İbni Sinâ, çoğu fizik, astronomi ve felsefeyle ilgili olarak 150 civarında eser yazmıştı. Bilhassa tip ilmine ait araştırmaları son derece orijinal ve doğrudur. Bu yüzden doğu ve batı hekimliğine kelimenin tam anlamıyla , 600 yıl, hükmetmiştir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İbni Sinâ, tıp araştırmaları yaparken bazı hastalıkların bulaşmasında göze görünmeyen bir takım yaratıkların etkisi olduğunu yani mikropların varlığını sezmiş ve bu bilinmeyen varlıklardan eserlerinde sık sık bahsetmiştir. Mikroskobun henüz bilinmediği bir devirde böyle bir yargıya varmak çok ilginçtir.
Yavuz at üzerinde giderken büyük ilim adamı Kemal Paşazade ile sohbet ediyordu. Çamurlu bir sahadan geçilirken, Kemal Paşazade'nin atı sürçmüş ve yükselen çamurlar Hakan'ın kaftanına sıçramıştı. Büyük bilgin bir mahcubiyet içinde kalmış, telaşından özür bile dileyememişti. Fakat Yavuz: "Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur bana şeref verir. Öldüğüm zaman bu çamurlu kaftanı sandukamın üzerine koysunlar." demişti.