Dervişhane
Otuz gün boyunca bir genç ile ihtiyarın az ama öz olan sohbetlerine tanıklık ettiğim güzel bir eser okudum.
Büyük bir boşluğa düşüp arayış içine giren gencin yolu ihtiyarın fakirhanesine düşüyor.Az konuşup çok susarak soru(n)lara cevap bulduğu ilmi ve akıl yönünden çok güzel cevapların olduğu doyumsuz bir eser.. Şifa olmasını dilerim
-Sevgi nasıl olmalı o zaman üstad?
-Leyla’dan Mevla’ya geçmeyeceksen,Leyla sevgisine düşmeyeceksin.
-Sevgiye düşmek ne demek diye sordu genç
-Sevmek düşmektir evlat dedi ihtiyar.
-İyi ki dua var dedi genç
-İyi ki dedi ihtiyar. Allah’ın kuldan istediği şeydir dua
-Nasıl dua etmeli?
-Susarak dedi ihtiyar
Genç şaşırdı
-Susarak nasıl dua edilir
-İçte, ta yürekten..
Eyyüp AkyüzDervişhane
Soruları olan bir gencin hem bilge hemde derviş olan ihtiyarla diyaloğudur,
Modern dünyadaki sorunları birlikte konuşup çözümler üretmek adına birbirine dost ve samimiyet eşliğinde beraber çözümlemek için çıkılan bir yol veya yolculuktur...
"Çünkü herşey düşünmeyle başlar" dedi ihtiyar.
Düşünen bir genç ve bir derviş.
Tam 30 gün 30 soru.
Kitabı tek seferde okumayan yoktur diye düşünüyorum hem hafif hem vurgulayıcı.
Hem biran önce bitirmek istiyorsun, hem bitmesin istiyorsun.
Başa sarıp sarıp okunucak bir kitap.
Keşke diyorsun şu sohbete bende dahil olabilsem. Bir yandan da sohbetin tam ortasındasın zaten.
Okuyun!
Soruları olan gencin bilge ihtiyarla otuz günlük diyaloğu.
Modern dünyadaki sorunları birlikte konuşup çözümler üretiyorlar. Bir solukta okudum. Başucu kitabım oldu. Zaman zaman okuyorum. Hararetle tavsiye ederim.
"Alışmak tehlikelidir, dikkat!"
"Haddini bilmek. İnsan dünyaya yalnızca haddini bilmek için gelir evlat."
"Yaşamak farkında olmaktır."
İnsan çıktığı yolculukta bilge yoldaşla çıkarsa varacağı yer kendisi olur. Kendine varmayan yolculuklar yorgunluk ve kayıptır.
Çok iyi bir edip ve aynı zamanda latif bir sese sahip olan kırkbeşlik bir dostum bir ses kaydı gönderdi bana. Onun sesinin temizliğinden olsa gerek diye düşünerek 'çok hoş' demiştim. Çok hoş bir metindi... İhtiyar ve genç sohbet ediyordu. Düşünsenize! Halihazırda iki akranın yapamadığını iki uç yapıyordu. İyi de kim kimle sohbet etmiyor ki zaten diyecek olursanız, bir durun, demeyin derim. Etimolojik olarak kelimenin kökü tam olarak nereye kadar uzanıyor bilmem mümkün değil. Ancak dostluğu ve sonrasında sevgiye, gerçek bir muhabbete dayanıyor olsa gerek. Görünürde karşılıklı birbirlerine laf atan insanlar hep var ama sohbet var mı? Kaç kişi gerçekten sohbet edebiliyor? Modern dünyanın dikte edilen ve tuhaf ki gönüllüce yaşamak zorunda bırakıldığımız öğretilerine eleştirel bir bakış var bu kitapta. Ben okurken keyif aldım. Sele kapılmış olana balığın karnından gelen bir sesleniş. Taze bir bilgi. Hakikat hep diridir çünkü. İnsan öğrenmekten yorulur ve uyarılmaktan tiksinir. Size öğretiyor,uyarıyor ama yormadan ve sizi mahcup bırakarak. Zaten öğrenmenin temelinde hayret ve mahcubiyetin esrarengiz bir birlikteliği gizli. Okuyun derim bu kitabı. Biri okusun dinleyin de derim. Her ikisinde de kayıplarınızı görecek ama ümitleneceksiniz
Kuşkusuz bir çırpıda okuduğum,nasıl bittiğini anlayamadığım son derece akıcı bir kitap. Her bir bölümde insan bir içeleştiri yapmaya başlıyor. Güzel bir zaman eleştirisi.
Günümüzde kafası karışmış bir gencin rastgeldiği bir fakirhanedeki dervişle sohbetleri.
Özetle modern dünyayı , insanları ve öze dönüşü konu alıyor.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Bu elimdeki kitap, aslında günlük hayatta fikrimiz sorulsa ifade edeceğimiz, bildiğimiz hatta bize basit gelen konuları içeriyor. Basit gelen dediğime bakmayın, yapması ve düşünmesi basit ama hatırlarda kalmayan incelikler bunlar. Bu kitap aslında herkesin bildiği ama hatırlamaya ihtiyaç duyduğu şeyleri anlatıyor. Herkesin bildiğini zannettiği ama kimsenin uygulamaya geçirmediği öğütler. Aslında kitabu okurken şöyle düşündüm bu kitaptaki 30 günün maddelerini hayatımızda icra etsek ve çevremizde de bu tarz insanlar olsa.. Salihlerle beraber olmak... İşte tam da bu. Çok beğendim kitabı.. Herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar
Bir derviş ile sorularına cevap arayan meraklı bir gencin arasında geçen otuz günlük sohbetleri ihtiva eden bir modern derviş öyküsü...
Öğrenmeye istekli gencin günümüz dertlerini içeren soruların çözümlerini ihtiyar bize bir bir veriyor.
Bir şeylere uyanmak isteyenlere...
Düzce’de doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Düzce’de tamamladı. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünde lisans, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalında yüksek lisans, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalında doktora eğitimini tamamladı. Öğretmenlik yaptı. “Gençlerle Felsefe Atölyesi”, “Okuma Atölyesi”, “Yazarlık Atölyesi” gibi birçok atölyenin yürütücülüğünü üstlendi. Hece, Hece Öykü, İtibar, Muhit, Yolcu, Yedi İklim, İzdiham, Mühür vb. dergilerde şiir, deneme, sinema yazıları ve öyküleri; Yeni Şafak ve Star Kitap’ta kitap tahlilleri yayımlandı. Hem çocuklara hem yetişkinlere hitap eden masallar yazdı.