Cengiz HanJohn Man

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.067
Gösterim
Adı:
Cengiz Han
Yazar:
Alt başlık:
Yaşamı Ölümü ve Yeniden Dirilişi
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
408
ISBN:
9789758823482
Kitabın türü:
Çeviri:
İsmail Tulçalı
Yayınevi:
Nokta Yayınları
Mançurya'dan Polonya'ya, Sibirya'dan Hindiçin'e kadar uzanan bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluk, Büyük İskender'in imparatorluğundan dört, Roma İmparatorluğu'ndan iki kat daha genişti.
Onlarca devleti yıkıp, sayısız kenti yerle bir etti.
Orduları, sadece Harezm bölgesinde yaklaşık 3 milyon Müslüman'ı kılıçtan geçirdi.
İmparatorluğun yüzölçümü 28 milyon kilometre kareyi buldu. Bu topraklar; Keşifler Öncesi Dünya'nın neredeyse tamamıydı.
American Jornual of Human Genetics'e göre, günümüzde yaklaşık 16 milyon kişi Cengiz Han'ın DNA'sını taşıyor.


(Tanıtım Yazısı'ndan)
Öncelikle yazarı begendim cengiz han i günümüzde adım adım takip ederek moğolistan bozkirlarinda çektiği cefayi takdir etmek gerek ..kitap hem tarih hemde gezi kitabı olarak başarılı anlatım samimi ve insanı yormadan geçmiş ve bu gün arasında bir köprüde yürütüyor. Bu gün bile han a olan saygısını ve sevgisini kaybetmeyen bir ulus moğollar .savaşları ,zaferleri kendine has göçebe hayatları sizde oradaymissiniz gibi hissettiren bir anlatım ..severek okudum biraz şahsi olacak ama bendeki cengiz han aşkı dahada ilerledi :) hatta geçen gece evde "toparlanin moğolistan a yerleşiyoruz "dedim "
John man in diğer kitaplarinida okumak dilegiyle sevgiyle kalın...
Spoiler Olabilir …
Öncelikle ‘Kökler’ bölümünden başlıyoruz. Yazarımız burada araştırma yaptığı coğrafyayı araştırıyor, baya içerliyor aynı zamanda da. Tezek falan taşıtmışlar buna. Bu bölümde Okçuluk da değinilen noktalardan ve burada Osmanlı Paşa ve Padişahları bile konu edinilmiş. Yazarın bu şekilde bayağı gerilerden gelmesi ve olayları birbirine bağlaması yavaş yavaş hoşuma gitmeye başladı. Tabi bu bölümü sonunda bir de Cengiz Han için bir giriş var Timuçin olarak bahsedilmesi, aynı zaman da bu bir toplanma sürecini açıklarken gelişen olayları konu ediniyor ve ‘İmparatorluk’ adlı diğer bölüme geçiyor.
‘İmparatorluk’ bölümünde ise, sayfa 134-135 arasında Cengiz Han’ın Moğol mu yoksa Çinli mi olduğu sorularına cevaplar sizi oldukça şaşırtırken; Cengiz’in, Tangut saldırısı ve ilk uluslararası imzaladığı Antlaşma konu ediniliyor. Bununla beraber Kuzey Doğu Çin’in efendisi olunması ve Çin halkının yaşadıkları da içimi yaktı desem yeridir. Hani böyle aç kalmalar, birbirlerinin ölüsünü yemeler ve Cengiz’e teslim olmalar. Tamam, insan tarihi düşmanımız falan diyor ama ne bileyim gene de bir üzüntü oluşuyor içinde. İşlenen konulardan biri de İslamiyet. (Ne Hristiyan veya Reenkarnasyona inanlara ne deniyor bilmiyorum ama ya da hangi dinden olursa olsun) Yazarımızın İslamiyet için yaptığı araştırmalar gerçekten bende saygınlık uyandırdı. Peki hepsi bu kadar mı ? Hayır. Çok sağlam bir Bulgar bozgunu yiyor Cengiz Han. Gerçekten çok canı yanıyor desek yeridir. İlginç olarak da tutulan notlar ışığında tarihin 23 Mayıs 1221 gününde yaşanan güneş tutulması var ki bu sonradan anlaşılıyor. Yani genel anlamda güzel bir araştırma söz konusu.
