Adı:
Beria
Baskı tarihi:
18 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753299626
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
... bir insanın canlı bir insanı ısırarak lokmalar hâlinde koparmasıyla daha önce hiç karşılaşmamıştı. Kadın delinin tekiydi. Kopardığı et parçasını kanlı dişlerinin arasında tutarak doğruldu. Ağzının kenarlarından akan kanlar göğsünü kırmızıya boyamıştı. Bozo, onu daha önce izlediği vampir ya da zombi filmlerindeki yaratıklara benzetti. Aişe gülümseyerek, ağzındaki et parçasını eline tükürdü. ... sol eliyle adamın çenesini sıkarak ağzını açmasını sağladı. Diğer elinde tuttuğu eti adamın ağzından içeri tıktı. İki eliyle çenesini birleştirip yutuncaya kadar bekledi. Bozo işte o anda yanılmadığını anladı. Kadın deli, hatta zırdeliydi.

İnsan ruhunun karanlık kuytularında kaybolmaya hazır mısınız?

Beria, trajik bir mülteci hikâyesinin ekseninde, okudukça dehşete düşürecek insan hallerini yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Bu sarsıcı romanın sayfalarında insanlığımızı tekrar tekrar sorgulayacağız.

Oğlak Yayınları, Cenk Çalışır’ın soluksuz okuyacağınız yeni polisiyesi Beria’yı Maceraperest Kitaplar arasında yayımlamaktan gurur duyar.
408 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Sokakta gördüğümüz mülteci ve sığınmacılar hakkında yazılmış, okuyanın yüreğini burkacak kadar acı, vahşet ve gerçekten bu insanlar ile aynı gezegende mi yaşıyorum diye sorgulatacak bir eseri okumuş bulunuyorum. Gerçeklerin tüm çıplaklığı ile yazılan eserin, her sayfasında bir dram var. Savaştan kaçan insanların cesaretini hep düşünmüş ve işin içinden çıkamamış biri olarak sürekli sorgulamıştım. Bu eser ise tüm korku ve kaygılarım da ne kadar haklı olduğumu bana hatırlattı. Savaşın iç yüzü adı her ne olursa olsun kazananın olmayıp, masumların kanının döküldüğü ama birilerinin de cebini doldurduğu bir vahşet...
Düşünün bir kere hiç kimseyi tanımıyorsunuz, dil bilmiyorsunuz ve küçük bir kız çocuğuna sahipsiniz Eşinizi gözünüzün önünde öldürüyorlar ve siz büyük bir korku ve cesaret ile bilinmezliğe yelken açıyorsunuz...
Düşüncesi bile ürkütücü. Büyüklerin dediği gibi, "Taş yerinde ağırdır." İnsan en iyi ne olursa olsun bildiği yerde kök salar. Hele de savaş gibi bir vahşetin içinde ise...
Eğer kadın şanslı ise ve onu koruyacak birileri varsa o yangından yara almadan çıkabilir. Ya kimsesi yoksa?
O zaman hem savaş alanında hem de çıktığı karanlık yolculukta onu insan demeye bin şahit lazım olan bir varlık karşılar ve tüm değerlerini yerle bir eder. Kadın kimin dost kimin düşman olduğunu bilemez ve bilinmezliğin içinde en çok değer verdiği çocuğu için ayakta kalmaya çalışır. Gözünü kırpmadan tüm kötülüklere göğüs germek için uğraşır. Başarması ise oldukça zordur...

Eser bir annenin dramı yanında insan ticaretinin ne boyutlarda olduğunu göz önüne seriyor. Özellikle hiç bir insani duygu barındırmayan sokak suç örgütleri, nüfuslu iş adamları, çocukların masumiyetine dokunmakta bir sakınca görmüyor. Okurken bu insan denen varlıkların var olmamasını diledim...

Kitabımızın kahramanı olan ve Suriye'den kaçan Aişe'nin tek derdi vardır o da kızı Beria'nın masumiyetine kötü ellerin dokunmasını engellemek için doğduğu toprakları terk ederek, kızını korumaktır. Bilinmezliğe yolculuğunun amacı budur. Karşılaştığı insanlar ona ve onun gibi kaçaklara, hiç bir değeri olmadığını sadece para getirecek birer nesne olarak baktıklarından habersizdir...

