İlk kez Jean Echenoz okudum ve anlatımını çok beğendim. Bu kısa roman çok iyi bir yazar olduğunu düşündürüyor bana Echenoz'un. Kitap incelemelerinden birisinde kitabın orijinal adının 14 olduğu yazıyor, çevirmenin kitabın adının 1914 olarak basılması için yayınevi ile gerginlik yaşadığını söylüyor.
Roman, birinci dünya savaşından bir kesit. Karakterlerimiz eserin sonuna dek neredeyse hiç bir diyalogla karşımıza çıkmıyor. Anlatıcımız ise kim olduğunu şaşırmamıza sebep olan şeyler söylüyor bize, "biz" derken kimi kastettiği veya o bizdeki hangi kişi olduğunu anlamayabiliyoruz çoğu kez. Anlatım, uzun ve akan, neredeyse bilinç akışı diyebileceğimiz bir üslup akışından oluşuyor, cümleler cümlelere bağlanıyor, çok durmamaya çalışıyoruz.
Kitabın ilk bölümlerinde savaşa giden fransızların, onları savaşa uğurlayan halkın naif bakışını da görüyoruz : birkaç hafta sonra herkes geri gelecek diye düşünüyor insanlar. Neredeyse hiç biri dönmüyor. Dönenler kör, topal, kopuklar. Savaş gerçekten başlayınca yaşadıkları gibi doğal bir şekilde ölüyorlar, öldürülüyorlar, yanlış anlamalara kurban gidiyor, kurşuna diziliyorlar. Eserin sonuna dek hiç bir yakınlık duymadan hikayesini okuduğumuz anthime'nin kaderini ise görevini layığıyla yerine getiren bir top mermisi belirliyor. Anthime de bütün ölüler ve yaşamaya çalışanlar gibi bir hatıraya dönüşüyor. Bu soğuk ama etkili eserin anlatımının içinde bir yerlerde Gusev de karşıma çıkar dye beklemedim değil, ama Gusev ancak ve ancak bir Çehov karakteri olabilirdi zaten. 14'te Gusev gibiler için anthime'nin koluna dokunan top mermisi ölümden başka ne olabilirdi?
Kitabın bana göre dikkat çekici yanlarından birisi hayvanların hayatı ve ölümünün, dünyadaki varlığının ve hiçliğinin ve kıymetleri olmamasının yine aynı kaderle ölmeye ve öldürülmeye