#okudumbitti
#Darbe
#BekirYıldız
#everestyayınları
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, beni benden aldı. Öyle bir dili var ki okumuyor yaşıyorsunuz.
1980'lerde hemen herkesin evine bir acı girmiştir. Kiminin abisi, kardeşi, kiminin anası, babası. Yok olmuştur adeta, kim nerede, öldü mü kaldı mı belli değil. Yaftalanmak çok kolay, o nedenle kimseye bir şey soramıyorsun.
Kitaplar saklanıyor, insanlar saklanıyor. Çocuk aklımla kitapların niye saklandığına akıl sır erdiremiyorum.
1980 darbesi sonrası yaşananları felç geçirmiş Ali'nin anlatımıyla başlıyor. Arkadaşlarını satanlar ve kanının son damlasına kadar davasının peşinde olanlar.
Hamdullah Şimşek itirafçı.Karısı Narin ve oğlu Selim, Hamdullah'ı davası uğruna savaş verip öldüğünü düşünüyorlar ,onların nazarında kahraman. Ne yazık ki olay hiçte anne oğulun düşündüğü gibi değil. Kendi şeyini kurtarmak için, dava arkadaşı Kamer Can'ı ele verir, güya birini öldürmüştür.
Cezaevinde ki Kamer insanın aklının alamayacağı işkencelerden geçer de çözülmez. Canı pahasına da olsa kimseyi ele vermez.
Ali ve Kamer'den seksen sonrası, hapishanelerde ve güncel hayatta neler olduğunu tanıklık ediyoruz. Yazarla birlikte biz de yaşıyoruz. Mahkum insan değildir, ezilecek, üzülecek, hakaretin her türlüsüne maruz kalacak, acının dibine kadar yaşayacak ama ölmeyecek, kolay değil ölmek! Darağacına sağlam gitmelisin ki ilmek boynuna geçsin.
Bu ülkede çok acılar yaşandı, gözü yaşlı analar, yol bekleyen yavuklular, boynu bükük babalar. Dileğim aynı acılar tekrar tekrar yaşanmasın. Okurken insan dayanamıyor, yaşayanlar ne çektiler?
Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Kitapla kalın sevgili okur arkadaşlarım.