Aydınlık Kapı

Halide Nusret Zorlutuna
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
1974
Yayınevi:
Ötüken Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·287 syf.··
2020 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2020 19:08
Halide Nusret Zorlutuna, ben henüz ilkokul üçe giderken Benim Küçük Dostlarım kitabını okumamla bana kitap sevgisini aşılamıştı. 9 yaşındaki bir kız çocuğun yüreğine dokunan kalemine güvendiğimden bu kitabının da güzel olduğuna şüphem yoktu. Birbirinden çok farklı iki kız kardeşin hayatta yaptıkları seçimleri ve seçimlerin sonuçlarını okuyoruz. Naif, duygusal bir roman. Normalde bu türde okumayı sevmem fakat Zorlutuna’nın bende yeri ayrı olduğu için okudum ve beğendim.
Aydınlık KapıHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 200895 okunma
8/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2020 207. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2020 18:22
Ahh Vildan, canım Vildan! Nasıl da sessiz, kimsesiz ve yalnızsın. Sen de biraz da olsa kendimi gördüm sanki. Ahh o sessizliğin, kocaman bir ailede olsan da kimsesizliğin, kimseye karşı gelemeyişin ve her şeyi o güzel yüreciğine gömmen. Nasıl da üzüldüm yaşadıklarına. Çocukluğunda ve genç kızlığında babana hasret kalman ve aileden kimsenin seni fark etmemesi, evlendin ne kocan değer verdi ne de kayınvaliden. Tek kardeşin Lerzan'in yanında hep sönük kaldın. Hayat en sonunda evlatlarınla da sınadı seni. Ahh Vildan!! Çok güzeldin, çok güzel yürekliydin. Içim burkularak okudum hikayeni. Ahh içim çok dolu. Bir kadın hiç hak etmediği acılar yaşadı. Kitap iki kız kardeşin yaşadıklarını konu alan ve osmanlı devletinin çöküşüne denk gelen bir zamanda geçiyor. Kitaba ilk başladığınızda sanki Lerzan'in hayatını anlatıyor sanıyorsunuz ama asıl konu Vildan'ın yaşadıkları... Kitabi çok beğenerek ve hüzünle okudum. Tavsiye ederim. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum :)
Aydınlık KapıHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 200895 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 21:05
Zıt karakterli iki kız kardeşin hayatlarını ve kardeşlerden Vildanin "aydınlık kapi"ya olan yolculuğunu konu ediniyor kitap. Lerzan ve Vildan, asil bir ailenin kızlarıdır. Vildan, ne kadar içine kapanık, duygularını kendi içinde yaşayan bir kızsa, Lerzan tamamen karşıtı bir karaktere sahiptir. Lerzan, şımarık yetiştirilmiş bir dediği iki edilmemiş bir prenses ;Vildansa, annesinin sevgisi olmasa ailede evlatlık denebilecek muamele gören zavallı bir kızcağızdır. Lerzan 15inde kaçarak kocaya gitmiş, bu evliliğin cefasini en az kendi kadar ailesi de çekmiştir. Zavallı Vildan sevdiğine bile varamaz; çünkü o Lerzan değildir "yapamaz" ailesini ezerek şerefini iki paralık edip kocaya kaçamaz. Her zaman düşünceli, daima naif biri Vildan. Ve tek sığınağı limanı, "aydınlık kapi"nin yol gösterici arkadaşı ahiretligi Fazilet. Pervasız, hoyrat, doymak bilmeyen bir nefse  sahiptir Lerzan. Aşk ve erkekler hep ilk sıradadır onun için, o kadar düşkündür ki ne arkadaşlarının ne kiz kardeşinin sevdiğine göz koymakta bir an bile tereddüt etmeyen şuh bir kadın oluverip çıkmıştır. Çocuklarına annelik bile yapmaz. Kocadan kocaya, kucaktan kucağa.. . Kitap 287 sayfa ilk yarısında genellikle Lerzandan bahsedilir 2. yarısında ise Vildanin hayatından, içinde bulunduğu psikolojik durumdan. Lerzan'in Faziletle olan mektuplaşmaları, Vildanin ise günlüğüne aktardıkları geniş yer tutuyor. Olayları da zaten burdan görüyorsunuz. Ama kitap asıl olarak Vildanin anlattıkları etrafında seyrediyor. Okurken agladigim belki 2. kitap. Keyifli okumalar dilerim
