Yıllardır kitapçılarda hep Maeve Binchy’nin kitaplarını görürdüm. Gerek kitapların kapaklarında ki resimler, gerek kitapların isimleri bende hep bir albeni oluşturuyordu fakat hir türlü alıp okumak nasip olmamıştı. Sonunda Aşk Mutfakta Pişer’i alıp okudum yıllar sonra. Dışardan bakınca böylesine çafcaflı gözüken bir kitap beni neyazık ki tatmin edemedi. Maeve Binchy’nin sevenleri çoktur fakat benim tarzın değilmiş onu gördüm. Karakterlere bir türlü istediğim gibi odaklanamadım çünkü bir dünya karakter var. Hikaye benin tatmin etmedi. Anlatılan hikayeye göre kitap çok fazla uzun. Kitap bitince, bunca sayfa okumaya değdi mi bu hikaye diye sordum kendi kendime. Kısacası ben pek beğenmedim, Maeve Binchy sevenlere iyi okumalar dilerim.
Bazı kitaplari çözebilmek için onlarca sayfa okumak gerekir.ask mutfakta pişer kitabında bu duyguyu hiç yaşamadım.ilk sayfadan itibaren sürekli kendini yenileyerek gelişen olaylar zinciri.kitabi bitirdikten sonra güzel bir film izlemiş duygusuyla son sayfayı kapattım.cathy ve Tom un hikayesini çok beğendim.yazarin daha önce okudugum kitaplarını tekrar okuma düşüncesindeyim.
Meave Binchy nin severek okuduğum kitapları arasında bu kitabıda. Sade dili ve özgün anlatımıyla keyifli bir kitaptı.
Hayatın içinde barındırdığı olayları anlatan bir hikaye ile birleştirerek sürükleyici bir roman...
Hikayede o kadar zengin bi kadro var ki kitabın her sayfasında 3 5 tane yeni karakter ekleniyor. Sayfa sayfa İlerledikçe isimleri ve kim olduklarını not etmeye başlayacağınız kitap ilerledikçe 8 karakter önce adı geçen karakteri "bu kimdi ya" deyip kendinizi listede isim ararken bulacağınız ve ve hatta bu kadar beyin fırtınası yapıpı alzaimer olma riskini ortadan kaldıracağınız, pembe dizi tadında yumuşak hatlı bir roman. Tarzım mı? Asla çünkü ben aksiyon, gizem, dönem, arkeoloji flan flan flan ama, lanet olsun içimdeki kitabı yarım bırakamama huyuma.
Tatliş roman sevenlerin okuyabileceği bir hikaye
Yazarın tüm romanları gibi İrlanda’da geçen, bir aile romanı, o kadar sürükleyici ki bazen karakterler adına üzülüp bazen de sevinebiliyorsunuz. Birbirine geçmiş İlişkiler ve sürprizlerle dolu bir roman
Mutfakların ah bir dili olsa.. Mis gibi kokuların ahengini yakalamaya çalışmak gibi.. Uğraşıyoruz, bozuyoruz.. tekrar katıp tekrar ve tekrar yoğuruyoruz bu hayatı.. Tadamadığım bir çok tadı yeniden duyumsadım. Dili tatlı akıcı ve gayet samimi. İyi ki okumuşum :)
Cathy Scarlet, catering alanında eğitim almış genç bir kadındır. Kendisi ile benzer işlerde çalışan okuldan arkadaşı Tom Feather ile birlikte "Scarlet Feather" adında bir catering şirketi kurmaya karar verirler.
Birbirlerini uzun zamandır tanıyan iki sıkı dost artık aynı gemidedir. Bir yandan kendi işini kurmanın beraberinde getirdiği zorlukların üstesinden gelmeye çalışırken diğer yandan da aile ilişkilerindeki karmaşık dinamiklerle ve özel hayatlarındaki değişimlerle baş etmeye çalışırlar.
Roman bir yılbaşı gecesi başlar ve aynı yılın aralık ayının son günlerinde sona erer.
Meave Binchy'nin kitaplarındaki karakter sayısı oldukça fazladır ve aslında, onun romanlarında ikinci planda kalmış bir ara karakter yoktur. Her karakter önemlidir. Sadece parlayacağı anı sabırla bekler ve o an geldiğinde de o ana kadar önemsiz gibi görünen o karakter, yaptıkları ya da söyledikleri ile sizi şaşırtabilir.
Kuvvetli bir gözlem gücüne sahip olan yazar romandaki olayları sinematik bir anlatım tarzıyla bir sahneden farklı bir sahneye geçerek anlatıyor. Başta biraz kafam karıştı ama okudukça alışmaya başladım ve anlatılanları zihnimde canlandırmak çok da zor olmadı.
