Adı:
Çıplak Şölen
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706894
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Naked Lunch
Çeviri:
Algan Sezgintüredi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Çıplak Şölen
Çıplak Şölen
Yayımlandığı günden bu yana dünya edebiyatındaki tüm dengeleri, biçemi, yerleşik kalıp ve anlayışı değiştirmiş, Amerikan kültürünün kalbine saplanmış bir bıçak: Çıplak Şölen. Beat Kuşağı`nın önde gelen ismi; kurgunun en keskin, en tuhaf zekalarından biri olan William S. Burroughs, yalnızca yüzeysel, verili ve görünenle yetinmeyip, altında yatan "gerçeği" bulmak adına zorlu katmanların arasına dalmaya cüret edebilen okuru sıra dışı bir eyleme davet ediyor.

"Çıplak Şölen bir kılavuz, bir Nasıl-Yapmalı kitabıdır... Kara böcek arzuları uçsuz bucaksız başka-gezegen manzaralarına açılır... Cebir kadar çıplak soyut kavramlar daralıp kapkara boka veya bir çift buruşuk cojonese dönüşür...

Nasıl-Yapmalı, uzun koridorun sonundaki kapıyı açmak suretiyle deneyim seviyelerini genişletir... Yalnızca Sessizlikte açılan kapıları... Çıplak Şölen, Okur`dan Sessizlik talep etmektedir. Yoksa kendi nabzını tutacaktır..."
320 syf.
Çünkü bu, bin kere ölmeye benziyor..

Uyuşturucu krizlerinden kabuslara, çarpık ilişkilere, çürümüş şehirlerin arka sokaklarındakilere, ahmak haplarını kullananlara, satanlara kadar hepsi kimliksiz, belirsiz, gölge insanlar..

Morfin, şizofreni, katatoni, düzeltilemez sinirsel hasarlar, krizler, nöbetler, eşcinsellik hatta koprofaji..

Dibine kadar kötü, iğrenç, kokuşmuş..

Tüyler ürperten birbirinden çirkin manzaraları, betimlemeleri, insanın ruhuna mıh çakan kelimeleri, ciddi anlamda, okurken gözü yakan satırlarıyla tahayyüleniz ne kadar genişlerse genişlesin içine sığması mümkün olmayan satırlar bunlar.

Zihninizin mütemadiyen parçalandığını ve sonra yeniden bütünleşip tekrar tekrar ve tekrar çatladığını hissediyorsunuz.

Bundan daha kötü, daha dipte nasıl olunur, o dipsiz kuyudan kaleme alınanlar nasıl okunur bilmiyorum.
Buna rağmen tuhaf bir şekilde vicdan tetikleyen bir tarafı var. Belki de vicdan diye düşündüğüm şey, içimde gelişen ve direnen reddetme mekanizması.

Ahlak temasını tamamen yıkıp un ufak ediyor. O kadar sıradışı ki, yer yer anlayamayacağınızı düşünüyorsunuz.

Aslında şöyle; en önemli ayrıntı, belki de yazarın hayat hikayesinde gizli. O hikayeden arındırılıp okunması çok zor.

William Burroughs
Amerikalı roman ve deneme yazarı.
Genç yaşta uyuşturucuya başlamış hatta bir ara uyuşturucu alabilmek için daktilosunu satmak zorunda kalmış olan Burroughs, bağımlılık konusunda oldukça derinleşmiş.

Aslında onun yazarlık seruvenini, William Tell oyunu oynarken karısının beynini parçalaması zirveye taşıyor. Bu öyle bir boğuşma içerisinde bırakıyor ki onu, tek kurtuluş olarak kelimelere tutunuyor.

Müzik dünyasında da derin izler bırakmış. Kendisi Punk 'ın büyükbabası olarak anılıyor. Ayrıca heavy metal terimini ilk kullanan da o olmuş.

83 yaşında kalp krizinden ölüyor. Günlüğüne düşen son notu, inanılmaz derecede etkileyici.
" Sevgi.
Bu nedir?
Acının en doğal tedavisi.."

Gelelim Beat kuşağına.
Tanımsal olarak şöyle;
" Beat kuşağı genel olarak Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve William Burroughs merkezinde olmak üzere edebiyatla ilgilenen ve Amerika 'nın dört bir yanında geniş arkadaş grupları oluşturarak sınır deneyime çok farklı araçlarla yaklaşan topluluğu tanımlamak için kullanılır. "

Bir grup öğrencinin otostopla dolaşarak bir araya getirdiği muhalif kitleyle başlıyor esasında. Sonra bu grup underground kültürün bel kemiğini oluşturuyor.
İnsanın sınırlarının ötesine geçebildiği bir hareket, bir protest hareket olarak şekilleniyor.

Yıkılan tabuların içerisinde başta cinsellik geliyor. Sonra bu yıkılıştan nasibini alanlar, geleneksel yaşam ve aile kavramı.

Geneli sansürlenen eserler yazıyorlar. Aidiyetsiz, mülkiyetsiz, kuralsızlar.

Burroughs 'a dönecek olursak,
"..her türün asli virüsü, o türün bozulmuş imgesidir."diyerek insan virüsü adında bir kavram oluşturuyor.
Bu kısım fazlasıyla düşündürücü. Bozuk insan imgesi, yoksulluk, savaş, delilik, bağımlılık gibi pek çok konuda açılımlar yaparak derinleşiyor.
Almış olduğu antropoloji ve tıp eğitimi, yazı diline bire bir yansımış. Sayısız tıbbi terim, kavram ve hastalık isimlerine rastlamak mümkün.

