·
Okunma
·
Beğeni
·
860
Gösterim
Adı:
1473
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756006788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
Baskılar:
1473
1473
İnsanın yarası neredeyse, kalbi de orada atar. Dünyanın kalbi ise savaş meydanlarında... 1473 yılında Otlukbeli sekiz saatliğine dünyanın kalbi oldu. Attı, attı ve durdu.

Artık Türk’ün Türk’le, Müslüman’ın Müslüman’la savaşacağı kesinleşmiş, kimilerine göre bu kıyamet alameti sayılmıştı. Hepsi Türk, hepsi Müslüman olan kahraman askerlerin arasında binlerce hayvan ve onların da arasında iki kirpi vardı.

Bütün canlılar gibi, onların da ikinci cinsiyeti aşktı.

Yuvalarının üstünde birbirini öldürmek için sıraya girmiş zafer düşkünlerini taklit ederek yere düşerken, dualar ettiler. Bu şekilde ölmeyecekleri bir dünyaya yeniden gelebilmek için. Ve hayvanlar her duanın sonunda “amin” yerine “olsun” dedi.
Olsun.
152 syf.
·1 günde·4/10
Malesef ilk kez bir kitap için bu denli hayal kırıklığına uğradım.ne tarihi roman ne edebi bir eser.ne savaşı anlatıyor ne de kirpinin gözüyle kendi hayatını. Bir o yana bir bu yana ne anlatacağıni ne söyleyeceğini bilmeksiniz savrulup duruyor.
Kitap zaten kısa, ayrıca kenar boşlukları da hayatımda gördüğüm en geniş olan kitaptı. Edebi sözler söylemek uğruna yazılmış kısmı da atınca geriye normal standartta bir kitabin 30 sayfası kaliyor.
İlginç gelen ve epik değeri olan bir olay vardı ve su an sadece onu öğrendiğim için mutluyum.harcadığım 3 saatin tek teselli bu.
Son söz olarak yazarın çok genç olması bana bir kez daha gösterdi ki roman yazmak için "pismek" gerek...
112 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İnceleme videom: https://youtu.be/p_Cqx2tDbik

1473, Osmanlı ile Akkoyunlular arasındaki Otlukbeli savaşının tarihidir. Aslında savaş demek yerine meydan muharebesi demek daha doğru olabilir. Gerçekten savaşlar tarihinin en kanlılarından biri olmuştur Otlukbeli Meydan Muharebesi. Yazarımız da bu savaşı konu edinir ama bu sefer hikayenin baş kahramanları kirpilerdir. Savaşı bir de kirpilerin gözünden görmek gerçekten enteresan gelecek. Şaşırtıcı derecede kalemini çok beğendim yazarın. Hatta şiirsel bile buldum diyebilirim.

