Kitap aslında yabancı dil olarak yazılmıştı ama değindiği konular o kadar önemliydi ki; Türkçe olarak da yayınlamaya karar verdiler. Seçimlerden önce yazıldığı için kitabı bir de o gözle okumak çok önemli. Çünkü seçim sonrası yapılan ekonomik tercihlerin ve kararların bizi nereye getirdiğini çok daha iyi anlıyorsunuz.
1980 sonrası kırk yıllık süreci, dünden bugüne yaşananları, gelinen noktayı, yapılan tercihlerin sonuçlarını, bugüne ve yarına etkilerini çok iyi analiz eden harikulade bir çalışma olmuş. 2002 yılında iktidara gelen AKP'yi dönem dönem incelemek lazım. Aslında bu inceleme yıllardan beri önemli iktisatçılarımız tarafından yapılıyor, bugünlerin geleceğini 10 yıl öncesinden beri söylüyorlar. Ve biz hiçbir önlem almadık, bilgi sahibi insanlara yetki vermedik, kulaklarımızı tıkadık.
2001 krizinin siyasi sorumluluğunu bir önceki hükümet almıştı zaten. Aldıkları önlemleri ve kuralları ise AKP hükümeti uyguladı. 2002-2007 yılları arasında ön plana çıkan şeyler şunlardı: İktisadi ve siyasi kurumların kuvvetlendirilip toplum nezdinde güven sağlanması, AB üyeliği sürecinden dolayı geliştirilen iyi ilişkiler, sıkı maliye politikası, sağlam ve kurala dayalı bankacılık sistemi, özelleştirmeler, azalan kamu harcamaları ve borçları sayesinden altyapı, eğitim ve sağlık sektörlerine yapılan kamu yatırımları... Tüm bunlar AKP'nin ilk döneminde Türkiye'nin hızlı bir şekilde kalkınmasına, ekonomik olarak büyümesine ve üretimde verimlilik artışı yaşamasına neden olmuştur.
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olması, yürütmenin tek elde toplanması, denetleyici kurumların görevini yerine getirmemesi, check-balance sisteminin devre dışı kalması, parti kapatma süreci, ordu ve siyaset arasındaki gerilim, muhalif tepkiler, toplumun kutuplaşması, söylemlerin sertleşmesi, popülizmin