Bazı kitapları neden okumamanız gerektiğini öğrenmek için okursunuz! Yazarın ilk ve kısa bir öykü şeklindeki bu eseri duru bir anlatımla ilerliyor. İçerik yüzeyel kalmış. Çünkü ne kirpilerin aşkına çok derinlemesine girilmiş, ne de Otlukbeli Savaşı'nın derinlerine inilmiş. İki kirpinin gözünden Otlukbeli savaşını konu alan kitapta bana itici gelen ana etkenler yazarın bu derinliklere girmemesi, eserde öznelliğini hissettirmesi ve Tanrı'ya yer yer insani özellikler atfetmesi!..
Bu nedenlerden ve Müslüman olmamdan dolayı kitap bana geçmedi...Saliha Akyol1473
Malesef ilk kez bir kitap için bu denli hayal kırıklığına uğradım.ne tarihi roman ne edebi bir eser.ne savaşı anlatıyor ne de kirpinin gözüyle kendi hayatını. Bir o yana bir bu yana ne anlatacağıni ne söyleyeceğini bilmeksiniz savrulup duruyor.
Kitap zaten kısa, ayrıca kenar boşlukları da hayatımda gördüğüm en geniş olan kitaptı. Edebi sözler söylemek uğruna yazılmış kısmı da atınca geriye normal standartta bir kitabin 30 sayfası kaliyor.
İlginç gelen ve epik değeri olan bir olay vardı ve su an sadece onu öğrendiğim için mutluyum.harcadığım 3 saatin tek teselli bu.
Son söz olarak yazarın çok genç olması bana bir kez daha gösterdi ki roman yazmak için "pismek" gerek...
1473Bedia Ceylan Güzelce · April Yayıncılık · 20111 okunma
Tarihte yaşanmış bir savaşı kirpinin gözünden okumak çok farklı bir deneyimdi. Benim için harika bir serüvendi. Yazar aşk, savaş, keder gibi duyguları hikayeye başarılı aktarmış. Çok etkileyiciydi.
Bedia Ceylan Güzelce’nin “1473” romanı, tarihsel bir olay olan Otlukbeli Savaşı’nı iki kirpinin gözünden anlatan bir eserdir. Roman, sadece savaşın dehşetini değil, aynı zamanda savaşın ortasında kalan masum canlıların yaşadığı trajediyi de gözler önüne seriyor.
.
Roman, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’nı merkezine alıyor. Osmanlı ve Akkoyunlu orduları arasındaki bu savaş, tarihin önemli dönüm noktalarından biri. Güzelce, bu tarihi olayı iki kirpinin perspektifinden anlatarak, bize alışılmışın dışında bir bakış açısı sunuyor. Kirpilerin gözünden anlatılan hikaye, savaşın sadece insanlar için değil, doğadaki diğer canlılar için de yıkıcı olduğunu gösteriyor.
.
Güzelce’nin romanında aşk, savaş, ölüm ve hayatta kalma temaları var. İki kirpinin aşkı, savaşın ortasında bile umut ve sevginin var olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda, savaşın getirdiği yıkım ve acı, okuyucuyu düşündürüyor.
1473Bedia Ceylan Güzelce · April Yayıncılık · 20111 okunma
Önce Akkoyunlular ve Uzun Hasan; ardından Osmanlı ve büyük Fatih. İki Türk Hükümdarı ve aralarında gerçekleşen büyük savaş. Tabi şartlar zor ama yazar bunu çok farklı değerlendiriyor. Şöyle bir bakıyorum ve bazen bu savaşlara anlam veremiyorum. Tabi Akkoyun devletinin kiminle anlaştığı, kimle iş birliği yaptığı, Türklere ve Türklüğe ihanet edip etmediğini bilmiyoruz. Çünkü bunu araştıracak güvenilir bir kaynak temin edemedim.
Bundan bağımsız olarak anlam veremediğim konu şu: Şimdi Türkiye’yi göz önüne alırsak Irk bağı bulunmadığından komşuları ve Batı ile bir mücadeleye girmesini herkes bekleyebilir. Ancak Azerbaycan ile çıkacak bir çatışma kimin aklına gelir? Yanlış anlamayın. Bir mantığa oturtmaya çalışıyorum durumu. Tabi bunun çok net ve sakince incelenmesi gerek. Çünkü konuyu başka yerlerde birkaç kere açtığımda bu seferde Turancı oluveriyorum. Tabi bununla gurur duyarım ama anlatmak istediğim bu da değil. Çok farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Tabi kurulacak bir Türk Birliğinin fikri bile, gecenin ortasında en güzel rüyadan sıçrayıp hemen ardından uyumaya çalışarak rüyanın devamını görmeye benziyor. Leziz ama -şimdilik- imkansız bir rüya. Her neyse.
Kitaba geri dönecek olursak oldukça şaşkınım ve dikkatimi çeken konu şu oldu. Kitabı da tamamen okuma nedenim aslında. Dişi ve Erkek birbirine aşık 2 kirpinin hikayesi. Başka yerde duysak, saçmalık der geçeriz. Öyle bir hikaye ayrıca çokça merak uyandırıcı.
Biraz kopukluk olsa da fena değil. Çay molası yapar gibi kısacık bir arada bitirilebiliyor. Keyifli okumalar diler, arzu edene temin edebileceğimi belirtmek isterim. Kendinize iyi bakın, kitapla kalın..
