Esirgeyen Gökyüzü

Çölde Çay

Paul Bowles
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 6 dk.
Sayfa Sayısı:
286
Basım Tarihi:
1991
İlk Yayın Tarihi:
1949
Yayınevi:
Simavi Yayınları
Orijinal Adı:
The Sheltering Sky
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Çölün ortasında kendine acıklı bir Batı kalesi kurma çabası... "
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2019 12:55
Afrika turu sırasında Amerikalı bir çiftin hüzün dolu aşk ve yokoluş hikayesi. Sonsuz uzanan Sahra' nın bir Batılının gözüyle Afrikanın kargaşa, hastalık, şehvet ve pislikle lekeli, dayanılmaz çekici, katı ulaşılamaz, kendi içine kapalı ortamında, insanın yazgısı, zamanın ve doğanın üstüne şairane gözlemler, düşünceler. Akıcı bir serüven ve tutku romanı.
Edebiyat
Çölde ÇayPaul Bowles · Simavi Yayınları · 19915 okunma
6/10
·286 syf.··
2024 1. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 15:58
Benim için zor bir okuma yolculuğu oldu. Özellikle ilk bölüm beni içine almadı. İkinci bölüm biraz daha iyi olsada hala akıp gitmiyordu. Sadece son bölümü biraz sevdim sanırım. Kitapta bir karı koca ve arkadaşları ile birlikte Afrika çölüne gezileri anlatılıyor. Üç ana karakter de beni hiç çekmedi. Hikaye boyunca giren karakterlerin de ilgisini bir türlü anlayamadım. Kitabın arka kapak yazısında varoluş sorgusu, bir aşk ve yokoluş öyküsü diyor. Açıkçası ben hiç birini bulamadım. Bu kitap bana göre değildi ama belki size göredir kim bilir?
Çölde ÇayPaul Bowles · Simavi Yayınları · 19915 okunma
Puan vermedi
Modernizmin aykırı ustalarından Paul Bowles’un ilk romanı olan Esirgeyen Gökyüzü, sömürgecilik sonrası Afrika gerçeğiyle Batılı okuru ilk defa yüzleştirmiştir. Medeniyetin tekinsiz ve kaçınılmaz sonuçlarının uçsuz bucaksız bir çöle gölgesini düşürdüğü bu trajik yol hikâyesi, yazıldığı zamanki yalınlığı ve şiddeti hâlâ koruyan bir modern klasik.
Edebiyat
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Can Yayınları · 20195 okunma
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2017 601. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2017 01:27
Avrupalı bir çiftin, aslında pek de istenmeyen Tunner'la birlikte çölde yaptıkları "evren, yaşam ve geri kalan her şeyin keşfi"yle ilgili yolculuklarını okuyoruz. Çiftin zaman zaman yaptığı derin felsefe ve hayata ilişkin sorgulamaları gayet akıcı olsa da hikayenin problemi, okuru içine çok geç alıyor olması. Şahsen yarıya gelene kadar epey zorlandım. Teoman'ın "İki Yabancı" şarkısından bildiğimiz "Çölde Çay" filmini de en kısa sürede izlemeyi düşünüyorum. Her zamanki gibi, önce kitap sonra film. Tavsiye ederim. =)
Sinema
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Ayrıntı Yayınları · 19985 okunma
Çölde Çay..