1000Kitap
Aydınlık KapıHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 200895 okunma
İşgal ve cumhuriyetin ilk yılları
10/10
·287 syf.··
2019 110. kitabı
Türk Müslüman bir hanımefendinin incelikli bir bakış açısıyla ortaya koyduğu, Psikolojik tahlillerin oldukça yoğun işlendiği ,Toplumsal hayattaki bunalımların sosyal değişmelerin, ve bunların fertler üzerindeki etkisinin de konu edildiği güzel akıcı bir roman
Edebiyat
Aydınlık KapıHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 200895 okunma
9/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
Kitapta genel olarak modern ve gelenek çatışması var. Bu çatışmada kazanan yok. Yazar, ne vildan kadar itaatkar, ne de Lerzan kadar savruk bir karakter bekliyor yeni nesilden. Sadece son kısımda Vildan'ın tavrını yücelterek içsel mutluluğun kapısına, (aydınlık kapıya ulaştırıyor) Bence yazar Fazilet'i örnek karakter olarak gösteriyor. Ne Lerzan kadar pervasız ne de Vildan kadar iradesiz. Hem Vildan'ın hem de Lerzan'ın aynı derecede Faziletle arkadaşlık edebilmesi bu tezim için bir dayanak niteliğindedir diye düşünüyorum.
Aydınlık KapıHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 200895 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
Okurken Vildana sinir olmadım değil. Kendisini tüzgar önüne kaptırmış yaprak misali görüyor. Tevekkülü yanlış anlamış. Pasif olmak değildir. Yazar bize her iki karakterin yanlışını gösteriyor aslında. Ama 2.bölüm ve 3.bölüm romana ayrı bir çeşni katmıştır.
Aydınlık KapıHalide Nusret Zorlutuna · Timaş Yayınları · 200895 okunma

Yazar Hakkında

Halide Nusret ZorlutunaYazar · 10 kitap
"Kadın yazarların annesi" olarak anılır. Hece ölçüsünde hamasi şiirleri ve konuşulan Türkçe ile yazılmış romanları vardır. Romancı Emine Işınsu'nun annesi, Pınar Kür'ün teyzesidir. Yazımının dönemi 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Erzurumlu Zorluoğullarından gazeteci Mehmet Selim, daha sonraki adı ile Avnullah Kazımi Beydir. Ünlü gazeteci Süleyman Tevfik Özzorluoğlu ise amcasıdır. Halide Nusret'in babası Avnullah Kazimi Bey, 1908 yılında "Fedekeran-i Millet Cemiyeti" adlı bir siyasi parti kurup muhalefete başladığı için İttihat ve Terakki Partisi yönetimi tarafından yıllarca sürgün ve zindan hayatı yaşamak zorunda bırakılmıştı; bu nedenle Halide Nusret çocukluğunda babasını çok az görebildi. Avnullah Bey bir süre siyasetten çekilmeyi kabul edip Kerkük'te mutasarrıf olarak görevlendirildiğinde ailecek Kerkük'e gittiler. Halide Nusret, bu dönemde özel hocalardan ders alarak Arap ve İran dillerindeki bilgisini geliştirdi. Kerkük'teki çocukluk yıllarını Bir Devrin Romanı adlı anı kitabında aktardı. Aile, I. Dünya Savaşı'nın başladığı sırada İstanbul'a dönünce Halide Hanım Erenköy Kız Lisesi'ne devam etti. Bu okulda orta tahsilini yapmakta iken babasını kaybetti. Babasının ölümü üzerine yazdığı "Ağlayan Kahkahalar" adlı yazısı 1917 yılında Talebe Defteri adlı derginin yarışmasında birinci olup yayımlanınca edebiyat dünyasına adım atmış oldu. