Adı:
Arabölge
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394794
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Interzone
Çeviri:
Fahri Öz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
J. G. Ballard'ın "İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en önemli yazarı" olarak tanımladığı, Beat hareketi yazarlarının da büyük hayranlığını kazanmış William S. Burroughs'un ilk dönem yapıtlarından oluşan Arabölge, yazarın edebi evrenine eşsiz bir girizgah niteliğinde. Burroughs cinsel konularda sözünü sakınmaması, uyuşturucu bağımlısı olarak deneyimlerini açıkça anlatması nedeniyle "katışıksız deneyim edebiyatının peygamberi" olarak kabul edilirb Büyük ölçüde özyaşamına dayanan Arabölge'nin ilk iki bölümünü oluşturan Öyküler ile Lee'nin Günlükleri'nin anti-kahramanları, içinde yaşadıkları gerçeklikle gelecekte yeni bir hayat düşü arasında sıkışıp kalmış, sürekli çuvallayan, her daim kaybeden üçkağıtçılar, fahişeler, kaçakçılar, hırsızlar, uyuşturucu müptelaları, kısacası bir bekleme odası olarak Arabölge'nin müdavimleridir. Bu "yeraltı" insanları, kökleri muğlak mülksüzler olarak hareketsizlikte, pasiflikte ya da dumur halinde asılı kalmış, her gün yeniden üretilmesi beklenen sistemin uyumsuz, "arızalı" parçalarıdır. Yazarın geleneksel roman biçimine yıkıcı bir müdahale olarak dili görsel imgelerle tahrif eden üslubu, saplantılı öfkesi kitabın son bölümü Kelimeler'de en üst noktaya ulaşır.

Cinsellik konusundaki gözüpekliğiyle Marquis de Sade, uyuşturucu bağımlılığını ortaya dökmesi açısından Thomas de Quincey ve yazınsal deneysellik anlamında James Joyce ile derin bağlar kuran yazar, "20. yüzyıl uyuşturucu kültürünün Poe'su, Artaud'su, Baudelaire"i olarak nitelenir.

Arabölge "Konuşmak yalan söylemektir" diyen, 20. yüzyılın en avangard yazarlarından biri olan Burroughs"dan kelimelerin kifayetsizliğine inananlar için çarpıcı bir yapıt.

"Arabölge zaruri bir metindir: Hayatını savunmak adına yazan bir adamın beyanı, bir duygu boşalımı,bir kan akıtmadır."
- The Bloomsbury Review -
224 syf.
·25 günde·7/10 puan
Tanca (Tangier), günümüzde Fas sınırları içerisinde yer alan Cebelitarık'a yakın bir Kuzey Afrika kasabasıdır. Geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında muhtelif siyasi anlaşmazlıklara sebep olmuş bu kasaba ikinci büyük savaş sonrası Fas, İspanya ve İngiltere ile ortak bir idare altında yönetilmiştir. İlerleyen birkaç sene sonra ise kasaba, tamamiyle Fas yönetimine bırakılmıştır. Fas, sınırlarına katılmadan önce William Burroughs burada yaşamış ve yazdığı kitaba bu kasabanın durumu sebebiyle 'İnterzone' yani 'Arabölge' başlığını vermiştir. Orjinal başlığının bitişik (interzone) yazılması düşünüldüğü için bizim yayınevimiz de başlığı bitişik yazmak istemiştir. Normalde, kurallara göre; 'Arabölge'nin bitişik yazılmaması gerekiyordu.

Ortak yönetim döneminde Tanca'da kanunlarda esnekliğin mümkün ve uyuşturucu temininin kolay olması haliyle ünlü beat yazarı Burroughs'un dikkatini çekmiştir burası ve bir dönem burada yaşamıştır. Burada yaşadıkları ve bu kasaba hakkındaki notlarını, burada 'Arabölge' kitabında biriktirmiştir. Burroughs, diğer kitaplarına oranla muhtemel bir edebi kurguya veya sanatsal bir yazıya en çok burada yaklaştığının kanısındayım (öyle ki Burroughs edebi ve sanatsal bir kaygısının olmadığını daha önceleri de belirtmiştir). Diğerlerine oranla daha okunası bir kitap olduğunu düşünsem de Burroughs yine de ahlaksızlığın dibine vuruyor buradaki paragraflarında da...

