Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
2002
Yayınevi:
Kültür ve Turizm Bakanlığı
ISBN:
9789751728852
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2017 18. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2017 17:15
"Seven, sevmiş olan kadın, affedebilir, fakat asla unutmaz!.." Yarım günde biten, elimden düşüremediğim bir kitap oldu. Her bir karakterin ayrı bir aşkı, her aşkın ayrı bir ıstırabı vardı. Aşkın insana neler yaptırdığını, neler yaşattırıp, neler hissettirdiğini gözler önüne seren harika bir kitap. Okurken, her karakteri ayrı ayrı hissediyorsun. Belki kızıyorsun, belki yapmasaydı böyle diyorsun ama yine de ona da hak veriyorsun. Okuyun, kesinlikle okuyun.
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Kültür ve Turizm Bakanlığı · 200284 okunma
10/10
·224 syf.··
2020 4. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2020 17:39
Küçüklükten beri delice duygular hisseden, herkesten o büyük sevgisini saklayan Mine, kendi küçük yüreği büyük Mine... Fedakârlık yaparak sevdiği adamın kardeşine eş olan Mine. Keşke olmasaydı, böyle yapmasaydı diye çevireceksiniz sayfaları ama başka çaresi yoktu belki de. Duygularını söylediğinde kara gözlü Fikret'inin de onu sevdiğini öğrense de dayanamadı yüreği bunca şeye ve gitti. İntihar etti Mine Çiçeğim...
Edebiyat
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Kültür ve Turizm Bakanlığı · 200284 okunma
Baygın gül kokulu İstanbul'un sisli geceleri...
6/10
·224 syf.··
2024 86. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2024 23:47
Halide Nusret Zorlutuna'yı temiz, nahif Türkçesinden ve edebî anlatımından dolayı çok beğenirim. Kitaplarında Osmanlıca kelimeler olsa bile okurken asla yormuyor. Kitap başlangıçta mektuplaşmalardan oluşuyor sonra bölüm bölüm ilerliyor. Adını o dönemde yaşadıkları keyifli, sisli, baygın gül kokulu İstanbul gecelerinden almış. Sisli Geceler kitabının konusunu ise pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Günümüzün reyting rekorları kıran dizileri gibi o dönemin gazetelerinde tefrika edildiği için olsa gerek karmaşık bir aşk hikayesi. Olayın örgüsüne gelince, neredeyse bütün karakterler karşılıksız aşk yaşıyor, ya sevmedikleri yada sevdikleri sandıkları insanlarla evleniyor. Yada evli çiftin yuvasının dağılacağı hayaliyle kendi evliliğini ümit ediyor. Şimdi biraz da karakterleri tanıyalım; Sacide ve Kenan teyze çocukları ama evlililer. Sacide'nin iki erkek kardeşi var, doktor Fikret ve Nüzhet. Kenan'ın ise Mine adında bir kız kardeşi var. Aileler Mine ile Nüzhet'in evlenmesini çok istemektedir. Nüzhet Mine'yi sevmektedir. Ancak Mine ise Nüzhet'in ağabeyi Fikret'i sevmektedir. Fikret ise Mine'nin ilgisinin farkında ama ondan uzak durmaktadır. O da hastanede tanıştığı Zehra'yı sevmektedir ve en kısa zamanda evlenip Anadolu hizmetine giderler. Yine akrabaları olan ressam bekâr Ömer Naim bey, evli olmasına rağmen Zehra'ya karşı ilgi duymakta ve bunu açıkça dile getirmektedir. Yıllar sonra Fikret ve Zehra İstanbul'a geri döner ve Gaye isminde bir de kızları olmuştur. Olaylar herkesin aşkını içinde yaşaması ve birbirlerine duydukları şüpheler ve kıskançlıklar üzerine kurulmuş gibi görünse de sonlara doğru Fikret beyimiz ters köşe yapar. O da başından beri Mine'yi sevmiş ama bunu asla kimseye dile getirmemiştir. Kahvenizi de yanınıza alarak bir iki saatlik yolculuğa ne dersiniz?
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Kültür ve Turizm Bakanlığı · 200284 okunma
“Ortada bir günah vardı, fakat günahkar yoktu..”