9/10
·278 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Ünlü bir filozof şöyle diyordu ; dünya da gittiği yerleri, ülkeleri, kendi ülkesi gibi gören insan güçlü insandır, ama gittiği ülkeleri şehirleri yabancı gibi gören insan ise çok güçlüdür. Şunu düşünüyorum Paul Bowles dünyayı gezen üreten hep kendine ait bir yer arıyan Paul bütün dünyayı acaba kendi yurdu gibi mi gördü yoksa gittiği her yeri bir yabancı ülke gibi mi hissetti.. ******* Roman kahramanları gittikleri güney afrika gezisinde bir sığınma kendilerini var etme amacıyla giderler onlar için çöl bi tür alternatif arama cabasidir. Bana gore Paul bowles eşi ile kendisinin fastaki yaşadığı çöldeki arayışlarını romanlaştırdı. Roman, modern insanin hayatla kurduğu bağların ne kadar zayıf olduğunu gösterir. Huzursuz ruhlardir ait olma çabası içinde çırpınan ama hiç-bir yerde ait olmayan köksüz insanlardır port ve kit ve yanlarında beraber getirdikleri tunner.. ******* Çölde çay yani esirgeyen gökyüzü halen o topraklarda yazılan en iyi metinlerden biri. Kendine yabancılaşan batılıyı da anlatan bu kitap Paul Bowles fas ta gezerek yazdığı son 100 yıl da en iyi ingilizce yazılmış yüz kitaptan biri olmuştur. Hem çölün hemde varoluşun kalbine yapılan yolculuk çölde çay.. kitapta çöllerin ıssızlığı aslında modern ruhların ıssızlığı boşluğa düşenlerin tutunamayanlarin romanıdır Bu kitap ruhlardaki çölleşmenin batılı insanin kendi medeniyetinden uzakta içine düştüğü acıklı durumun yabancılaşmanın hayatla kurulan zayıf bağların romanıdır. Doğunun batı için bir kaçış yada alternatif değil, bir yüzleşme ve hesaplaşma mekanı olduğunun göstergesidir esirgeyen gökyüzü. Gökyüzü bizi siradanlastiran bir örtüdür aslında. ******** Dünya paul bowles son 50 yılın en önemli yazarlarından ve bestecilerinden biri olarak tanıyor türkiye ise onu bir kült haline gelen çölde çay filmi
1000Kitap
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Can Yayınları · 20195 okunma
7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 20:19
Filme de uyarlanmış bir kitap bu sefer de. Bizde ‘Çölde Çay’ ismiyle sinemaya uyarlanmış olan kitap bir sevgisizlik romanı. Birbirinden kopamayan ama aradıkları huzurlu ilişkiyi de kuramayan çift olan Port ve Kit’in üçüncü bir şahısla Fas yolculuğuna çıkışını anlatır. Bu yolculukta çift karşılıklı ihaneti yaşarlar ama birbirlerine bundan bahsetmezler. İkisi de masum değildir ama bir düzeltme yolu için de kendilerinde güç bulamazlar. Evlilik süresince yaşanabilecek ruhsal bunalımların bir doz fazlası diyebilirim ve sonu her ikisi içinde farklı ama trajik olarak noktalanır. Nasıl mı? İşte onun için okumanızı yada filmi izlemenizi öneririm. Film uyarlaması da olabildiğince başarılı olmuş bence. .
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Can Yayınları · 20195 okunma
Puan vermedi·279 syf.··
2026 65. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:41
İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en önemli yazarlarından olarak gösterilen Paul Bowles, Fas'a yerleştikten sonra yazdığı ilk roman olan Esirgeyen Gökyüzü'nde, öyküsüne fon olarak seçtiği Doğu'yu ve Büyük Çöl'ü bir karşıtlığın simgesi olarak ele alır ve modern Batılı insanın uğradığı ruhsal çölleşmeyi bu karşıtlığın şiddeti bağlamında anlatır. (Kitabın arka kapağı.) Yazarın 1947 yılında Fas’ın Tanca şehrine kalıcı olarak yerleşmesinden hemen sonra kaleme aldığı bu yapıt, post-modern insanın anlam arayışını Kuzey Afrika’nın klostrofobik kasabalarından çölün sonsuz dehlizlerine taşır. Roman; evliliklerindeki mekanikleşmeyi ve içsel boşluğu iklimsel bir radikallikle tedavi etmek isteyen Amerikalı entelektüel çift Port ve Kit Moresby ile onlara eşlik eden sığ burjuva figürü Tunner’ın, geri dönüşü olmayan coğrafi ve ontolojik kayboluşunu konu alır. Bernardo Bertolucci’nin 1990 yapımı sinema uyarlamasında, Vittorio Storaro’nun elinden çıkan o hipnotik ve dumanlı sarı tonlarla görselleştirilen bu klostrofobik trajedi, romanda çok daha nesnel, mesafeli ve cerrahi bir dille işlenir.
