Küller Beyrut, Roma, İstanbul Hattında Bir Aşk Serüveni

4,0/10  (2 Oy) · 
8 okunma  · 
0 beğeni  · 
408 gösterim
Halide Nusret Zorlutuna'nın 19 yaşında kaleme aldığı ilk romanı 'Küller ' naif bir aşk hikayesinin ailenin genç kuşak fertlerinden birine mektuplar aracılığıyla anlatılmasından oluşuyor. Büyük bir aşkın film tadındaki hikayesi olan 'Küller' sizi yer yer şaşırtacak, bir sevda hikayesinin ne demlerden geçtiğine tanıklık edeceksiniz.

Kıskançlık duygusunun aşkla iç içe geçmesi romanı besleyen yegane durumlardan, pişmanlık ise tüm bunların sonucu... naif aşklara yelken açmak, masum aşkların zamanına doğru nostalji yapmak isteyenler için nadide bir roman'Küller'.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9786050801217
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mahmut Çayır 
13 Oca 12:15 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre…

Suzan ile Namık…

Suzan. Sadakat ile büyümüş, aşk ile serpilmiş Suzan. Hayallerimin kadını Suzan. Bu kadar sevilir mi be Suzan?

Sevilirmiş be Suzan. Seviliyormuş be Suzan.

Namııııııııııık! Namık! Böyle mi sevilir Namık? Aşktan anladığın bu mudur Namık?

Sana verilebilecek en büyük ceza seni affetmektir Namık. Seni cezalandırmayacağım Namık!

Halide annenin ilk kitabı. Mektuplarla anlatılan kıskançlık, ızdırap ve paranoya ile kirlenmiş, sürüncemede kalmış bir aşk hikayesi. Kitap bittikten sonra gün boyu “Suzan suzi” şarkısını mırıldanarak ağıt yaktı dudaklarım. Okurken yanımda kimse olmadığı için şanslıydım.

Boğazında bir düğüm oluşsun isteyen herkesin okuması elzem bir eser. Israrla öneriyorum…

Kitaptan 2 Alıntı

Mahmut Çayır 
20 Oca 18:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Seni Suzan," dedim, "bu sene geçen seneden, bugün dünden, ve şu dakikada da bir dakika evvelinden daha çok seviyorum!"

Küller, Halide Nusret Zorlutuna (Sayfa 83 - Timaş Yayınları)Küller, Halide Nusret Zorlutuna (Sayfa 83 - Timaş Yayınları)
Mahmut Çayır 
20 Oca 18:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Suzan’ın elleri ve dudaklarıyla beraber manolyalar, karanfiller solmadı. Suzan’ın sevgili kemanı sustu, bülbül hala susmuyor!...

Bu tabiat, neden bu kadar hissiz ve hain? Neden gökteki pırıltılar Suzan’la beraber topraklara geçmedi? Suzansız kalan güneş, niçin bu çamur parçasını cehennemin gazabıyla parçalayarak boşluklar içinde yuvarlamadı?...

Manolya kızarmadan eski beyaz gururunu nasıl taşıyor? Ve karanfil, onun dudaklarının hicranıyla niçin sararmadı?...

Suzan’ın ayaklarıyla okşanan sarı kumları öpmeye deniz nasıl cesaret ediyor? Onun oturduğu kayayı dalgalar, cesaretle hırpalıyor?...

Niçin Allah, Suzansız kalan dünyaya ebedi ve bi-payan [tükenmez] bir karanlık yollamıyor?...

Küller, Halide Nusret Zorlutuna (Sayfa 92 - Timaş Yayınları)Küller, Halide Nusret Zorlutuna (Sayfa 92 - Timaş Yayınları)