Sanatçı ve Çağı, Albert Camus'nün biri Nobel Edebiyat Ödülü'nü alırken diğeri de Upsala Üniversitesinde verdiği bir konferanstan alınan iki konuşmanın derlenmesiyle hazırlanmış bir kitap.
Eserin içinde ilk olarak Camus'nün 1957 Nobel Ödülü'nü aldığı sırada yaptığı Sanat ve Yazar adlı konuşma ele alınmış. Bu konuşmayı okurken Camus'nün ve onun çağındaki insanların tek seçeneklerinin yazmak olduğunu anlıyoruz, Camus kendi çağındaki insanların içinde bulunduğu durumu son derece sade ama bir o kadar da çarpıcı bir şekilde anlatmış. Söz gelimi adı geçen yazıdan alınan "Yirmi yıl süren çılgın bir tarih boyunca, bütün benim yaşımdaki insanlar gibi, çağın karışıklıklarında, çaresizcesine yitirilmiş olarak, günümüzde yazmanın bir şeref olduğu, çünkü bunun insanı zorunlu kıldığı ve salt yazmakla yetinmeye zorladığı gibi —pek de iyi tanımlanamayacak — bir duygu ile destek buldum. Bu duygu özellikle, benimle aynı tarihi yaşayanlarla birlikte paylaştığımız ümit ve ümitsizliği, olduğum gibi ve kuvvetim ölçüsünde taşımaya zorluyordu beni. Birinci dünya savaşı başlarında doğan, hitlerin iktidara geçtiği ve aynı zamanda ihtilâl mahkemelerinin kurulduğu sırada yirmi yaşında olan, daha sonra eğitimlerini İspanya savaşı, İkinci dünya savaşı, ölüm kampları evreni, işkence ve ceza evleri Avrupası ile karşı karşıya kalarak tamamlayan bu insanlar, bugün de, yapıtlarını ve oğullarını, nükleer savaşın korkuttuğu bir dünyada yetiştirmek zorundadırlar. Öyle zannediyorum ki, hiç kimse, iyimser olmalarını isteyemez onlardan. Ve hatta ben, onlara karşı savaşı sürdürürken, bir umutsuzluk dalgası ile şerefsizliğe hak iddia edenlerin ve çağın nihilizmlerine koşanların yanlış davranışlarını anlayışla karşılamamız gerektiği düşüncesindeyim. Ne var ki kendi ülkemde ve Avrupa’da içimizden çoğu bu