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Ayrıntı Yayınları · 19985 okunma
Puan vermedi·279 syf.··
2025 31. kitabı
Esirgeyen Gökyüzü, zamanın ve anın ne kadar kırılgan olduğunu derin bir şekilde keşfetmeni sağlıyor. Bir ömrün içinde kaybolmuş dakikaları, seni duygusal olarak titretip zihninde yankılar halinde bırakacak şekilde anlatıyor. Geçmişin gölgeleri, hatırladıkların terk edilmeyen birer yük gibi sarar seni. Kitabın yazarı; Paul Bowles bir bakıma, bizim unutmaya yüz tuttuğumuz ama yalnızca birkaç kez yaşanmış o değerli anların iç yüzünü ortaya seriyor. “Her şey ancak birkaç defa oluyor" derken, ne kadar değerli olduklarını hatırlatıyor. Çocukluğundan sana dair bir hatıra, belki bir biçimde etrafında dönüp duruyordur, ama ne kadar tekrar edebilirsin ki? Kaç kez bir dolunayın doğuşunu beyninde yankılanarak izlersin? Belki on ya da yirmi defa. Ama her birini o kadar sınırsız ve sonsuz sanırsın ki… Esirgeyen Gökyüzü, yaşamın içindeki sınırlı anları yakalamaya çalışırken, bir yandan da sana ölümün, yalnızlığın, kaybın ne kadar yakın olduğunun acı ve zarif hatırlatmasını yapıyor. Hayatının izlerini bulabilmek, bazen en baştan başlamak zorunda kalabilir; kaybettiğin her şey, sonsuz bir gerçekliğe dönüşebilir. Ama her zaman, bir yerlerde bir umut kırıntısı bıraktığı için yaşamaya devam edersin. Kitabın her satırı, öyle nadir yaşanan duyguları, öyle derin bir yalnızlığı ve varoluşun sırrını fısıldıyor gibi. Kitabı okurken belki de sadece birkaç kez deneyimlenebilecek o içsel yolculukları ararken, çöllerin sessizliğinde, ıssız şehirlerin gölgelerinde, ruhunun derinliklerinde saklı benliğini yeniden keşfetme imkanı bulabilirsin. Sınırlarını aşan, içsel benliğinle yüzleştiğin, her adımda yeni bir keşif yaptığın büyülü bir yolculukta olacaksın. Ruhunun derinliklerine inerek, bataklık gibi karanlık ve çöl kadar uçsuz bucaksız atmosferi solurken, yaşamın kırılganlığını ve unutulmaz
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Ayrıntı Yayınları · 19985 okunma
Esirgeyen Gökyüzü
6/10
·344 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 08:49
Bu, yabancılaşma, izolasyon ve umutsuzluk hakkında yazılmış bir roman bana göre. Hikâye, İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı hayal kırıklığıyla Amerika ve Avrupa'yı reddederek karısı Kit ve her ikisinin de sevmediği Tunner adında bir tanıdığıyla birlikte New York'tan Afrika'ya giden Port Moresby karakteri etrafında dönüyor. Port, Afrika'nın savaştan daha az etkilendiğini düşünüyor ve orada uzun bir süre geçirmeyi hedefliyor. Uyum sağlayacağından değil, sadece kaçmak ya da ortadan kaybolmak istiyor aslında . Boşluğundan kaçmayı umuyor olabilir ama ne yazık ki çok ta hoşlanmadığı Tunner isimli bir arkadaşı da onlarla beraber. Kültürüne karşı duyduğu kin onu yurtdışına iterken, Port'un New York'ta