Kadınlara Dair Öyküler

Bitmemiş Defter

Halid Ziya Uşaklıgil
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
Şubat 2018
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750736964
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·232 syf.··
2019 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2019 20:05
Halid Ziya Uşaklıgil'in kadınlara dair öyküleri bu kitapta toplanmış. Çoğunlukla evlilik hayatı, düğün, kadın erkek ilişkileri, aile gibi konular etrafında dönüyor. Kadın erkek ilişkilerini döneminin anlayışıyla değerlendirmek gerekir, şimdinin bilinciyle bakınca bazı şeyler sinir bozucu gelebiliyor. Ama yine de Halid Ziya'nın anlayışını zamanına göre ılımlı buldum, kadınların mağduriyetlerini öyküleri aracılığıyla dile getirmiş. Bence o zamanların aile hayatı ve kadınları hakkında biraz bilgi sahibi olabilmek için güzel bir eser. Konuyu bir kenara bırakırsak öykücülüğüne gerçekten bayıldım. Normalde kısa öykü okumayı pek sevmem ama her birini zevkle okudum. En beğendiklerim 'Onu Beklerken' ve 'Çöl Kızı' oldu. Ayrıca Can Yayınları'nın günümüz Türkçesine çevirisi gerçekten çok başarılı olmuş kitap akıp gidiyor. Aşkı Memnu'yu Everest çevirisiyle okumuştum o bu kadar iyi değildi bence. Can Yayınlarından diğer kitaplarını almaya devam edeceğim.
Bitmemiş DefterHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2018134 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 21:19
Birbirinden farkli temelinde kadinlarin farkli yonlerden ozelliklerini yasamlarini hikayelerini konu alan genel itibariyle eski turkceyle yazilmis olsa da gunumuz turkcesinde karsiliklariyla daha sade bir sekilde elden gecirilmis bazilarinin anlamsiz ve sıkıcı olmasi disinda genelde kadinlarin yasadiklarini onlarin gozunden anlatan bunu yaparken erkek olmasina ragmen cok guzel tahliklerde bulunmustur. Okunmaya deger .
Edebiyat
Bitmemiş DefterHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2018134 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Halit Ziya Uşaklıgil’in başkahramanları kadınlar olan öykülerinin derlemesi. Notlarım: Halit Ziya iyi bir anlatıcı. Hikayeyi hissettiriyor. Her bir öyküyü okurken kendimi bir bardak su içmiş gibi hissettim. Hafifçecik ama anlamlı geçiverdiler kursağımdan. Radyoda sevdiğim en azından bildiğim bir şarkının yarım dakikasını duyduktan sonra kanalın değişmesi gibi. Şarkının özünü almışım, devamı gözümün önüne geliyor. Ama duyarak değil de bilerek. Ferhunde Kalfa’yı okurken lise günlerime bir ziyarette bulundum sanki. Edebiyat öğretmenimiz bize derste bu hikayeyi okumuştu. O zaman da incecik sızlatmıştı hikaye, evet şimdi muradına erecek, ah az kaldı diye diye dinlemiştim Ferhundenin öyküsünü. Ama sonu yine aynıydı. Teşekkür ederim lisem ve sayın O. Bir de iki çöl hikayesi vardı kitapta. Masallar diyarı gibi. İşte böyle bir şey.
Bitmemiş DefterHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2018134 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil çok büyük bir romancı olsa da çok iyi bir öykü yazarı diyemeyiz bence. Evet kötü bir kitap değil gayet akıcı ama içinde çok etkileyici bir iki hikaye hariç ortalama öyküler var. Yine de okunabilir, hatta yazarla tanışma kitabı dahi olabilir, hafif bir dil ve akıcı bir kitap.
Bitmemiş DefterHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2018134 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2020 63. kitabı
Öykülerin hepsinde kadınların yer aldığı bir eser. Kitabın arka kapağını okumak kitabın içeriği hakkında detaylıca bilgi veriyor. Ve evet aramızda hala böyle hayatlar yaşanıyor ve korkarım yaşanmaya da devam edecek gibi görünüyor. Yirmi bir öyküden oluşan kitapta en çok içime dokunan "Çay Fincanı" hikayesi oldu. Kırgın hayat: gecenin geç vakti bir genç kızın tanımadığı bir adamın yardımıyla evine ulaşması ve alkolik babası ile yüzleşmesi anlatılıyor. Dilek Zehra: Kendini olduğundan farklı göstermek bir statü elde edebileceğini zanneden ve İstanbul’un altınınüstüne getiren bir anne-kızın hikayesi. Bir Valide Tarafından: Bir kız annesinin kızkardeşine yazdığı uzunca bir mektup. Görücüler, evlenme telaşı, nişanlının aniden göreve çağrılması ve oradan cenazesinin gelmesi kızın evlenmeden dul kalmasının hikayesi. Sorgu dairesinde: evladınınelinden almak isteyen kocasını öldüren bir annenin hikayesi. Onu beklerken: Yerinden yurdundan sökülerek getirilen Afrikalı bir cariye in ölümle sonuçlanan hazin öyküsü. Korkudan Sonra: Evlenme arefesinde olan Handan ve Belkıs'ın bir alışveriş esnasında karşılaşması ve evlendikten sonra hayatlarını birbirlerine anlatmak için verdikleri sözler ve mektuplaşmaları anlatılıyor. Düğün Evinde: Akraba kızlarının düğün evinde bir odada kalması ve yine evlilikle biten konuşmalarının hikayesi. Bitmemiş Defter: Oğlunu evlendiren bir annenin kaynana olmak istemiyorum demesine rağmen ister istemez bu çarkın içerisinde kendini bulması ve yaşadıklarını yazdığı ve yarım bıraktığı defterin hikayesi. İkinci Nikah: Aldatılan bir kadın ve kocasını evine döndürmek için verdiği uğraşın hikayesi. Sanat Hayatından: Eski bir Aktrisin yaşadıkları ve oynamadan ölmek istemediği Carmen rolünün hikayesi. Ferhunde Kalfa: Bir cariye in evlenme umuduyla
Bitmemiş DefterHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2018134 okunma
6/10
·232 syf.··
2019 40. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2019 22:43
Bazı erkek yazarların kadınlara dair çok isabetli şeyler yazması beni şaşırtır hep. Halid Ziya Uşaklıgil de onlardan biri. Can yayınları Bitmemiş Defter'e yazarın farklı kitaplarından kadın hikayelerinin anlatıldığı öykülerini derlemiş. O dönemin kadınlarının hayatlarına ortak olmak, dertlerine, heyecanlarına tanıklık etmek ve bunları sanki bir kadından dinlemekti benim için bu kitabı okumak. Yazar ile tanışmak için tercih edilebilir.
Bitmemiş DefterHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2018134 okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.