3. Kısım ‘Ölüm’ adı altında işleniyor. Bu kısımda dikkatini en başta çekmek istediğim bir nokta var. Yazarımız gelişen Çin ekonomisinin bu topraklar üzerinde yaptığı zararları, daha açık bir deyişle Türk İli ve Kültürünün yok olmasını getireceğini açıklarken aklıma bir durum takıldı. Bir İngiliz yani bir Batılı, Doğu için araştırmalar yapıyor, Türk Kültürü incelemesi yapıyor, her durumunu yazabildiği nispette bizlere aktarıyor ve Türk Yurdunun korunması gerektiğinden bahsediyor, bir Türk Milleti olarak oradaki kan kardeşlerimizi hatırlamıyoruz bile. Mert olmak gerekirse buna bende dahilim, hatta belki de hepimiz. Peki ama bir İngiliz (ki sürekli yazıyorum kusura bakmayın, bir Batılı, Doğu için sadece araştırma amaçlı gelmiş, sömürü yapmamı, insan hayret ediyor) bu durumları yazarken biz neden devlet olarak bir şey yapmıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Gerçi devletimiz az biraz yakın dönemde onları da düşünmeye başladı ama hayırlısı olsun. Devlet demişken, Allah devletimizi, milletimizi zararlardan korusun diyelim.
Cengiz Han ile özdeşleşen Ölümsüz Cennet Liderliği ve bununla ilgili on kural çok dikkatimi çektiği için sizlerle bunu da paylaşmak istedim.
*Sadakati Ödüllendir
*Yalın Ol
*Öz Denetim Uygula
*Yetenekli Kişileri Bul ve Kullan
*Düşmanlarını, Vicdan Azabı Duymadan Öldür
*Zulüm Edenlere Karşı Çık
*Yeni İdare Yöntemlerine Açık Ol ve Uyum Sağla
*İlahi Desteğin Arkanda Olduğunu Bil
*Yandaşların ve Ardıllarının İnançlı Olmalarını Sağla
*İnanç Özgürlüğüne Saygı Göster
Son bölümümüz ise Yeniden Diriliş ismiyle verilmiş. Cengiz Han ve hatta Moğol dönemi sonrası için böyle bir başlıkta da neyin bahsi geçiyor az çok anlamak mümkün.
Sonsöz olarak da şunu söyleyeceğim. Yakın zamanda Kubilay Han kitabını okumuştum ve Cengiz Han ile Attila için alabilirim demiştim. Öyle de oldu. Yazarın dilini beğendiğim gibi bu sürekliliği de devam ettirmeyi düşünüyorum. Eh film izlerken saçma sapan reklamlarla boş filmler için ekran başına diyorlar, biz de Bilgi İçin, Kitap Başına diyelim. İyi günler, keyifli okumalar dilerim..
Sıkıcı bir tarih kitabı yerine, serüven tadında ilerleyen, hem geçmişten hem günümüzden farklı zaman dilimlerine ait ilgi çekici konuların da akış içinde yer alarak kitabı daha cazip hale getirdiği, objektif kıyaslamaların başarılı bir şekilde olay örgüsüne dahil edildiği, sıkılmadan, keyif alarak okuyacağınız bir kitap arıyorsanız doğru adrestesiniz. Konusuna gerçekten ilgi duyuyorsanız, daha ilk sayfadan itibaren kitabın sizi sardığını hissedeceksiniz. Cengiz Han ile ilgili okumalar yapmak istiyorsanız, bu kitap sizin için keyifli bir başlangıç kitabı olacaktır.
Cengiz Han'ın doğduğu yerden başlayarak, atalarını, çocukluğunu, gençliğini, devletini nasıl imparatorlaştırdığını anlatan kapsamlı bir kitap. John Man'ın gezerken anlattığı yerler, orda eski yaşayanlardan Cengiz Han'ın mezarını öğrenmek istemesi, The Secret History'den örnekler vermesi gayet iyi anlatılıyor ve okuyucuyu merak ettiriyor.
Yazar burada oranın coğrafisi ve herşeyiyly resmen bir bütünü anlatıyor. Kendinizi orada hissedip sanki kendinizi o savaşlarda hissediyorsunuz. Cengiz hakkında iyi bir kitap
Yazar en ince ayrıntılarına kadar moğolların sosyal kültürel tarihi yönlerini çok güzel sıkmadan bir roman tarzında anlatıyor. Hakeza Cengiz Hanı da öyle. Moğolları Cengiz Hanı merak edenlere öğrenmek isteyenlere tavsiye edilebilir. Benim çok faydalandığım ve beğendiğim bir kitaptı.
"Çok büyük günahlar işlediğinizi biliyorsunuz ve aranızdan birçoğunun bu günahları işlediğini de biliyorsunuz. Bunu neye dayanarak söylediğimi soracak olursanız: Tanrı beni sizi cezalandırmak için gönderdi; eğer büyük günahları işlememiş olsaydınız, Tanrı benim gibi birisini ceza olarak size göndermezdi."
"Ben Tanrı'nın cezasıyım.
Eğer bir günah işlememiş olsaydınız,Tanrı sizi cezalandırmam için beni yollamazdı."