bulabileceği dışsal rahatsızlıkları ortadan kaldırırken, çöl onu kendi iç boşluğuyla yüzleştiriyor. Port, karısını da peşinden sürükleyerek orada debelenmekten zevk alıyor gibi aslında. Karısı da bu duruma pek de itiraz edecek biri kişiliğe sahip değil hatta mutsuz haline rağmen karısı Kit, kendini Port'a adamış görünür, ona boyun eğer, dilini ısırır ve bavulunu toplayıp gelir. Kitabın ilk bölümünde Port’un karısı Kit onu arkadaşı Tunner ile aldatıyor. Manzaranın insanın içindeki ıssızlığı yansıtması dışında, Afrika'nın ne gibi bir cazibesi olduğunu merak etmeden edemiyorsunuz. Port, Kit ve Tunner çoğunlukla sefaletle karşılaşırlar - vahşi sinekler, pembe tüysüz köpekler, yaralarla kaplı ağlayan bebekler, otellerdeki çöpler ve idrar kokan kafeler. Ancak Port gezip görmeyi ya da bir otelin kaç yıldızlı olduğunu umursamıyor: o bir "turist" değil, bir "gezgin". Kendisi kitabın ortalarında ölüp gitse de aslında tüm talihsiz hikayenin itici gücü o. Birinci kitabın sonunda Port bir çay evini ziyaret eder ve burada kör bir fahişeye/dansçıya tutulur. Dans ederken kızın ifadesiz yüzü
Edebiyat
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Can Yayınları · 20195 okunma
Çölde Çay
9/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
Sahra’ya yanlarına bir arkadaşlarını da dahil ederek yolculuğa çıkan bir çiftin ruhlarında oluşan çölü anlatan müthiş bir Paul Bowles kitabıdır. Harika tasvirleri ile melankolik anlatımı ile okuyucu kitabın her satırına dahil olabilir. Ruhun karanlığı ve yorucu ağırlığı içinde insanın kendini arayışının en güzel tasviridir. Ayrıca bu kitap 1990 yılında Bernardo Bertolucci tarafından beyaz perdeye uyarlanmıştır.
Edebiyat
Esirgeyen GökyüzüPaul Bowles · Ayrıntı Yayınları · 19985 okunma

Yazar Hakkında

Paul BowlesYazar · 4 kitap
Paul Bowles (tam adı Paul Frederic Bowles, d. 30 Aralık 1910, Jamaica, Queens, New York – ö. 18 Kasım 1999, Tangier, Fas), ABD'li yazar,besteci ve gezgin. En ünlü romanı, Çölde Çay adıyla filme de uyarlanan The Sheltering Sky (Esirgeyen Gökyüzü)'dür. Bernardo Bertolucci'nin yönettiği 1990 yapımı filmde John Malkovich ve Debra Winger oynamıştır. Time dergisi tarafından 1923’den beri İngilizce’de yazılmış en iyi 100 kitap arasında gösterilen Esirgeyen Gökyüzü insan ruhunun ıssızlığını ve yalnızlığını sorgular. Romanın, yazarın iyi bildiği Sahra Çölü'nde geçmesi de bu sorgulamayı simgeselleştirir. Bowles 89 yıllık yaşamının 53 yılını Morocco'da geçirmiştir. Yine bir yazar olan Jane Bowles ile evli olan Paul Bowles, kısa öykülerini topladığı 14 kitabının yanı sıra, 3 cilt şiir kitabı, sayısız çeviri, gezi yazısı ve bir otobiyografi yayımlamıştır. Yazılarında yüksek oranda "rahatsız edici" öğeye yer verir. Bowles, ayrıca, müzik etnoloğudur. Geleneksel Fasmüziğine hayran olmuştur. 1991 yılında, Rea Kısa Öykü Ödülüne değer görülmüştür.