Yazar:
Ann Quin
Çevirmen:
Aslı Anar
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
29 Kasım 2022
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786051858647
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

NON OMNIS MORIAR
Puan vermedi·168 syf.·
2023 292. kitabı
Foucault iktidarı tanımlarken “biyo-iktidar” kavramını ortaya atar. Bu kavram Hobbes’un “leviathan”nından biraz daha farklı ve daha geniş bir düzleme yayılmıştır. Hobbes’un mülkiyetçi iktidar figürüne ya da canavarına karşı Foucault’un biyo-iktidarı daha olumlu bir şekilde hayatın her yerine nüfuz eden bir olgudur. Biyo-iktidar sizi iki şekilde elinde tutar: İnsan bedenini, geliştirilen iktidar teknikleriyle disipline ederek, yeteneklerini geliştirerek, denetim mekanizmalarıyla iktidarın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde uysal ve verimli kılar. Yani disiplinize eder ve uyumlu bir birey kılar. Klasik tüm kontrolü elinde bulunduran leviathanın görünen baskıcı, yargılayıcı, cezalandırıcı iktidarının karşısında; görünmeyen, olumlu, kuralları dayatmaktan çok bu kuralları benimsetip içselleştirmenizi sağlayan bir yol izler. Bu bakımdan baktığımızda leviathana karşı çıkmamız daha kolay görünür. Öte yandan Freud “Dosteyevski ve Baba katli” ünlü yazısında. “Bir ayartıya kendini kaptırdıktan sonra değil, ayartı daha içte kıpırdanmaya başlar başlamaz ona tepki gösterip karşı koyabilen kişi ahlaklıdır yalnız. Vakit vakit ahlakdışı eylemlere girişip sonradan pişmanlık duyarak, pek yüce ahlak kurallarını kendine amaç edinen ve davranışlarını bu kurallara uydurmaya çalışanlar, işin pek kolayına kaçmakla suçlanacak kişilerdir” der. Psikanalizin babası sayılacak Freud’a göre kişinin bağımsızlığı öncelikle babasını öldürmesi ile başlayabilecek bir süreçtir. Freud’a göre babasını öldürmeyen hiç kimse büyüyemez. Bakılacak olursa doğumdan itibaren oluşturduğumuz benlik algısı ötekine göredir. Figürlerden en önemlisi anne id ve egoyu temsil ederken baba figürü süperegoyu yani iktidarı temsil eder. Foucault’un biyo-iktidarı bu anlamda baba figürü üzerinden daha çok okunabilir. Baba annenin
Edebiyat & Roman
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
Yaratmak istiyorsam önce yok etmeliyim...
8/10
·168 syf.·
2025 3. kitabı
~~~Trajik kader algısı her insanın tabiatında vardır, ama ben kadere meydan okuyorum, her eylemden, her sahneden yalnız ben sorumluyum; hiçliğimin içinde düşünceyi yaratırım, hayal ettiğim şeyi görürüm ve eylemlerimin tamamı bir tek bundan çıkar~~~ Adını Greb olarak değiştiren Berg adında bir adam, babasını öldürmeyi planlayarak bir sahil kasabasına gelir... diyerek başlayan kitap, Ann QuinAnn Quin in Samuel BeckettSamuel Beckett kurgularıyla karşılaştırılan ilk romanıdır, Samuel Beckett olunca kitabın nasıl olabileceğini tahmin edebilirsiniz sanırım :))) ben bu tarzı seviyorum olay örgüsünden ziyade duygu katmanları, düşünce ilerleyişi, beni daha çok etkiliyor kitaplarda. Sert bi sahil kasabası fonunda, üç karakteri içeren absürt ve vahşi bir olay örgüsü gelişir - Berg, babası ve ortak metresi. Adını Greb olarak değiştiren Berg adında bir adam, babasını öldürmeyi planlayarak bir sahil kasabasına gelir... Berg, babasını