Komiser Harun ise yaşadığı bir travma sonucu çok sevdiği mesleğinden zorunlu olarak ayrılır. Hayata dair bir beklentisi olmayan bu adam yarının kendisine ne getireceğinden habersiz, hayatı üzerinde kararlar alır ve uygulamak üzere yola koyulur. Bilmediği ise onun değil, başka birinin hayatı üzerinde ne denli etkili olacağıdır...

Paranın gücünü elinde tutan ve sapkın zevkleri olan bir iş adamı ise yaşadığı şantaj ile ne yapacağını bilmemektedir...

Tüm bu hayatların kesişmesi ile ortaya çıkan kurgu nefes aldırmayacak kadar duygu, merak etmenizi sağlayacak kadar tempolu...

Yazar Cenk Çalışır'ı yürekten tebrik ediyor yazım hayatında başarılar diliyorum. Eserdeki çözümlemeler, birbiri ile olan bağlantılar, ipuçlarının takibi keskin bir zekanın ürünü. Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum...
408 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okuduğum güzel polisiyelerden biriydi. Kitaptaki olayların mantık örgüsü çok güzel birbirine bağlanmış. Kitap temel olarak insan kaçakçılarının yurtdışı ve yurtiçi bağlantılarının ne şekilde çalıştıklarını, olayların nasıl sonuçlandığını Beria isimli Suriyeli küçük bir kız, annesi Aişe ve malunen emekli olmuş bir polis olan Harun üzerinden anlatıyor. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar..
408 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Beni mahveden bir kitaptan bahsedeceğim size bugün. Öyleki okurken bir süre ara vermek zorunda kaldım. Boğazıma öyle bir yumru oturdu ki zaman zaman yaşananlara, insanlığını kaybeden canavarlara, gözünü para güç hırsı bürümüşlere lanet ettim.
Yazar çok ince ve hassas bir konuyu kaleme almış. İnsan kaçakçılığı, pedofili, çocukları dilendirme, para için kullanma vs... Böyle hassas konularda okuyucuya o duyguyu geçirebilmek için illa açık açık bir şeyleri yazmaya gerek olmadığını çok güzel bir şekilde göstermiş. .
Ana karakterilerimizden Harun, büyük bir trajedi yaşayan ve bunun sonucunda hayatı tamamen değişen bir polis. Genelde çoğu kitapta bu gibi durumlarda karakter sürekli alkol, şiddet gibi ögelere yöneliyor. Yazarın bu tarz bir yola değil de Harun için aşırı kilo yolunda ilerlemesini çok sevdim. .
.
Küçük Beria’nın hikayesini mutlaka okuyun. .
408 syf.
Yürek burkan bir dramatik polisiye Cenk Çalışır'ın son kitabı Beria.

Suriye iç savaşından kaçan ve kaçak yollardan Avrupa ülkelerine geçmeye çalışırken kaybettiği kızı Beria'yi bulmaya çalışan Aişe ile hayatına son verme noktasındaki komiser Harun'un hikayesi... Aylan bebeğin o trajik fotoğrafı gözünüzün önünde okunan sayfalar...

Üç dört farklı öykünün birarada ilerlediği finalinde birleşerek çözüme ulaştığı tempolu ve kolay okunan güzel bir kurgu. Ters köşeleri, katil kim gerilimi vb olmayan dramatik bir metin bu. Okuyucusunu üzen, düşündüren, derin bir iç çekisle kapağı kapatılan bu güzel kitap yazdığı diğer kitapları da alıp okumak üzere takip listesine alacağınız yazarla tanışma vesilesi ayrıca.

“Yasak meyveyi yediği için cennetten kovulan Havva ile Adem’in çocuklarıyız. Gezegendeki varlık nedenimiz suç.”