Şunu da belirtmek isterim ki eğer bir Meave Binchy romanı okuyorsanız kendinizi romandaki karakterler hakkında nerdeyse her şeyi öğrenmeye hazırlamalısınız. Meave Binchy onların hayatlarındaki küçük detayları ve gündelik rutinlerine dair pek çok şeyi bile adeta bir danteli işler gibi özenle ve ayrıntılı bir şekilde anlatır. Bu detaylar da zaman zaman beklenmedik gelişmelere neden olur ve okuru romanın kırılma noktasına götürür. Tavsiye ederim.
⬇️Spoiler! Bu paragrafı atlayabilirsin.
Romanın çocuk karakterleri olan ikizler, Maud ve Simon'un Cathy ve diğerleri ile olan sahneleri da zaman zaman beni gülümsetti. Romanda
Pembe dizi tadında bir kitap okudum sanki. Karakterlerin çok oluşu, her bir karaktere böyle güzel değinilmesi, yaşadıkları olaylar bana çok hoş geldi.
Kitap başlangıcından bitimine kadar karakterlerimizin 1 sene içerisinde yaşadığı olayları anlatıyor. Baş karakterlerimiz Tom ve Cathy uzun zamandır iki arkadaşken iş hayatlarında da ortak olup bir catering şirketi açıyorlar. Cathy’nin eşi Neil ve Tom’un kız arkadaşı Marcella ile olan ilişkileri, iş yerinde yaşadıkları tam bir film senaryosu gibi okuyucuya sanki kitabı okuyormuş gibi değil de bir filmi izliyormuş gibi hissettiriyor. Olayların sadece baş karakterlerin etrafında dönmemesi ve diğer karakterlerin de olaylarına yer verilmesi kitap için güzel bir detay olmuş.
Kafanızın içinde düşünceler yoğunken bir kaçış yolu arıyorsanız, bir tatlı huzur istiyorsanız okunabilecek güzel kitaplardan birisi diyebilirim. Şimdiden herkese iyi okumalar :)
Maeve Binchy'nin en sevdiğim kitapları arasında. Çok kalın olduğuna bakmayın bir solukta bitiryor kitap. Mutfak yemek ve aşk üçlemesini seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız. Binchy yine yeniden ustaca hikaye yeteneğini konuşturuyor ve karakterleri birbirlerine harika bir şekilde bağlıyor.
Maeve Binchy, (d. 28 Mayıs 1940 - ö. 30 Temmuz 2012), İrlandalı gazeteci, kısa öykü yazarı ve romancı.
İrlanda’nın başkenti Dublin’in dışında küçük bir köy olan Dalkey’de, 1940 yılında doğdu. Killiney’deki "Holy Child Convent" adlı, Katolik kız çocuklarının gittiği bir okulu bitirdikten sonra "University College"dan mezun oldu ve öğretmen olarak çalışmaya başladı.
Yirmi üç yaşındayken, Kudüs’te İsa’nın son yemeğini yediği söylenen mağarayı ziyareti sırasında, dinsel inancını yitirdi. Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti. Yurt dışında bulunduğu sırada her hafta babasına, bulunduğu yerdeki hayatı ve savaş altındaki toprakları tasvir eden mektuplar yazdı. Babası, bu mektuplardan birini, Dublin’de yayımlanan "Irish Times" gazetesine 18 pound’a sattığında, Binchy’nin öğretmen maaşı, 16 sterlindi.
Öykü tarzında kaleme alınmış bu mektup, Binchy’ye 1969 yılında "Irish Times"ın da kapılarını açtı. Böylece, haftada iki kez yazan ünlü bir köşe yazarı ve İrlanda feminist hareketinin ilk kadın editörü oldu. Londra’ya taşınan Binchy, burada daha sonra çocuk öyküleri de yazacak olan, BBC’nin sunucularından Gordon Snell’le tanıştı.
Eşinin teşvik ve desteğiyle yazarlık yapmaya karar veren Binchy, çok sayıda öykünün yanı sıra, iki oyun ve kendisine Prag Film Festivali’nde en iyi senaryo ödülü kazandıran bir de TV oyunu yazdı. Maeve Binchy, "Evening Class" (İtalyanca Aşk Başkadır) adlı romanıyla uluslararası şöhret oldu.
Maeve Binchy, eşi Gordon Snell’le birlikte yaşadıkları Dublin’de 30 Temmuz 2012'de ölmüştür