öldürme girişiminde bulunurken babasının hatalı cinsel tercihlerinin neredeyse kurbanı olur ve bir grup serseri tarafından amansızca alay konusu olur. Rahatsız edici ve zaman zaman şaşırtıcı derecede absürtlükleri olan Berg, bu üç karakterin şiddet sarmalında birbirlerinin etrafında dönerken yaşadıkları karşılıklı ilişkileri anlatır. Otobiyografik öğeler de taşıyan Berg yer yer gülümsetse de düşündürücü tarafı ağır basan bı kitap. Suç unsuru ve riskler, hayal gücümüz ve olaylar, aidiyet, köklerimiz ya da aslında ne kadar köksüz olmamız, inancını yitirmiş tüketici toplum içinde insan halleri, yaşadığımız her olay içinde çok yönlü düşünme durumları, kader algısı... Tüm bu konular ve daha fazlası bulunan kitabı ben çok severek okudum, 37 yaşında intihar eden yazarın kendi hayatı da düşünülürse kitap çok daha anlamlı olacaktır... ~~~Ama ben hiç kimseye ait değilim, dolayısıyla
Edebiyat
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 53. kitabı
Karışık. Karmaşık hatta, sakin kafa gerektiriyor. Ama bir o kadar da içine çekip yeniden itiyor #berg ya da Greb. Yirmi sekiz yıl önce terk eden babasını arıyor Berg. Küçük bir sahil kasabasında buluyor onu ve peşine düşüyor. Değişken ruh hallerinin yansıttığı karamsar tablo okuyanı ele geçiriyor. Ufacık bir anda ışınlanıp kiralık odada babasının sevgilisiyle çay içerken buluyorsun kendini, ardından başına bela olan kilimi (?) nasıl yok edeceğini düşünüyorsun Berg’le birlikte. Annesinin göz bebeği Berg, babasız büyümüş olmanın çarkları arasında sıkışmış, seni de sıkıştırıyor; onun yalnızlığına, terk edilmişliğine ortak olmuş sürükleniyorsun. O histerik duygular içine işliyor. “Berg” #annquin ‘in otobiyografik izler taşıyan kitabıymış. Filme de uyarlanmış. Şiddetle #tavsiye diyemem, ama başlanıldığı an elden bırakılmayan bir eser #berg
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2023 15:12
Mer ha baaa Ann Quin'le tanıştığıma memnun olsam da ocak ayının sürekli karanlık kitaplar okuyarak geçmiş olması biraz içimi karartmadı desem yalan olur. Ay başında Beckett okuduğum için midir bilmem Berg'in girişi de Beckett kafasında gibi geldi bana. Gerçi kitabın devamı da hep sisli puslu bi hava verdi. Kitap adını Greb olarak değiştiren Berg'in kendisini terk eden babasını öldürmek için yaşadığı kasabaya gitmesiyle başlıyor, onun yaşadığı odanın yanındaki odaya yerleşiyor ve olaylar gelişiyor. Kitap boyu merak ettiğim "nasıl bu kadar kinlendi de babasını öldürmek istiyor" oldu. Satır aralarında sürekli annesinin söylemleri var ve anladığım kadarıyla pamuklara sarıp büyütmüş onu ve babasından da öldürmek isteyeceği kadar kötü bahsetmemiş. Keşke hikayenin öncesinden ya da Berg'in babasına neden öldürmeyi isteme derecesinde kinlendiğinin işaretleri de olsaydı. Gerçi terk edip giden babayı öldürme isteği sadece kendisini terk etmiş olması bile olabilir ve terk edilmediğim için ben anlam verememiş olabilirim. Bu ve bunun gibi karanlıkta kalan, gerçekle hayalin birbirine girdiği birçok şey oldu kitapta. Yazarın ilk kitabı ve otobiyografik özellikler de taşıdığı için önce Berg'i okumak istedim ama Üç kitabı da var elimde, arayı açmadan onu da okumak istiyorum. Kitapla kalın.