Puan vermedi·208 syf.·
2021 66. kitabı
İnsan kendini ait hissettiği bir dünyada yaşadığında, kendine yakışanı ve kendine iyi geleni mutlaka bir şekilde buluyor. Yazarlar/ kitaplar dünyasında da öyle, yazarla tanışmak benim için güzel bir tevafuk. Edindiğim önbilgilerle hiç tereddüt etmeden üç kitabını aldım, Sisli Geceler ilk okuduğum ve iyi ki okuduğum dediğim romanı oldu. “Kadın yazarların annesi” olarak anılan, Edebiyat öğretmeni Zorlutuna, 83 yıllık hayatına nice yaşanmışlıklar ve kitaplar sığdırmış. Bana Reşat Nuri Güntekin’in yazımını hissettirdi, aynı dönemlerde yaşayan iki edebiyat insanı olarak çok da şaşırmamalı aslında.. Kitabın biçimce ilerleyişi çok akıcı, konu olarak da ilgiyle ilerlenildiğinden kısa ama anlamlı bir sürede keyifle okuyup bitirebileceğiniz bir eser, tabiri caizse su gibi aktı’ demek yeridir. 18 yaşındaki Mine’nin yaşadığı köşkte ailesi ve akrabalarıyla olan ilişkilieri, büyük aşkı işlenmiş. Olaylar örgüsüne daha detaylı baktığımızda aşklar/ ıstıraplar/ aile ilişkileri işlenmiş demeliyim. Okuyunca suçlu olanlar var diyorsunuz ama bi taraftan da kitapta alıntı olarak geçen bir cümlede olduğu gibi, “Ortada bir günah vardı fakat günahkar yoktu..” (S/ 167) fikrine kapılıp yaşanmış zorlukları haklılık paylarıyla kabulleniyorsunuz.. Yazarın değerli olduğuna inandığım ve kitaplarında çok okuma sayısı göremediğimden, akıcı/ sakin roman ve hikaye severler tarafından eserin okunmasını tavsiye etmek için yazdım bu incelemeyi biraz da, ayrıca 1900’lü yılların İstanbul’u da harika betimlemelerle okunmaya değer. Yüreğe damlayan gözyaşlarına rağmen.. Keyifli okumalar/la..
Edebiyat
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Panama Yayıncılık · 201984 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 23:46
Sisli Geceler, "Kadın Yazarların Annesi" ünvanı verilen Halide Nusret Zorlutuna'nın 1922'de yayımlanan ikinci romanı. Sisli Geceler, yazarın tanınmasını sağlayan en önemli eserlerinden biri olarak görülüyor. Romanda, kalabalık bir köşk halkı ve aralarındaki akraba ilişkileri anlatılsa da, kadının toplumsal konumu, vatan sevgisi, ahlak temaları incelikle işlenmiş ve imkânsız kılınan bir aşk hikâyesiyle harmanlanmış. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Mine'nin ruh halleri, aşkı, hırçınlıkları, iç dünyasındaki değişkenlikleri öyle güzel anlatılmış ki, hayran oldum. Karşılıklı yazılan mektuplardaki dil, dönemin hitap şekilleri, yaşanan ıstıraplar naif bir dille kaleme alınmış, bu da eserin kolaylıkla sizi sarıp sarmalamasını sağliyor. Çağdaş Türk kadınının en büyük örneklerinden olan Halide Nusret Zorlutuna, ülkenin bir çok okullarında edebiyat ögretmenliği yapmış, bir çok derneğin de çalışmalarını başarılı bir şekilde yürütmüştür. Çağımızın en büyük düşmanı cehalet... Yaşamın her alanına sızmış durumda... Eğitime, ilime ve bilime yani kitaplara daha çok sarılmamız lâzım. Toplumun temel taşı aileyi meydana getiren kadınımızın daha fazla eğitime sarılması lazım. Eğitimli kadının yetistirdiği eğitimli bireylerle ancak bu iş çözülür. Olanaksızlıkların içinde bu kadınlar bunu başarmışlar, olanakların içinde biz neden yapamayalım?? Çocuklarımızı küçük yaşlarda kitaplarla tanıştırırsak kitapların ellerinden tutmasını sağlarsak, kitaplar onların elini hiç bırakmayacaktır. Bu güzel platformun hayatıma her yeni gün yeni bir eser, yeni bir yazar, yeni bir okur katması mutluluk verici. Bahar T sayesinde, Halide Nusret Zorlutuna ile tanıştım, kucaklaştım. Cağdaş Türk kadınınına örnek böylesi güzel kadınların olduğunu bilmek umut verici... Kitaplarla kalın... Sevgiyle ❤