John Man
Yakamoz&john man
"Güç anahtardı. Gücü elde etmek, korumak, arttırmak; Cengiz'in yegane amacıydı. O ne ilkti ne de son. Olağanüstü olan; 50 yıl boyunca, gelişen kişiliği, değişen koşullar ve gittikçe artan gücü arasındaki dengeyi korumasıydı. Bu üç değişkeni büyük bir maharetle sabit bir gerilimde tutarak; asla dengesini kaybederek yozlaşmadı ya da paranoyaya kapılmadı, gücünün dizginlerini hiçbir zaman elinden kaçırmadı ve gündemi olayların belirlemesine asla izin vermedi. Bu insanlık tarihinde şaşırtıcı eşsiz bir yenilik."
John Man
Sayfa 263 - Yakamoz
"Şüphesiz, bir ok havada süzülürken mesafe uzadıkça gücünün büyük bir kısmını kaybeder. 50-100 metre gibi kısa mesafelerde sert bir yaydan atılan bir ok hedefe birçok mermiden çok daha etkili bir şekilde saplanır. Okun yaydan çıkış hızı saatte 300 kilometrenin üzerindedir. Bu bir merminin hızının dörtte biridir; fakat mermiden çok daha ağır oldukları için hedefe eşdeğer bir güçle giderler. Doğru seçilmiş bir ok ve yine doğru seçilmiş bir ok ucuyla, 100 metreden yapılan bir atışta ok ağaca iki üç santimetre kadar saplanır. Bu yüzden zırh çok fazla bir koruma sağlamaz.
Moğol okçuları bugün eski günlerinde olduklarından çok farklılar. 300 yıllık Çin hakimiyeti güçlerinden çok şey alıp götürmüş. Okçuluk hala daha başlıca üç erkek sporundan biri olarak görülüyorsa da, bugün kullandıkları oklar içler acısı görünen baştan savma şeyler. Denediğim yaylardan hiçbirisi, fırtınaya tutulmuş sazlar gibi titreyerek giden oklarını 50 metreden ileriye fırlatamıyordu. Moğolistan'da eski usul ok yapıldığını ya da eski usul ok yapma geleneğini canlandırmaya çalıştıklarını duymadım."
"O dönemlerdeki bir orman köylüsünü düşünün. Ağaçtan yapılmış basit yayı kırılmış, sıradan bir adam. Bulduğu bir parça geyik boynuzunun en az ağaç kadar esnek olduğunu keşfediyor. Uçları birbirine bağlamak için kullanmak üzere, bıçağıyla boynuzdan kısa bir şerit yonga çıkarıyor. Aynı anda, hayvanın diğer kısımlarından da faydalanabileceğini fark ediyor. Her avcı avladığı hayvanı pişirirken, birkaç kez ağır ateşte kaynatıldığında çok güçlü bir tutkala dönüşen tendonları ile birlikte pişirir. (Alternatif bir tutkal da, balığın belirli kısımlarından yapılır. Balık tutkalı bir zamanlar Asya'da ticari değeri olan bir maldı.) Bir tendonu taşla vura vura, yay kirişi olarak kullanmaya elverişli olduğu kanıtlanmış olan liflerine ayırıyor. Ağaçtan yapılma yayının şimdi - geyik boynuzu ve kiriş ile birleşmiş haliyle - çok daha iyi iş gördüğü dikkatini çekiyor. Boynuz basınca karşı koyar ve yayın iç kısmını teşkil eder. Uygun cinste kullanılmış bir kiriş - en uygun olanı Aşil tendonundan yapılandır. - yayı uzayarak düzelmesini engeller. Bu, ok imal eden sanatçıların basit bir meslek sırrıdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cengiz Han
Yazar:
Alt başlık:
Yaşamı Ölümü ve Yeniden Dirilişi
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
408
ISBN:
9789758823482
Kitabın türü:
Çeviri:
İsmail Tulçalı
Yayınevi:
Nokta Yayınları
Mançurya'dan Polonya'ya, Sibirya'dan Hindiçin'e kadar uzanan bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluk, Büyük İskender'in imparatorluğundan dört, Roma İmparatorluğu'ndan iki kat daha genişti.
Onlarca devleti yıkıp, sayısız kenti yerle bir etti.
Orduları, sadece Harezm bölgesinde yaklaşık 3 milyon Müslüman'ı kılıçtan geçirdi.
İmparatorluğun yüzölçümü 28 milyon kilometre kareyi buldu. Bu topraklar; Keşifler Öncesi Dünya'nın neredeyse tamamıydı.
American Jornual of Human Genetics'e göre, günümüzde yaklaşık 16 milyon kişi Cengiz Han'ın DNA'sını taşıyor.


(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Yıldırım DOĞAN
  • Bedir Ozben
  • Gumballsever
  • Gamze Tabak
  • Cahit Şahin
  • Tamer
  • Emre Tabak
  • Banu Uz
  • Oğuz Elikoğlu
  • Bolvadinli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%9.1
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%27.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%26.1
Erkek
%73.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.8 (2)
9
%23.5 (4)
8
%17.6 (3)
7
%29.4 (5)
6
%0
5
%0
4
%5.9 (1)
3
%0
2
%5.9 (1)
1
%5.9 (1)