanlığın yarısı tarafından kutsal sayılan mabedin, seyyahların inanç ve fikir dünyaları üzerinden yorumlanışını ele almaktadır. Ayrıca yapının zaman içinde geçirdiği dönüşümler ve mabet hakkındaki rivayetler de bu çalışmanın muhtevasını oluşturmaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Burcu Çınar
  • Zeynep Sude Boğa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0