Savaşlar olduğunda şehirler fethedilir, insanlar ölür ve birileri zafere koşar. Fakat bir de madalyonun diğer tarafı vardır. Hayvanlar. Dünya tarihinde binlerce savaş yapılmıştır fakat hiç kimse bilmez bu savaşlarda kaç hayvan öldüğünü. İşte bu bakış açısı benim çok hoşuma gitti. Savaşın karanlık yüzünü insanlardan değil bir de hayvanlardan dinlemek için güzel bir fırsat. Birkaç saatte bitireceğiniz ve bitirdiğinizde pişman olmayacağınızı düşündüğüm bir eser. Mutlaka değerlendirmenizi tavsiye ederim.
152 syf.
·Beğendi·8/10
Önce Akkoyunlular ve Uzun Hasan; ardından Osmanlı ve büyük Fatih. İki Türk Hükümdarı ve aralarında gerçekleşen büyük savaş. Tabi şartlar zor ama yazar bunu çok farklı değerlendiriyor. Şöyle bir bakıyorum ve bazen bu savaşlara anlam veremiyorum. Tabi Akkoyun devletinin kiminle anlaştığı, kimle iş birliği yaptığı, Türklere ve Türklüğe ihanet edip etmediğini bilmiyoruz. Çünkü bunu araştıracak güvenilir bir kaynak temin edemedim.
Bundan bağımsız olarak anlam veremediğim konu şu: Şimdi Türkiye’yi göz önüne alırsak Irk bağı bulunmadığından komşuları ve Batı ile bir mücadeleye girmesini herkes bekleyebilir. Ancak Azerbaycan ile çıkacak bir çatışma kimin aklına gelir? Yanlış anlamayın. Bir mantığa oturtmaya çalışıyorum durumu. Tabi bunun çok net ve sakince incelenmesi gerek. Çünkü konuyu başka yerlerde birkaç kere açtığımda bu seferde Turancı oluveriyorum. Tabi bununla gurur duyarım ama anlatmak istediğim bu da değil. Çok farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Tabi kurulacak bir Türk Birliğinin fikri bile, gecenin ortasında en güzel rüyadan sıçrayıp hemen ardından uyumaya çalışarak rüyanın devamını görmeye benziyor. Leziz ama -şimdilik- imkansız bir rüya. Her neyse.
Kitaba geri dönecek olursak oldukça şaşkınım ve dikkatimi çeken konu şu oldu. Kitabı da tamamen okuma nedenim aslında. Dişi ve Erkek birbirine aşık 2 kirpinin hikayesi. Başka yerde duysak, saçmalık der geçeriz. Öyle bir hikaye ayrıca çokça merak uyandırıcı.
Biraz kopukluk olsa da fena değil. Çay molası yapar gibi kısacık bir arada bitirilebiliyor. Keyifli okumalar diler, arzu edene temin edebileceğimi belirtmek isterim. Kendinize iyi bakın, kitapla kalın..
112 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
11 Ağustos 1473. Yer şimdiki Erzincan’a bağlı Otlukbeli. Osmanlı Devleti ve Akkoyunlu Devleti arasında olan ve 8 saatte sonuçlanan bir savaş. Savaşın nedeni ve sonucunu zaten tarih sayfalarından çoğumuz öğrendik. Ama iki kirpi hatta sadece bir kirpinin gözünden okuduğumuz eser de sadece insanlar ölmüyor. Hayvanlarda ölebilir ve insanların öldüklerinde gerisinde nasıl üzülenleri kalıyorsa aynı şekilde hayvanlarında kalır. Öyle ki; akbaba Hayyam’ ın yavrularına yemek olan eşinin arkasından yemeden ve içmeden aynı şekilde hayatını sonlandıran bir kirpi! Değişik bir kitap. Tavsiye ederim.
152 syf.
·Beğendi·8/10
Otlukbeli Savaşında değinilmiş ama bir tarih kitabı değil. Savaşı iki kirpinin gözünden anlatırken, savaşta hayvanların unutuluşu, savaşan insanların duyguları, savaşın baş kahramanları ve kahramanlar listesinde adı hiç geçmeyenleri, savaşın hüzünlü yanlarını şiirsel ve farklı bir bakış açısıyla yorumlamış. Yazarın daha önce "Soyka" adlı kitabını okumuştum. Tarzı farklı. Bir kitabını okuyunca diğer kitaplarını da okumuş gibi olmadığınız bir kalem. "Göğün Bütün Çeyrekleri" adlı başka bir kitabı daha varmış, ölümsüz bir adamın ölümü arayışını anlatan... Okumak için merak uyandıracak kadar etkiledi beni. Neredeyse çoğu kitabın aynılaştığını hissedenler ve farklı tarz arayanlar için tavsiye ederim... 1473
152 syf.
·8/10
1473 Otlukbeli Savaşını bir kirpinin gözünden anlatıyor kitap. Savaşın acımasızlığı, hüzün, ölüm... Adeta savaşı gözünüzde canlandırıyor. Anlatımı çok duru. Ben severek okudum. Tarih severlere tavsiye ederim.
152 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle çok güzel bir kitaptı. Bedia Ceylan Güzelce'yi tedx sayesinde keşfettim ve iyi ki keşfetmişim! Kendisi ile fuarda tanışma fırsatı buldum ve gerçekten çok iyi biri. Kitap çok güzeldi, iki kirpinin aşkını hiç düşünemeyeceğiniz yönleri ile okuyorsunuz. Tarih ile beraber olması beni korkutuyordu çünkü tarihi kurgu okumak pek benim ilgimi çekmiyor ama bu kitap mükemmeldi!
152 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
1473 Yılında Osmanlı ( Fatih Sultan Mehmet ) ile Akkoyunlu ( Uzun Hasan )
sultanları Otlukbeli'nde savaş yaptılar. Romanda savaşı bize anlatan bu meydanda bulunan bir kirpi. Tarih kitapları savaşta ki kahramanlıkları ve ölen asker sayısını verir. Anlatıcı kirpimiz ise hem bunlardan hem de zarar gören ağaç, kuş ve hayvanlardan bahsetmiştir. Kitabı okurken yazarın kaleminden çok etkilendim. Kimi zaman masalsı kimi zaman da şiirsi ( doğru mu oldu bu kelime acaba ) bir anlatım. Tek kelimeyle enfes. Aynı zamanda buruk bir duygu da bırakıyor; çünkü savaş meydanı başka bir duyguya yer vermez.
"Ben bu dünyanın bütün sessiz harflerini satın almak istiyorum, bekle beni sevgilim, sana bir dil icat edeceğim."
Biz kirpiler tek esliyizdir.istisnasız ve tartışmaya tamamen kapalı. Bunu bilmek aslanlardan bile daha güçlü kılar beni
Otlukbeli hayvanları duaların sonunda amin yerine "olsun" der. Bu olsun iki anlam taşırdı. Her şeyi kabullendigimizi gösteren "olsun" ve dualarimizin gerçekleşmesini aşkla istediğimizi belirten "olsun".

Kitabın basım bilgileri

Adı:
1473
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756006788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
Baskılar:
1473
1473
İnsanın yarası neredeyse, kalbi de orada atar. Dünyanın kalbi ise savaş meydanlarında... 1473 yılında Otlukbeli sekiz saatliğine dünyanın kalbi oldu. Attı, attı ve durdu.

Artık Türk’ün Türk’le, Müslüman’ın Müslüman’la savaşacağı kesinleşmiş, kimilerine göre bu kıyamet alameti sayılmıştı. Hepsi Türk, hepsi Müslüman olan kahraman askerlerin arasında binlerce hayvan ve onların da arasında iki kirpi vardı.

Bütün canlılar gibi, onların da ikinci cinsiyeti aşktı.

Yuvalarının üstünde birbirini öldürmek için sıraya girmiş zafer düşkünlerini taklit ederek yere düşerken, dualar ettiler. Bu şekilde ölmeyecekleri bir dünyaya yeniden gelebilmek için. Ve hayvanlar her duanın sonunda “amin” yerine “olsun” dedi.
Olsun.

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • ERCAN ATMACA
  • Ceren Yalın
  • Ercan Atmaca
  • BURHAN KEBABCI
  • Emine Dıramalı
  • Nazan Gerçek
  • zeynep
  • Sadık Kocak
  • T. Bak
  • Çiğdem Çelik

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.3 (1)
9
%12.5 (2)
8
%25 (4)
7
%0
6
%6.3 (1)
5
%0
4
%6.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0