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Panama Yayıncılık · 201984 okunma
10/10
·208 syf.··
2022 13. kitabı
#heraybirhalidezorlutunaokuyoruz "Yıllar yavaş yavaş onun yarasını saracak, ızdırabını dindirecek, ona her şeyi unutturacak sanıyordum! Onun gözlerinde bir gün, on beş yıl evvelki sıcak, güzel sevgiyi tekrar bulacağımı ümit ediyorum... Hâlbuki hain yıllar, bilakis, onun gönül acısını kökleştirdi." " Seven kadın belki affeder Gaye. Evet, affedebilir. Fakat asla unutmaz!" Yine muhteşem bir Halide Nusret Zorlutuna eseri ile karşınızdayım. Yazarın kalemi öyle naif ki... Sanki size bir masal anlatır gibi dokunuyor göz kapaklarınıza. Okurken yormuyor, aksine size huzur veriyor. Gelelim mi eserimizin konusuna yavaş yavaş? Kenan ve Mine anne ve babasını kaybetmiş iki kardeş. Bu yüzden Kenan ve Sacide evlendiğinde Mine daha küçük yaşta olduğundan onların çocuğu gibi olmuştu. Aileleri Kenan, Sacide, Mine haricinde Sacide'nin kardeşleri Fikret ve Nüzhet ve Sacide'nin annesinden oluşuyordu. Şiirler yazan Nüzhet, Doktor Fikret ve saati saatine uymayan Mine... Mine sürekli mutsuz, bir ağlayan bir gülen ve sürekli sinir harbi yaşayan bir kızcağızdı. Sarı saçları ve mavi gözleri ile oyuncak bir bebekten farksız... Yıllar sonra Fikret Zehra ile evlenecek, Mine de Nüzhet ile... Fikret ve Zehra'nın evliliği aşkla başlayan bir evlilik, Mine ve Nüzhet'in evliliği ise hem tek taraflı hem de bir nevi zorunluluk. Evin bir diğer akrabası da Ömer Naim... Bu ailenin içinde öyle garip alakalar var ki... Ömer Naim aslında kimi sever, Mine kimi sever, Fikret kimi sever? Bu sırlar bir gün ayaklarına dolanır mı bilinmez, bunu okuyup anlayacaksınız. Ben sizin için bir kaç alıntı bıraktım yukarda. Peki size de soralım o zaman? Seven affeder mi?
1000Kitap
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Panama Yayıncılık · 201984 okunma
Dikkat! Spoiler içerir!
5/10
·208 syf.··
2023 32. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 11:58
Namus, fazilet ve vicdan gibi kavramların yok sayıldığı, "Seven kadın affeder, ama unutmaz" ifadelerinin bulunduğu, ihanetin affedilebileceğinin ve o ihanet üstüne aile hayatının devam ettirilebileceğinin savunulduğu, saçma sapan aşk ilişkilerinin bulunduğu kitap. Naim'in ulvi bir aşkla sevdiği Zehra'ya sonrasında kardeş gözüyle bakması... Zehra'nın ne tenle ne hisle eşine ihanet etmemesi ama onun ihanetini affetmesi... Mine'nin sürekli vicdanıyla çekişmesi ama bütün o muhasebelerden sonra iffetsiz bir kadın olmayı seçmesi... Fikret'in sanki Zehra'ya aşıkmış gibi anlatıldığı satırlar... Ve Nüzhet! Ah Nüzhet.. Başta Mine'ye haksızlık yapıldığını düşünüyordum, sevdiği adamın kardeşiyle evlenmeye mecbur bırakıldığı için. Tamam sevmek insanın elinde değildir, bu kendi iraden dışında bir şeydir ama sonrasında yaptıklarından sorumlusun. Kararlarından sorumlusun. Aşk uğruna namustan faziletten vicdandan evlattan vazgeçemezsin. Bu kavramlardır insanı insan yapan. İşte bu yüzden Nüzhet ve Zehra dışında hiç bir karaktere hak veremedim kitabı okurken. Zehra'ya da sonda çok kızdım. Bu mudur yani? Seviyorsan ihaneti affetmeli misin? Sevginin derecesi bu mu? O yıllarda kadın ne olursa olsun, ne yaşarsa yaşasın her şeyi sineye çekip eş olmaya devam ediyordu herhalde. Halide Nusret Zorlutuna'nın kalemini çok merak ediyordum, ama bu kitaptan sonra başka bir eserini okuyacağımı sanmıyorum. Daha anlamlı ve güzel mesajlar veren bir kitap okuyacağımı zannediyordum, ucuz bir aşk romanı imiş.