"Çıplak şölen, okurdan sessizlik talep etmektedir. " diyor.
Zaten bu yazılanlar karşısında şaşkın ve sessiz kalmaktan ve tuhaf bir kötü duygular fırtınasının ortasında savrulmaktan başka bir şey düşmüyor okura bence. En azından ben, bunu fazlasıyla yaşadım.

Bir nevi notlar şeklinde düşünülebilecek bu eseri yazarken, "..yazdığıma dair net anılara sahip değilim.." şeklinde bir beyanı var. Bu ifade, yazılanları biraz daha anlaşılır olmaya yaklaştırıyor.

Tehditkâr görüntüler, paronayak düşünceler, krizler, çakmadan sonra yaşananlar, patlayan, kaybolan damarlar..

Aslında bu kitaba şöyle bakmak lazım; bağımlılık bir tür sağlık sorunudur ve bütün bu okuyacaklarınız; sıradışı, hoyrat, gaddar, iğrenç, müstehcen ve tiksindirici şeyler, yaşanılan cehennemin sadece bir parçasıdır. Bazen uzak kalabilmek için de tanımak gerekir..

Mutlaka okuyun..
320 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
Hayali bir kent düşünün sonra bu kentin sıralı evlerini düşünün; Amerikan evleri var, Arap kültürü evleri var, Muson iklimi evleri var, Latin Amerika evleri var, Kızılderili sonra Maori çadırları var, yazar buna kitabın bir yerinde Karma Kent diyor, sonrası buralarda yaşayan insanların hallerini tasvir edin, sapkın veya aciz görünen hallerini tasvir edin, yani bunları en iyi şekilde kafanız, yazarın tabiriyle junk spazmındayken görebilerek tasvir edebilirsiniz fakat, şimdi bunlar için bu junk belasına mâruz kalmamanız için size bu hayalleri ve tasvirleri kıymetli dostumuz Burroughs, elinden gelenin en iyisiyle, burada bu 'Çıplak Şölen'de yazmış. Sonra, ahlaksız olabilmek için elinden geleni ardına koymamış zaten, kendisinin kaybedecek neyi vardı ki, bu junk belasını çoktan yalayıp yutmuş zaten... Ahlâk savunucularının düşündüğü gibi uyuşturucuya özendirici bir özelliği yoktur bunun, aslında tam tersi özelliği vardır. Hem ne diyor yazar; "Uyuşturucu çağımızın en tehlikeli virüsü ise Çıplak Şölen, bu virüsün sorunlarına dikkat çekiyor." ...
Şiddetin, uyuşturucunun, cinselliğin bütünüyle ahlaksızlığın bu metazorilerini okumak, savunulmazsa da radikal bir okuma kazanımıdır. Burroughs'un edebi yeteneği de üst düzeydedir...
İyi okumalar...
Tam hücresel temsilin sonucu kanserdir.Demokrasi kanserlidir ve kanseri,bürolardır.Bir büro, devlet içinde herhangi bir yere kök salabilir.....
...Ve ben ne burada ne yaptığımı biliyorum ne kim olduğumu... Serinkanlı takılmaya karar veriyorum; belki mal sahibi göstermeden çevreyi kavrarım hem... Yani "neredeyim ben?" Diye bağırmak yerine sakinleş ve etrafına bakın; üç aşağı beş yukarı kestirirsin.. Başlangıç'ta orada değildin. Son'da da orada olmayacaksın......."...gözleri dalıp gidiyor ve kulak vermiyor. Bağımlıların çoğu böyledir; bilmek istemezler.. Ve laf anlatamazsın... Tüttürücü, tüttürmek dışında bir şey bilmek istemez....."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çıplak Şölen
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755706894
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Naked Lunch
Çeviri:
Algan Sezgintüredi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Çıplak Şölen
Çıplak Şölen
Yayımlandığı günden bu yana dünya edebiyatındaki tüm dengeleri, biçemi, yerleşik kalıp ve anlayışı değiştirmiş, Amerikan kültürünün kalbine saplanmış bir bıçak: Çıplak Şölen. Beat Kuşağı`nın önde gelen ismi; kurgunun en keskin, en tuhaf zekalarından biri olan William S. Burroughs, yalnızca yüzeysel, verili ve görünenle yetinmeyip, altında yatan "gerçeği" bulmak adına zorlu katmanların arasına dalmaya cüret edebilen okuru sıra dışı bir eyleme davet ediyor.

"Çıplak Şölen bir kılavuz, bir Nasıl-Yapmalı kitabıdır... Kara böcek arzuları uçsuz bucaksız başka-gezegen manzaralarına açılır... Cebir kadar çıplak soyut kavramlar daralıp kapkara boka veya bir çift buruşuk cojonese dönüşür...

Nasıl-Yapmalı, uzun koridorun sonundaki kapıyı açmak suretiyle deneyim seviyelerini genişletir... Yalnızca Sessizlikte açılan kapıları... Çıplak Şölen, Okur`dan Sessizlik talep etmektedir. Yoksa kendi nabzını tutacaktır..."

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Cem İplikçi
  • efe
  • Lost Wisdom
  • Bir Kadın Bir Erkek
  • İlker Eyüboğlu
  • Castiel
  • Elif nazlı karaca
  • Orçun Türk
  • sevde
  • nijogor

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (3)
9
%6.7 (1)
8
%33.3 (5)
7
%6.7 (1)
6
%6.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%6.7 (1)
1
%6.7 (1)