Kişisel gelişim kitabı okumuşsunuzdur mutlaka, peki kişisel değişim kitabı okudunuz mu hiç? Gelişim ve değişim. Birbirine benzer ama temelinde iki farklı kavram. Gelişim var olanın üstüne katmak, değişim ise var olandan bağımsız yeni bir şeye dönüştürmek. Bu kitap bir ademoğlunun değişimini anlatan bir anlatı kitabı. Bir kere öncelikle şunu söyleyeyim bu kitapta ben yaptım ve artık şahane bir insanım ama sen yapamadın acıyorum sana cık cık cık gibi bir tavır asla söz konusu değil. Adam almış eline kalemi, şimdi bir yazara adam demem garip gelmesin çünkü kitabın yazım dilindeki samimiyet bana da bu samimi hitap hakkını veriyor doğal olarak, neyse ne diyordum evet adam ki bu adam Özgür Baykut almış eline kalemi ve kendi kişisel değişimini anlatmış bize. Ama nasıl bir anlatmak? Nasıl keyifli, nasıl komik, nasıl gizlemeden saklamadan, olduğu gibi. E şimdi hal böyle olunca insan nasıl sevmesin bu kitabı, nasıl bayıla bayıla okumasın değil mi? Bazılarınız ha gelişim ha değişim yine o parmak sallayan, üsten üsten şöyle yaparsanız böyle olur, ben yaptım çok iyi oldu sizde yapın diyen bir kitaptır işte demiş olabilir. Vallahi değil arkadaşlar. Peki ne var bu kitapta? Bu kitap; para, imkan, konfor vs her şeye sahipken bir türlü sağlıklı ve mutlu olamayan bir insanın hayatında değiştirdiği şeyleri anlatıyor. Ta çocukluğuna kadar götürüyor bizi Özgür Baykut oldukça cesur ve çekincesiz üstelik. Herkesin cesaret edemeyeceği itiraflarda bulunuyor. Ve diyor ki Bu benim beni bulma yolculuğum. Evet bu ‘Ben’e Yolculuk. Hayatla ve kendiyle dalga geçebilme mertebesine erişmiş, hayatı ve kendini delice hatta şuursuzca önemseyenlerden olmayan insanlar öyle güzeller ki. Özgür Baykut da tam olarak bu güzel insanlardan biri. Bu yolculuk zaten oldukça ilgi çekici çünkü özenilesi ancak bir