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Panama Yayıncılık · 201984 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 169. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2022 23:02
İlginç ve küçüklüğünden beri değişken ruh haline sahip,niçin memnun olamadığını, niçin mesut olamadığını abisine soran, hırçın Mine’nin iç dünyasını, aşkını, romandaki diğer karakterlerin de sevdalarını anlatan, çalışan kadına bakış açısı gibi ayrıntılarla kadının toplum içindeki konumunu irdeleyen bir roman.Roman,ayrıca aşk karşısında toplumsal değerlerin,ahlak değerlerinin yıkılabileceğini de işler. Köşkte bir arada yaşayan akrabaların ilişkilerini de yansıtan roman kabalık sayılacak kişi kadrosuna sahip.Her karakter incelikle, derin bir biçimde işlenir.Her karakterin bir ıstırabı vardır ve bu ıstıraplar ayrıntılı bir biçimde anlatılır.Zaten her karakterin ölüm, aşk ve başka sebeplerden acıları vardır ve onların tanıştıkları kişilerin de yoğun acıları bulunur. Fedakârlık, aşk, ruhsal acılar, buhranlar, ahlak değerleri, zorunlu yapılan evlilik , vazgeçişler derken romanın fonunda Milli Mücadele yer alır. Roman genel olarak akrabaların birbirlerine yazdıkları mektuplarla ilerler. Nihayete erdiğinde bir suçlu, bir günahkar bulamayacağımız her karaktere ilginç bir biçimde hak vereceğimiz bir roman. En azından benim için böyle oldu.
Sisli GecelerHalide Nusret Zorlutuna · Panama Yayıncılık · 201984 okunma

Yazar Hakkında

Halide Nusret ZorlutunaYazar · 10 kitap
"Kadın yazarların annesi" olarak anılır. Hece ölçüsünde hamasi şiirleri ve konuşulan Türkçe ile yazılmış romanları vardır. Romancı Emine Işınsu'nun annesi, Pınar Kür'ün teyzesidir. Yazımının dönemi 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Erzurumlu Zorluoğullarından gazeteci Mehmet Selim, daha sonraki adı ile Avnullah Kazımi Beydir. Ünlü gazeteci Süleyman Tevfik Özzorluoğlu ise amcasıdır. Halide Nusret'in babası Avnullah Kazimi Bey, 1908 yılında "Fedekeran-i Millet Cemiyeti" adlı bir siyasi parti kurup muhalefete başladığı için İttihat ve Terakki Partisi yönetimi tarafından yıllarca sürgün ve zindan hayatı yaşamak zorunda bırakılmıştı; bu nedenle Halide Nusret çocukluğunda babasını çok az görebildi. Avnullah Bey bir süre siyasetten çekilmeyi kabul edip Kerkük'te mutasarrıf olarak görevlendirildiğinde ailecek Kerkük'e gittiler. Halide Nusret, bu dönemde özel hocalardan ders alarak Arap ve İran dillerindeki bilgisini geliştirdi. Kerkük'teki çocukluk yıllarını Bir Devrin Romanı adlı anı kitabında aktardı. Aile, I. Dünya Savaşı'nın başladığı sırada İstanbul'a dönünce Halide Hanım Erenköy Kız Lisesi'ne devam etti. Bu okulda orta tahsilini yapmakta iken babasını kaybetti. Babasının ölümü üzerine yazdığı "Ağlayan Kahkahalar" adlı yazısı 1917 yılında Talebe Defteri adlı derginin yarışmasında birinci olup yayımlanınca edebiyat dünyasına adım atmış oldu. