Nana Ekvtimishvili, Gürcü bir yazar..Yönetmenlik de yapan Ekvtimishvili'nin In Bloom adlı sinema filmi, 63. Berlin Film Festivali'nde, CICAE Ödülü'nü kazanmış.Film daha pek çok ülkede farklı ödüllerin sahibi olmuş.2013 yılında da En İyi Yabancı Film dalında, Oscar Ödülleri'nde Gürcistan'ı temsil etmiş.
Armut Bahçesi, yazarın ilk romanı.
Lela, on sekiz yaşında olmasına rağmen, gidecek yeri olmadığı için, Kerch caddesindeki zihinsel engelli çocuklar okulunda kalmaya devam etmektedir.
Gürcistan, Tiflis'tedir bu okul.
Öğrencilerin çoğunluğu yetimdir. Bazı çocuklar ise aileleri tarafından bırakılır, okula.
Lela, tarih öğretmeni Vano'yu öldürüp, dışarıda bir hayat kurmayı amaçlar.Küçük, çelimsiz İrakli'yı korur âdeta annelik yapar ona.Amerikalı bir ailenin okuldan bir çocuğu evlat edineceğini duyunca, İrakli'nın seçilmesi için elinden geleni yapar.
Armut bahçesi, yatakhaneler ve okulun çamaşırhanesi arasında kalan bir bataklık parçasıdır.Armut ağaçları bodur, meyveleri bataklığın sularını içine çekmiş gibi sert ve tatsızdır. Okuldaki tüm çocukları kendisine çeken armut bahçesi, zorba çocukların kurbanlarını istismar ettiği yerdir.Bir nevi kötülükleri sembolize eder armut bahçesi.
Bir de okul dışında lezzetli meyveleri ile çocukların sık sık başını belaya sokan, kiraz ağacı vardır.
Okuldaki personel yetersizdir. Çalışanlar kayıtsız, bazıları ise istismarcıdır.Çocuklar arasında da zorba çoktur.Bir başıboşluk içinde çocuklar.
Roman boyunca sadece okuldaki çocukları, personeli değil, çevredeki insanları da tanırız.
İçlerinde, okuldaki kötülere benzemeyen iyilik dolu insanlar da vardır.Belki de romanda umut adına gördüğüm tek şey bu insanlardı.
Nana Ekvtimishvili, sinemadaki yeteneklerini bu romana aktarmış olmalı.Roman, hafızadan çıkmayacak bir sinematografik anlatıma