Bazı yaralar iyi ki varlar. Onlar iyi ki kaynayıp duruyorlar. Sinem Sal ismini ne zaman görsem eskilere, ta lise dönemlerime kadar gider bir güzel kanarım. Güzel de olur. O dönemlerde Afilifilintalar çetesi vardı. Murat Menteş hortlatmıştı. Onur Ünlü, Emrah Serbes, Menteş de vardı. Sinem Sal da ekibin üretken ve muzip kalemlerindendi. Bir de aynı adlı web sitesi vardı. Gün boyunca oradaki metinleri tarardım. Şimdi Sinem Sal'ı okurken edebiyatın bellek üzerindeki etkisini de tazelemiş oldum. Belki bir gün lazım olur deyip biriktirdiğim her ne varsa hiçbiri lazım olmadı. Meşhur belki bir gün de gelmedi zaten. Çok sonra dank etti.
Dank, Sinem Sal'ın öykülerinden oluşuyor. On üç öykü. İki bölüm: Yiv ve Set. Öyküler özgün bir dille yazılmış. Muzip, kıvrak, zekice anlatım hakim. Gerçekleri evirip çevirmeden ama öyle başıboş da bırakmadan anlatan öyküler. Genel ağırlık ölüm teması üzerine. Her bir öyküde yeni soru, yeni bir bakış açısı ve yeni bir çıkarım. Usanıp sıkılmadan okunacak samimi bir anlatı.
Hiçbir şey anlatmak zorunda olmadığı hâlde çok şey anlatan birbirinden güzel cümleler.
DankSinem Sal · Kara Karga Yayınları · 0500 okunma
Sinem Şal'ın ilk kitabı olmasına rağmen bu kadar derin olması kaleminin ne kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor aforizmalar toplamı denmiş bence haksızca bir eleştri olduğunu düşünüyorum ve aforizmalar toplamının nasıl olduğunu anlamdırmaları için net Özgür bacaksız'ın kitaplarını okumalarını/okumaya çalışmalarını tavsiye ederim. Sinem Şal'ı okumayı çok sevdim. Umarım yeni kitabı yakında çıkarda okurum.
Dank: Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak.
Yiv-Set: Namlu içindeki oyuklara "yiv", çıkıntılara ise "set" denir.
Sinem Sal ile her biri ayrı bir roman konusu olabilecek öyküleriyle tanıştım. Kitapta Dank isminde öykü ararken fark ettim ki her bir öyküden sonra zihnimde beliren 'Dank' sesi çok sevgili Sinem Sal'ın vermek istediği. Ele aldığı konular ağır olsa da muzip bir kalemi var Sal'ın. Gözümüzün önündeki aile ve toplum sıkıntılarını (yalnızlık, şiddet, intihar hissi, ölüm,...) anlatıyor fakat öyle bir dille yapıyor ki bunu hem merak ettiriyor hem öyküler hiç bitmesin isteniyor. Her gün tanık olduğumuz bu hikayeleri farklı kılansa Sinem Sal'ın şahsına münhasır üslubu.
'Yiv' kısmındaki öykülerde anlamında da olduğu gibi 'oyuk'ları ele alıyor ve aile içi karmaşalara - özellikle yaşam ve ölüm temalarıyla- yol alıyoruz birlikte; belki kendi evimizde belki karşı apartmanda belki yan sokakta olan sıkışıklıklar bunlar. Set kısmındaki öykülerle apayrı dünyalara misafir oluyoruz, anlamındaki gibi çıkıntılar var bu defa. İçsel sıkıntıların toplumsal sorunlarla birleşmesini bilim kurgu filminin içinde gibi hissederek okudum, öyle özgün. Toplumda bireyin yerini kendine özgü şekilde dile getirmiş öykülerde. Kaybettiğimiz hisler, yaşamı sonlandırmak isterken vaadedilenler, yaşamın verdiği sıkıntılarla gelen son hissi,...
İki kısımdaki öyküler, oluklar ve çıkıntılar yani aile ve toplum birbirini bütünlüyor. Öykülerin her biri zekice kurgulanmış, tadı damakta bırakan türden. Çok, çok sevdim Sinem Sal'ın kalemini; değindiği noktaları ve bunları kendine özgü şekilde anlatmasını. Tanışılması gereken bir isim kesinlikle, tanışın lütfen.
DankSinem Sal · Kara Karga Yayınları · 0500 okunma
|kelime: tutunamamak|
Hayata, bazen aşka, çoğu zaman da topluma tutunamayanların öykülerini anlatıyor bu kitap. Kimi zaman distopik bir hava yaratırken kimi zaman da gerçekleri acı acı yüzümüze çarpıyor. Cümlelerin ustalığına hayran kaldım. Hikayeler bazı zamanlar beni yorsa, içine alamasa da içinde altın değerinde sözler var bu kitabın.
Sinem Sal’ın üslubunu beğeniyorum. Başlardaki öyküler biraz karanlık gelse de sonlara doğru kitap aktı. Birkaç hikayede kaybolabilirsiniz ama geneli asla öyle değil. Biraz Mine Söğüt Deli Kadın Hikayeleri tadında biraz da karanlık öyküler seviyorsanız hoşunuza gidecek bir kitap.
DankSinem Sal · Kara Karga Yayınları · 0500 okunma