Devlet ve Anarşi

Mihail Bakunin
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 41 dk.
Sayfa Sayısı:
271
Basım Tarihi:
Ekim 1991
İlk Yayın Tarihi:
1998
Yayınevi:
Kavram Yayınları
Orijinal Adı:
Statism and Anarchism
ISBN:
9789753660103
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·304 syf.·
2017 227. kitabı
Bu kitap aslında Bakunin ait bir derlemedir.Anarşizm'i anlamak için sistematik olmasa da gayet anlaşılır bir dille okuyucuya aktarıyor.Özgürlüğün inşası için iktidar ve otoritelerden sıyrılıp federatif yönetimlerin kurulması,bunun içinde anarşizmin pozitif olan yanını kullanılması gerektiğini ifade ediyor:tüm dünya insanlarının özellikle proleterya kitlesinin dayanışma gücü. Bireysel özgürlüğün sonsuzluğu için tüm insanlığın özgürleşmesi gerektiğini ve bunun için burjuvazinin inşa ettiği kavramların lağvedilmesi gerektiğini düşünüyor. Derleme bir kitap olduğu için bazı eleştiriler ayrı başlıklarda tekrar edilmiş olsa da anarşist ideolojiyi anlamak için okunmalı diye düşünüyorum
Siyaset
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Agora Kitaplığı · 2006207 okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2019 20:56
Sindirerek okumam gerektiğini düşüdüğüm için sınav döneminde okumayı tercih ettim, dolayısıyla bitirmem fazlasıyla uzun sürdü. Halbuki kitabın şaşırtıcı derecede akıcı ve eğlenceli bir dili var. Hatta bazı yerlerde resmen güldüm. Dönemine göre bu kitabı yayımlaması bile başlı başına bir cesaret işiyken, diliyle dahi baş kaldırmış, yaşananlar ve insanların tepkilerine mizah eklemiş sanki. Bakunin'in bu kitabın hakkını verdiğini düşünüyorum. Neye neden itiraz ettiğini, düşüncelerini, tarihi olayları mantık çerçevesinde oldukça yalın bir dille anlatmış. Genel görüşlerine katılmasa dahi bir insanın haklı olduğu bir nokta varsa tarafsız bir şekilde ona hak vermiş, yanlış olduğunu düşündüğü bir durumda da sebepleriyle birlikte neden böyle düşündüğünü açıklamış. Bu kitabı okurken hayli eğlendim. Aynı zamanda tarihi çok seven ve ilgi duyan biri olarak okullardaki tarih eğitiminin ne kadar yetersiz olduğunu fark ettim. Bize bahsedilmeyen, adı bile anılmayan öyle olaylar olmuş ki... Dolayısıyla bu kitabı okurken bir yandan da bilgi takviyesi yapmak gerekiyor. Toplumsal devrimin gerekliliğini, amacını ve nedenlerini başarılı bir şekilde ayrıntıyla anlatmış, ama yöntemlerine kısacık değinmiş ve sonrasında ne beklenmesi gerektiğinden bahsetmemiş bile. Tüm kitap boyunca "Devrim gerçekleştikten sonra yeni düzen ne olacak, nasıl olacak?" sorusu vardı kafamda ve kitabın son bölümünde en azından buna yer verileceğini umut ediyordum, fakat "Halk kendi yolunu bulacaktır" demekle yetinmişti sadece. Bu bakımdan hayalperest ve gerçekdışı olmakla Marx'ı suçlarken, Bakunin'in kendisi de öyle olmaktan kaçamamış bence. Sonuçta bir şeyler havada kaldı, tam yerine oturmadı. Yine de karşılaştıracak olursam, Komunist Manifesto'dan çok daha akıcı, mantıklı, ayrıntılı ve iyi yorumlanmış bir kitaptı.
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Agora Kitaplığı · 2006207 okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 11:24
Çok acayip bir adam bu bakunin. Bana okurken sürekli Don kişot'u anımsattı. Okurken acaba bu adam bir dahi mi yoksa deli mi diye sık sık kendime sordum. Hayır gayet ciddi söylediklerinde ve iddialarında. Bunu bugün başka ülkelerde ifade etmeye kalksa muhtemelen gökyüzünün ancak 20 metre karesini görebilir. Yazılarına hakim olmak için, Hegel kimdir,lassalle kimdir, marx ve angel kimdir iyi bilmek lazım; yoksa okuduklarınızı sindiremeyebilirsiniz. O kadar çok alıntı paylaştım ki, Bakunin yaşasa gözleri dolacak. Kitap sorduğu sorulara net ve kesin cevaplar vererek kendini haklı kılmaya çalışıyor. Katıldığım yerler var, o da marksizm hakkındaki iddiaları. Nasıl ki devlet olmadan yaşayamazsak, kominizm de imkansız bir düş geliyor. Ama işçiysen inanmaktan başka bir şey içinden gelmiyor. Nasılsa hep umut fakirin ekmeği olacak.
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Agora Kitaplığı · 2006207 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
"İnsanı yaşat ki; yaşayan tek bir devlet kalmasın!". -Mihail Bakunin- Petro ve diğerlerinin kurmaya çalıştığı imparatorluk fikrine, otoritenin her türlüsüne, hatta devrimcilerin kendi elleriyle kurmayı hayal ettikleri devlete, ordusu, polis gücü ve hapishanesi olan her disipline -ki bu ona göre; tiranlıktır- topyekün karşı olan bir adam o. O bir anarşist. Özgürlük aşığı paradoksal bir düşünür. Nutuk atmanın, vaaz vermenin ötesinde barikat barikat yükselen bir öfkenin ve halk kitlelerini kontrolden çıkaracak en tehlikeli fikirlerin sahibi... "Devlet ve Anarşi" ateşle barut gibi... Asla yan yana yaşayamayacak olan iki kavram belki de. Ürkütücü gibi gözükse de Bakunin'in "Yaşasın özgürlük!" nidaları kulaklarınızda çınlayacak, iç sesinizin çığlıklarını duyduğunuzda içinizdeki anarşistle tanışacaksınız. Keyifli okumalar
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Agora Kitaplığı · 2006207 okunma
3/10
·304 syf.··
2021 1. kitabı
Kitabın en az dörtte üçü tarihsel olayların anlatılması dörtte biri anarşiyi savunmak şeklinde. İnce bir kitap da değil emek istiyor verimlilik az. Yine de etkileyici sözler var tabi.
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Agora Kitaplığı · 2006207 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2025 14. kitabı
Bakunin hem teoride hemde pratikte var olan büyük bir devrimcidir. Bakunin'de en çok sevdiğim şey anlattığı şeyler be güncelliğini yitirmiş ne de terminoloji ile insanı sıkmıyor boğmuyor. Bu kitap da ise Bakunin' nin geleceği ne kadar iyi yorumlayabilen bir dahi olduğunu görebiliyoruz. Hem iki dünya savaşlarını doğru biçimde tahmin edebilmiş. Yani savaşların olacağını direk söylemiyor ama kutupları çok iyi tahlil edebilmiş. Ayrıca sosyalizm'in nasıl çökeceğini sosyalist ülkeler var olmadan sadece fikir aşamasında iken tahmin edebilmiş. Bu kitap sadece bir fikrin ya da ütopyanın kitabı değil aynı zamanda 19. Y. Y. Avrupa daki Uluslar İlişkileri anlamak için de iyi bir araç. Çevir iyi ve anlaşılır. Dipnotlar yerinde. Konuya ilgi duyan herkes sıkılmadan bir çırpıda okuyabilir.
Siyaset
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Öteki Yayınları · 1998207 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2016 33. kitabı
yönetim şeklinin ne olduğu nun pek önemli olmadığını her yönetimin halk üzerinde bir baskı kurmaya çalıştığını ,her yönetim karşı görüşte olanları düşman gördüğünü bunun ancak halkların birlik içinde karşı durabileceğini ,kooparatifçiliğin önemi anlatan güzel bir kitaptı
Devlet ve AnarşiMihail Bakunin · Agora Kitaplığı · 2006207 okunma