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Ekonomik koşullar nedeniyle çalışmak zorunluluğu doğunca Darülmuallimat sınavlarına girdi ve öğretmen olma hakkını elde etti. Öğretmenlik mesleğini çok sevdi ve kendisinin öğretmen olmak için yaratıldığı inancını her zaman ifade etti. İstanbul'da öğretmenlik yaparken bir yandan İstanbul Darülfünun'da Tarih Bölümü'ne devam etti, özel olarak İngilizce öğrendi. Öğretmenlik Hayatı Halide Hanım, 1924'te Edirne Muallim Mektebi'nde başladığı öğretmenlik görevini sırasıyla Kırklareli, Kars, Ardahan, Urfa, Karaman, İstanbul ve Ankara gibi yurdun çeşitli yerlerindeki liselerde yıllarca sürdürdü. 1926 yılında süvari yarbayı Aziz Vecihi Zorlutuna ile evlendi. Evlilik hayatı, eşinin 45 yıl sonraki vefatına kadar sürdü. 1930'da oğlu Ergün, 1938'de kızı Emine dünyaya geldi. Çok severek yaptığı öğretmenlik görevinden 1957'de Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulu'nda çalışmaktayken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı. Edebi Hayatı ve Faaliyeti Halide Nusret, Küller adlı ilk romanını 19 yaşında iken kaleme almıştı. Milli Mecmua, Türk Kadını, Kadınlar Dünyası, Aydabir, Salon Mecmuası, Çınaraltı, Çağrı, Hilal, Defne, Hisar, Ayşe, Töre, Türk Edebiyatı dergilerinde ve Vakit, Zafer, Kudret, Haber, Yeni İstanbul, Sabah, Hürriyet gazetelerinde yazılar yayımladı. 1923'te yayımladığı Hanım Mektupları adlı eseri ile edebiyat dünyasında ilgi uyandırdı. Şiir yazmaya mütareke yıllarında başladı. Kurtuluş Savaşı'nın etkisi ve heyacanıyla milli edebiyat akımına katıldı. Milli duygularla kaleme aldığı 'Git Bahar" adlı şiiri tanınmasını sağladı. Milli edebiyat akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde hececi anlayışa bağlı kaldı. Ünlü şair Yahya Kemal'in şiirlerini ezberlediği ender şairlerden birisi olarak bilinir. Halide Nusret'in sahnelenmemiş ancak basılmış piyesleri de vardır. Bazılarının adları şunlardır: Hatırsaymaz Kaymakam, Peçe ve Kafes, Rüzgardaki Yaprak, Suçlu Kim?, Asıl Aşk, Ali Usta'nın Torunları, Gecekondu Gülleri. Sosyal Hayatı ve Faaliyeti Halide Nusret, genç yaşlarından itibaren sosyal kuruluşlarda ve hayır cemiyetlerinde çalıştı. Türk Kadınlar Birliği, Türk Ocakları, Halkevleri, Muallimler Birliği, Yardım Sevenler Derneği, , Söroptomistler, Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti ve Çocuk Esirgeme Kurumu(Himaye-i Etfal Cemiyeti) yönetim kurullarında uzun yıllar hizmet verdi. 1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti. Türk Dil Kurumu'nun da kurucu üyelerindendi. 1975 yılı Birleşmiş Milletler tarafından 'kadın yılı' olarak ilan edildiğinde 'Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği' tarafından düzenlenen sergi ve toplantıda Halide Nusret'e 'Ümmü'l-Muharrirat' (kadın yazarların annesi) unvanı verildi. 1983 yılında ise Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile Türk Basın Birliği tarafından 'Basın Mesleği'nde 50 Yıl Şerefli Hizmet' belgesiyle plaket verildi. Halide Nusret Zorlutuna, 10 Haziran 1984 günü İstanbul'da hayatını kaybetti.