Uyuşturucu ve eşcinsellik yüklü bu kitabı okur musunuz bilmiyorum fakat okumanız halinde sıradışı bir edebi deneyim kazanacağınızı söyleyebiliyorum ve iyi okumalar diliyorum...
%32 (71/224)
Yazarın koyu bir keş ve eşcinsel olması, kitabında da cinsel tercihlerini ve zevklerini tamamen bu yönde kullanmasını mı zorunlu kılmalıydı, beni en çok rahatsız eden bu oldu. Toplumun dışladığı kişilerin yaşamını ele alan hikayeleri bekleyerek beklentimi çok yüksek tutmuşum. Tamamen eşcinselliği-cinselliği-uyuşturucuyu öne çıkaran bir kitap. Olaylar mutlaka otel odasında ya cinsellikle ya da uyuşturucuyla son buluyor. Daha fazla okuyamayacağım.
224 syf.
·6 günde·2/10 puan
Burroughs dili ve yaşantısı yönünden diğer yazarlardan çok farklı, uyuşturucu bağımlısı, topluma karşı uyumsuz ve kazayla da olsa katil.
Yazar -kitabın önsözünde yazana göre- buhran dönemlerinde yazıyormuş yazılarını, o ruh hali de yazılarına işlemiş. Kitaptaki öykülerin hem dili hem de konuları çok garip ve açıkçası itici geldi bana. Okumaktan hiç keyif almadım. Kitaba adını veren Arabölge adlı öyküsü ise daha sakin ve ölçülü bir dille yazılmıştı, o öyküsünü beğendim.
Kitabın ikinci yarısında ise günlükler vardı ki burada da yazarın sağlıksız ve değişken ruh hali belirgin bir şekilde hissediliyor. Ben yazarın dilinden ve ruh halinden rahatsız oldum ve kitaba karşı hiç sempati besleyemedim, Arabölge okumaktan hoşlandığım tek öykü olsa da geri kalan yazınlar ruhumu daralttı diyebilirim. Daha kısıtlı bir çevreye hitap eden, farklı bir kitap.
Yüzü, bütün benliğiyle asla bir erkeği ya da kadını sevemeyen, parçalanmış bir ruhu yansıtan üst üste bindirilmiş bir fotoğrafı andırıyor ....
“Sevmemenin, sevememenin yükünü diğerinin üzerine atabilmek için genellikle aşkına karşılık veremeyecek birini seçerdi.”
“Neyi bekliyorsun? Bir huzurevinin TV salonunda ahı gitmiş vahı kalmış kalçaların kanepenin üzerine yayılmış bir halde ölmeyi mi?
Sana Arabölgenin yüz sayfasını göndereceğim, o kadar hızlı geliyor ki yazmakta zorlanıyorum, kemiklerimin arasından esen muazzam kara bir rüzgâr gibi sarsıyor beni.” 23 Ocak 1957;

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arabölge
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394794
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Interzone
Çeviri:
Fahri Öz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
J. G. Ballard'ın "İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en önemli yazarı" olarak tanımladığı, Beat hareketi yazarlarının da büyük hayranlığını kazanmış William S. Burroughs'un ilk dönem yapıtlarından oluşan Arabölge, yazarın edebi evrenine eşsiz bir girizgah niteliğinde. Burroughs cinsel konularda sözünü sakınmaması, uyuşturucu bağımlısı olarak deneyimlerini açıkça anlatması nedeniyle "katışıksız deneyim edebiyatının peygamberi" olarak kabul edilirb Büyük ölçüde özyaşamına dayanan Arabölge'nin ilk iki bölümünü oluşturan Öyküler ile Lee'nin Günlükleri'nin anti-kahramanları, içinde yaşadıkları gerçeklikle gelecekte yeni bir hayat düşü arasında sıkışıp kalmış, sürekli çuvallayan, her daim kaybeden üçkağıtçılar, fahişeler, kaçakçılar, hırsızlar, uyuşturucu müptelaları, kısacası bir bekleme odası olarak Arabölge'nin müdavimleridir. Bu "yeraltı" insanları, kökleri muğlak mülksüzler olarak hareketsizlikte, pasiflikte ya da dumur halinde asılı kalmış, her gün yeniden üretilmesi beklenen sistemin uyumsuz, "arızalı" parçalarıdır. Yazarın geleneksel roman biçimine yıkıcı bir müdahale olarak dili görsel imgelerle tahrif eden üslubu, saplantılı öfkesi kitabın son bölümü Kelimeler'de en üst noktaya ulaşır.

Cinsellik konusundaki gözüpekliğiyle Marquis de Sade, uyuşturucu bağımlılığını ortaya dökmesi açısından Thomas de Quincey ve yazınsal deneysellik anlamında James Joyce ile derin bağlar kuran yazar, "20. yüzyıl uyuşturucu kültürünün Poe'su, Artaud'su, Baudelaire"i olarak nitelenir.

Arabölge "Konuşmak yalan söylemektir" diyen, 20. yüzyılın en avangard yazarlarından biri olan Burroughs"dan kelimelerin kifayetsizliğine inananlar için çarpıcı bir yapıt.

"Arabölge zaruri bir metindir: Hayatını savunmak adına yazan bir adamın beyanı, bir duygu boşalımı,bir kan akıtmadır."
- The Bloomsbury Review -

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Yeşim İnal
  • nida
  • Bora Yazgan
  • selen paşmakçıoğlu
  • efe
  • Castiel
  • Dide Luna
  • sila
  • Burhan bulanıkkan
  • ALA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (1)
9
%6.7 (1)
8
%13.3 (2)
7
%46.7 (7)
6
%0
5
%6.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%6.7 (1)
1
%13.3 (2)