1473Bedia Ceylan Güzelce · April Yayıncılık · 20111 okunma
1473 romanında, Otlukbeli savaşını bir de kirpilerin dilinden öğreniyoruz. Savaşın nasıl bir şey olduğunu, doğayı, hayvanları, aşkı, babalığı, evlat olmayı bir ayna tutarcasına anlatıyor Bedia Ceylan Güzelce. Aynı etnik kökenden gelen, aynı dini inanışa sahip iki toplumun savaş ortamında nasıl kıran kırana mücadele ettiğini birbirine kıydığını, dostluk ve vefa uğruna nasıl göz kırpmadan can feda edileceğini kirpilerin o güzel kalbinden naif bir üslupla okuyoruz. Çok kısa ancak çok etkileyici bir roman, tavsiye ederim.
Canım Bedia Ceylan Güzelce bana ne yaptın? Yeryüzündeki bütün kirpilerin okları toplanıp kalbime saplandı. Öyle bir acı, gözyaşlarımı tutmama imkan yok. Şimdi ben hissettiğim bu acıyla ne yapacağım? Bir karınca gibi küçüldüm ve ben az önce oturdum bir kirpinin ölümüne, diğerinin kaybedişine ağladım. Kitap boyunca kulağımda Cem Adrian’ın Biz Senle şarkısı çalıp durdu. Hiçbir savaşa bu gözle bakmamıştım. Tam olarak romanda aradığım şiirsel dile ve duyguları hissettiren kalemine sağlık.. iyi ki yazıyorsun 1473Bedia Ceylan Güzelce
1473 Otlukbeli savaşı Osmanlı padişahı Fatih sultan Mehmet ile Akkoyunlu hükümdarı uzun Hasan arasında yaşanan savaşı kazananların değil, kirpinin gözünden anlatıldığı kitap. Hayvanların iç sesiyle anlattıklarını dinlemek isteyenler için birebir ve marjinal bir anlatı.
1473Bedia Ceylan Güzelce · April Yayıncılık · 20111 okunma
Savaş yakar, aşk acıtır...
Kardeşin kardeşe getirdiği ölümün hikayesi.1473 yılı Otlukbeli Savaşının romanı. Damağımda bıraktığı tadın adı derinden bir hüzün...
1473Bedia Ceylan Güzelce · April Yayıncılık · 20111 okunma
Öncelikle İstanbul fethi sonrası müslümanların savaşı şehzadenin doğumu, Karakoyunlar,Uzun Hasan ve oğulları, F. Sultan Mehmet ve birkaç anısı ile başlıyoruz Otlukbeli Savaşının başlangıcına giriş yapılıyor daha sonra biz kitabı iki sevgili kirpinin gözünden yaşamaya başlıyoruz bu savaşın en önemli en kötü özelliği bence iki Müslüman topluluğun ağızlarında aynı dualarla birbirini öldürüyor olmaları ben kitaplarımda okurken genelde altını çizerek önemli cümleleri incelerim ellerime eklemeyi daha çok seviyorum tanrı savaş meydanlarında olmazdı diye bir cümle geçiyor yani savaşta ölenlere yardım etmiyor yani o kadar ölümün bir açıklaması ve bir kurtarılması olamaz doğada her canlı taneye kendini göstermeye çalışır kuşlar tanrı fark etsin diye yuvalarını muntazam inşa ederler, diyor Bedia ceylan güzelce. Ayrıca ikinci şans istenmez alınır diye de bir sözü var.
Kitapta geçen Kör Zeynel’in karakterinin naifliği ve ülkesine topluluğuna babasına olan sevgisi ve yürekliliği beni gerçekten çok etkiledi ayrıca vücudunda bir yeri eksik olan birinin diğer yönlerini tamamıyla daha fazla olarak vücudunda yer alması, yani ruhunda varolması, bu bir gerçek bir gözü görmeyebilir ama diğer gözü yeterince iyi görüyor ya da kulakları daha iyi duyuyordu Kör Zeynel’in
İki kirpinin büyük yıkılmaz bağlılığı aşk olan inancımı güçlendirdi diyebilirim kullandığı şiirsel dili, kötü dönemleri bile süslemiş kanlı ayrılıkları bile daha da hüzünlendirmiş genç yazar Bedia hanımın. Diğer 2 duyduğum kitabını edinip okuyacağım.
Bedia Ceylan Güzelce, (d. 1982 Ankara, Türkiye) Türk gazeteci ve yazar.
1982 yılında Ankara'da doğdu. Adana, Ankara ve İzmir'de yaşadıktan sonra 1998 yılında ailesinin kararı sonucunda İstanbul'a taşındılar. İstanbul Üniversitesi'nde Klasik Arkeoloji okudu. Üçüncü sınıftayken Atlas dergisi'nde çalışmaya başladı. Atlas dergisinde yayımlanan ilk yazısı, Büyükada'dan Rum göçü oldu. Tarih, azınlıklar ve din gibi konulara yoğunlaştı. Güzelce, Habertürk televizyonunda "Skala" adlı kültür sanat programını hazırlayıp sundu. 2011 yılında, April Yayıncılık'tan yayımlanan 1473 adlı bir romanı bulunmaktadır.