“Bu sözlerin sahibi bir yazar olunca, eserlerinin polisiye türünde olması kaçınılmaz elbet.” 
408 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Cenk Çalışır bana göre ülkemizdeki en iyi polisiye yazarlardan biri. Tüm kitapları birbirinden güzel. İlk Zehr-i Katil kitabını okumuş, kendine hayran kalmıştım. Yazar bu son kitabında Suriye göçmenlerin zorlu yaşam koşullarını, çocuk tacizcilerini, çocuklara yapılan istismar, insan kaçakçılığına yer vermiş. Kitabın polisiye kısmını sevdim. Çok çok iyiydi. Ne fazla detay ne de gereksiz herhangi bir cümle vardı. Bu yazarın emin olun her kitabı birbirinden güzel. Yalnız bu kitap benim ruh sağlığımı yerle bir etti, yüreğim dayanmadı okurken. Kitap o kadar etkiledi ki beni, bir ara nefes alamadım, boğuluyorum sandım. Tamam bazı insanlarda gerçekten vicdan yok, ülkemizde yaşanan gerçekler bunlar inkar edemeyiz ama ruh dengem bozuldu, sinirlerim yıprandı. Çocuklara yapılan tecavüzlerden tutun da; ölümler, savaş, açlık, intihara kadar iç karartıcı ne varsa hepsi var bu kitapta. Zaten ülke olarak mutsuzsuz, haberleri artık izleyemez olduk. Bir de üstüne böyle kitaplar okuyunca inanın depresif ruh haline giriyor insan.
408 syf.
·8 günde·10/10 puan
Kitap ile ilgili eleştiri yazım ve yazarı ile birliğimiz tarafından yapılan röportaja http://poyabir.com/...ar-ve-cocuklar-oder/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Metroda bir peri buldum.Kanatlarının kırık olmasından ve ormanları yok etmemizden söyleniyordu.Çok yakında yüreğindeki acı yüzünden canını verecekmiş..
Vurulmak değildi korkusu. Onu çıldırtan Berian’nın ölmediğini bilerek ölmekti.
Lanet okudu savaşa. Bir anneyi, ölmeden önce çocuğunun da öldüğünü görmeyi isteyecek kadar çaresiz bırakan savaşa.!!!
Öyle sarmışlar ki bilemedim göğsünü, sırtını. Toprak ıslak, üşümesin dedim. Sarıldım....
Bırakın dedim, o daha çok küçük. Kapandım üstüne, bizi birlikte gömün.
Ölüm gidenin değil, kalanınmış. Kaç kere öldüm? Ölmediğim bir günüm bir ânım oldu mu? Rüyalarımda bile öldüm. Daha kaç kere gömülebilirim?
Cenk Çalışır
Sayfa 75 - Maceraperest Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beria
Baskı tarihi:
18 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753299626
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayıncılık
... bir insanın canlı bir insanı ısırarak lokmalar hâlinde koparmasıyla daha önce hiç karşılaşmamıştı. Kadın delinin tekiydi. Kopardığı et parçasını kanlı dişlerinin arasında tutarak doğruldu. Ağzının kenarlarından akan kanlar göğsünü kırmızıya boyamıştı. Bozo, onu daha önce izlediği vampir ya da zombi filmlerindeki yaratıklara benzetti. Aişe gülümseyerek, ağzındaki et parçasını eline tükürdü. ... sol eliyle adamın çenesini sıkarak ağzını açmasını sağladı. Diğer elinde tuttuğu eti adamın ağzından içeri tıktı. İki eliyle çenesini birleştirip yutuncaya kadar bekledi. Bozo işte o anda yanılmadığını anladı. Kadın deli, hatta zırdeliydi.

İnsan ruhunun karanlık kuytularında kaybolmaya hazır mısınız?

Beria, trajik bir mülteci hikâyesinin ekseninde, okudukça dehşete düşürecek insan hallerini yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Bu sarsıcı romanın sayfalarında insanlığımızı tekrar tekrar sorgulayacağız.

Oğlak Yayınları, Cenk Çalışır’ın soluksuz okuyacağınız yeni polisiyesi Beria’yı Maceraperest Kitaplar arasında yayımlamaktan gurur duyar.

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Neslihan Gediz
  • Rosemom
  • FATİH GÜNEY
  • Yasemin İlhan
  • Dila şeniş
  • Ezgi Çağatay Kozanlı
  • Irmak Koyunseven
  • Falan Fişman
  • Nurhan Işkın
  • Ezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%40 (4)
8
%10 (1)
7
%10 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0