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Ekonomik koşullar nedeniyle çalışmak zorunluluğu doğunca Darülmuallimat sınavlarına girdi ve öğretmen olma hakkını elde etti. Öğretmenlik mesleğini çok sevdi ve kendisinin öğretmen olmak için yaratıldığı inancını her zaman ifade etti. İstanbul'da öğretmenlik yaparken bir yandan İstanbul Darülfünun'da Tarih Bölümü'ne devam etti, özel olarak İngilizce öğrendi. Öğretmenlik Hayatı Halide Hanım, 1924'te Edirne Muallim Mektebi'nde başladığı öğretmenlik görevini sırasıyla Kırklareli, Kars, Ardahan, Urfa, Karaman, İstanbul ve Ankara gibi yurdun çeşitli yerlerindeki liselerde yıllarca sürdürdü. 1926 yılında süvari yarbayı Aziz Vecihi Zorlutuna ile evlendi. Evlilik hayatı, eşinin 45 yıl sonraki vefatına kadar sürdü. 1930'da oğlu Ergün, 1938'de kızı Emine dünyaya geldi. Çok severek yaptığı öğretmenlik görevinden 1957'de Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulu'nda çalışmaktayken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı. Edebi Hayatı ve Faaliyeti Halide Nusret, Küller adlı ilk romanını 19 yaşında iken kaleme almıştı. Milli Mecmua, Türk Kadını, Kadınlar Dünyası, Aydabir, Salon Mecmuası, Çınaraltı, Çağrı, Hilal, Defne, Hisar, Ayşe, Töre, Türk Edebiyatı dergilerinde ve Vakit, Zafer, Kudret, Haber, Yeni İstanbul, Sabah, Hürriyet gazetelerinde yazılar yayımladı. 1923'te yayımladığı Hanım Mektupları adlı eseri ile edebiyat dünyasında ilgi uyandırdı. Şiir yazmaya mütareke yıllarında başladı. Kurtuluş Savaşı'nın etkisi ve heyacanıyla milli edebiyat akımına katıldı. Milli duygularla kaleme aldığı 'Git Bahar" adlı şiiri tanınmasını sağladı. Milli edebiyat akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde hececi anlayışa bağlı kaldı. Ünlü şair Yahya Kemal'in şiirlerini ezberlediği ender şairlerden birisi olarak bilinir. Halide Nusret'in sahnelenmemiş ancak basılmış piyesleri de vardır. Bazılarının adları şunlardır: Hatırsaymaz Kaymakam, Peçe ve Kafes, Rüzgardaki Yaprak, Suçlu Kim?, Asıl Aşk, Ali Usta'nın Torunları, Gecekondu Gülleri. Sosyal Hayatı ve Faaliyeti Halide Nusret, genç yaşlarından itibaren sosyal kuruluşlarda ve hayır cemiyetlerinde çalıştı. Türk Kadınlar Birliği, Türk Ocakları, Halkevleri, Muallimler Birliği, Yardım Sevenler Derneği, , Söroptomistler, Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti ve Çocuk Esirgeme Kurumu(Himaye-i Etfal Cemiyeti) yönetim kurullarında uzun yıllar hizmet verdi. 1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti. Türk Dil Kurumu'nun da kurucu üyelerindendi. 1975 yılı Birleşmiş Milletler tarafından 'kadın yılı' olarak ilan edildiğinde 'Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği' tarafından düzenlenen sergi ve toplantıda Halide Nusret'e 'Ümmü'l-Muharrirat' (kadın yazarların annesi) unvanı verildi. 1983 yılında ise Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile Türk Basın Birliği tarafından 'Basın Mesleği'nde 50 Yıl Şerefli Hizmet' belgesiyle plaket verildi. Halide Nusret Zorlutuna, 10 Haziran 1984 günü İstanbul'da hayatını kaybetti.