İlk bölümümüz ‘Tehdit’ kısmında Hunlar ve Attila öncesi Batı ve Bizans durumu ele alınıyor. Yaşayışları ve Hun Türklerini nasıl gördüklerine değiniliyor. Hatta bununla ilgili yazarımız Ammianus’tan alıntı yaparak; ‘Uzak diyarların birinden çıkıp, yolunun üzerindeki her şeyi yüksek dağlardan kopup gelen bir kasırga gibi kökünden söken hiç bilinmeyen bir ırk’ olarak tanımlamış. Tabi Hun insanları Avrupa tarafından nasıl görülüyordu derseniz bunun karşılığı olarak yazarımız tam sayfa 67de buna cevap veriyor. “Bunların hemen hemen hepsi tam bir saçmalık”
* Ammianus kimdir diye merak edenlere hemen kısaca ekleyelim. Kendisi Romalı bir tarihçi olup İmparator Iulianus ile birlikte Pers seferine katılmıştır. 31 kitaplık bir Roma tarihini de yazabilmek o dönemde çok büyük başarıdır bana göre.
Kitap, İlk Hun İmparatoru olarak Balamer veya Balamur ismini vermiş, benim bildiğim bu isim Teoman olmalı; en iyi dönemini de Şanyu (Chan-Yü) yani Motun (Mete) döneminde yaşamışlardır. Ancak benim anlamadığım nokta bu 2 tezatlık nasıl olabilirdi ? Tabi bir de bizim bildiğimiz şekilde Balamir olarak geçen efsane adamımız var ki döneminin 10 tümenlik askeri (100000 asker galiba) sahipti ama bu kişi de yani BALAMİR, Mete’nin 15. göbekten torunu olarak kayıtlarda geçer. Bu kısım bayağı kafamı karıştırsa da ne yapalım yazılı tarihimiz fazla olmayınca eldeki tüm bilgileri karşılaştırmamız gerekiyor.
Diğer bölümümüz ‘Rakipler’ ise, Uldız (Uldin) dönemiyle başlayan bir kısım. Burada bilmemiz gereken Hunlardan günümüze yazı vs gelmediği için tamamen yabancı kaynaklar ve ilk Hunlarla karşılaşanların tuttuğu notlardan günümüze kalanlarının değerlendirilmesiyle yazılanlar olduğu. Tabi burada dış ilişkiler olsun, Doğu Roma’nın, Batı Roma ile anlaşılarak baskı altında tutulması olsun bilindik olaylar