Tahmini Okuma Süresi:
20 dk.
Sayfa Sayısı:
12
Basım Tarihi:
1946
Yayınevi:
Ölmez Eserler Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·12 syf.··
2020 54. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 00:00
Destan Gibi'deki ana tema İstanbul özlemidir. Kitapta Türkiye'nin değişik yerlerine yapılan yolculuklarda yapılan gözlemlerden oluşturulmuş şiirler yer alsa da bu şiirlerin her birinde yolculuğu yapanın (muhtemelen şairin kendisi) İstanbul'u özlediği anlaşılabilir..
1000Kitap
Destan GibiOrhan Veli Kanık · Ölmez Eserler Yayınevi · 194667 okunma
Puan vermedi·12 syf.··
Beğendi
·
2021 148. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 23:50
Destan Gibi'deki ana tema İstanbul özlemidir. Kitapta Türkiye'nin değişik yerlerine yapılan yolculuklarda yapılan gözlemlerden oluşturulmuş şiirler yer alsa da bu şiirlerin her birinde yolculuğu yapanın (muhtemelen şairin kendisi) İstanbul'u özlediği anlaşılabilir. Orhan Veli, kitabında, bu hasreti dile getirmenin yanı sıra bazı toplumsal olaylara ve toplumun problemlerine de parmak bastı. Fakat, bu yaklaşımı yüzeysel kaldı ve küçük burjuvazinin görüş alanından ileriye gidemedi. Her ne kadar, artık, sanattaki halk sorununa bireysel olarak toplumsal olarak bakabilmeye başlasa da biçimci bakış açısı devam etmekteydi. Bu kitabında da Orhan Veli için "halkın zevkini bulup sanata hakim kılma" arzusu vardı. Şairin kendisi de iki yıl sonra yazdığı hikâyede bu durumu kabul ettiğini şöyle açıkladı: "Ama ne yazık ki biz o insanları tanımıyoruz. Girmişiz küçük burjuvanın içine yuvarlanıp gidiyoruz. Başka cemiyetlerin, başka sınıfların adamları olduğumuzu bile bile. Biz tanımadığımız sınıfın o fakir sınıfın adamıyız. Ama tanımadığımız için de onlardan, onların hayatından bahsedemeyiz." Garip Akımı'nın büyük bir destekçisi olan Nurullah Ataç, düşünce yerine duyguya önem verildiği ve şairi reddettiği geleneğe yöneldiği için Destan Gibi'yi eleştirdi ve konuyla ilgili olarak "Orhan Veli'nin yenildiği de oluyor. O zaman kendini bırakıyor kolaylığa, Yol Türküleri'ni yazıyor, İstanbul Türküsü'nü yazıyor, şu Delikli Şiir'e kadar iniyor. Bunlar gerçek Orhan Veli'nin değil, kendini unutmuş, düşüncesinden çok duygusuna uymuş, daha da kötüsü geleneğe, yıkmak istediği, yıktığı geleneğe boyun eğmiş bir Orhan Veli'nin, yenilmiş bir Orhan Veli'nin şiirleri. Ne var ki böyle yanılmalar çok azdır Orhan Veli'de, o asıl öteki güzel şiirlerin duygusuyla değil, düşüncesiyle yazdığı şiirlerin
Destan GibiOrhan Veli Kanık · Ölmez Eserler Yayınevi · 194667 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Orhan Veli KanıkYazar · 56 kitap
Orhan Veli Kanık, daha çok Orhan Veli olarak bilinen Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair 36 yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı. Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak duran Orhan Veli, hece ve aruz ölçülerini kullanmayı reddetti. Kafiyeyi ilkel; mecaz, teşbih, mübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı. "Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak" amacıyla yola çıkan Kanık'ın bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da şair, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu. Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı. 1941 yılında, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabında bu fikirlerinin örnekleri olan şiirleri yayınlandı ve Garip akımının doğmasına sebep oldu. Bu akım özellikle 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bıraktı. Garip şiiri hem yıkıcı hem de yapıcı özelliği ile Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilir. Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi. Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı. Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı. Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli'nin bu yönüne dikkat çekerek onu "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair" olarak tanımladı. Her ne kadar Garip döneminde yazdığı şiirleriyle öne çıksa da Orhan Veli "tek tür" şiirler yazmaktan kaçınmıştı. Durmadan arayan, kendini yenileyen, kısa yaşamı boyunca uzun bir şiir serüveni yaşayan Kanık'ın edebiyat hayatı farklı aşamalardan oluşmaktadır. Oktay Rifat bu durumu "Orhan Fransız şairlerinin birkaç nesillik şiir macerasını kısacık ömründe yaşadı. Türk şiiri onun kalemi sayesinde Avrupa şiiriyle atbaşı geldi." ve "Birkaç neslin belki arka arkaya başarabileceği bir değişmeyi o birkaç yılın içinde tamamladı." sözleriyle açıkladı.