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 16:43
birine hem çok öfkelenip hem şefkat duymak arasında gidip gelen duyguların yıpratıcılığını iyi bilen biriyim. arkasından gelen nefret ve vicdan azabını da. bundan alâ duygusal şiddet olmaz bence. yaşamınız boyunca içsel bir mücadeleyi gerektirir çünkü. ann quin’in berg’i de bu duygulara dair bir meseleyi babalık üzerinden anlatıyor. adını da kendini de ters yüz eden berg (greb) 28 yıl önce annesini ve kendisini terk eden babasını bulup öldürmek kararıyla yola koyuluyor, buluyor da. bulduktan sonra öldürüp öldürmeme, öldürme şekli ve zamanıyla ilgili kararsızlıkları, şüpheleri, paranoyalarını okuyoruz. üstüne geride bıraktığı onu merak eden bir anne var, sesini satır aralarında duyduğumuz. ancak satır aralarındaki eslerde konuşan, alttan alan, yetinen kadınları bildiniz mi? ben öyle bir kadın gördüm orada mesela. karmaşık, inişli-çıkışlı, savrulduğunuz bir metin berg. metaforlar, bilinç akışıyla yazılmış satırlar, halüsinasyonlarla dolu deneysel bir şey okuyorsunuz. ann quin içindeki çamurlu alanı almış bir yandan karıştırıp bir yandan parçalayarak önümüze bırakıyor. o bıraktıklarını anlamaya bir yerlere bağlamaya çalışmak zorlayıcı fakat değişik bir okuma. isterseniz kendinizi satırların akışına koyvermenizde mümkün. aynı zamanda otobiyografik ögeleri olan bir roman. yazar ve annesi de babası tarafından terk edilmiş, ann quin 17 yaşına kadar katolik manastırında eğitim görmüş. sonra yazmış, yazmış ve 37 yaşında hayatına son vermiş. dalgalarla mücadele etmek, aynı zamanda denizin altını da üstünü de merak etmek gibi bir okumaydı. bir de bütün metne yerleştirilmiş ataerkil toplumsal yapı eleştirisi var ki tadından yenmiyor.
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2024 13:46
"Adını Greb olarak değiştiren Berg diye bir adam babasını öldürme niyetiyle bir sahil kasabasına geldi..." "İçinde doğduğunuz saygın toplumdan , ataerkil toplumsal yapıdan kaçamazsanız ne olur? Berg'de bu sorun yoğun, lirik bir düzyazıyla dramatize ediliyor"
Arka Kapak Yazısı
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
4/10
·168 syf.··
2024 115. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 00:00
Maalesef çok beğenmediğim bir kitap Berg. Aşırı sembolik bir anlatım var ki yazarından başka kimsenin tam olarak anlayamayacağı bölümler vardı bence. Kısaca konusu ise annesini terk eden babasını öldürmek için bir otele yerleşen Berg'in hikayesi.
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma
Berg
Puan vermedi·168 syf.··
2023 8. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Açıkcası çok monoton ve sıkıcı geldi.Otobiyogrofik ,ruhsal duygu geçisleri olan çocuklugunda babası tarafından terk edilen Greb'in hayatını anlatıyor.Anlatım olarakta karısık geldi karekterin hayal ve gerçek arasındaki histerik duygu geçisleri ve monologlarinin karmaşasından da olabilir. İyi okumalar.
1000Kitap
BergAnn Quin · Everest Yayınları · 202241 okunma

Yazar Hakkında

Ann QuinYazar · 2 kitap
Ann Quin, deneysel tarzıyla tanınan bir İngiliz yazardı. Berg, Three, Passages and Tripticks'in yazarı, 1973'te 37 yaşında kendini öldürdü. 21. yüzyılda Stewart Home, Berg 1989'da filme uyarlanmış olmasına rağmen, büyük ölçüde gözden kaçan çalışmalarına hayranlıkla yazdı.