Yazar Hakkında

Mihail BakuninYazar · 10 kitap
Mihail Aleksandroviç Bakunin (Rusça: Михаил Александрович Бакунин; 30 Mayıs [E.U. 18 Mayıs] 1814 – 1 Temmuz 1876), tanınmış bir Rus devrimci ve kolektivist anarşizm kuramcısıdır. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve Anarşizmin babaları olarak anılan düşünürlerden biridir. Bakunin, Moskova’nın Kuzeybatısı'nda, Torzok ve Kuvşinovo arasındaki Piramukhino köyündeki aristokrat bir ailenin çocuğudur. 14 yaşındayken Topçuluk Üniversitesinde askerî eğitim aldığı Sankt-Peterburg’a gitti. Eğitimi 1832 yılında tamamlandı ve Rusya İmparatorluk Muhafız Alayı’na düşük rütbeli bir subay olarak atandı ve Minsk’e, Gardinas’a, Litvanya’ya (artık Belarus) gönderildi. Babası Bakunin’in askerî veya sivil göreve devam etmesini istiyorduysa da, o 1835 yılında ikisini de terk ederek, felsefe okumayı umut ettiği Moskova’ya geçti. Bakunin Moskova’da eski üniversitelilerden oluşan bir grupla arkadaşlık kurdu ve ardından sistematik bir idealist felsefe çalışmasına başladı. Özellikle de Schelling, Fichte ve Hegel’e yoğunlaştı. Başından beri o ve arkadaşları çalışmalarını, o dönem modern bilimin başkenti sayılan Berlin’e bir seyahat yaparak tamamlamak istiyorlardı. Bakunin’in âilesi bu yolculuğun masraflarını karşılamayı reddetti; ama sonunda yumuşadılar ve 1840 yılında yolculuğa çıktı. O sıralar Bakunin’in plânı üniversitede profesör olmaktı (arkadaşlarının deyimiyle “doğruluğun râhibi”). Fakat daha sonra “Sol Hegelciler” adı verilen radikal öğrencilerle karşılaştı ve onlara katıldı. Berlin’deki sosyalist harekete dâhil oldu. Buradan Proudhon ve George Sand’le karşılaşacağı, Polonyalı sürgünlerin lideriyle tanıştırılacağı Paris’e geçti. Paris’ten İsviçre’ye seyahat etti. Burada bir süre kalarak sosyalist hareketlerde faâl olarak bulundu. İsviçre’deyken, Bakunin Rusya hükûmeti tarafından Rusya’ya çağrıldı ve çağrıyı reddetmesi üzerine mallarına el konuldu. 1848 yılında Paris’e döndüğünde, Rusya’ya karşı ateşli bir saldırı başlattı ve bu Bakunin’in Fransa’dan sürülmesine neden oldu. 1848’in devrimci hareketleri kendisine demokratik bir kampanyaya katılma fırsatını verdi ve 1849 Mayısındaki Dresden ayaklanmasına katılması nedeniyle tutuklandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. Bununla birlikte idam hükmü ömür boyu hapse çevrildi ve Rus yetkililere teslim edildi. Hapsedildi ve 1855 yılında doğu Sibirya’ya gönderildi. Bakunin Amur bölgesine gitmek için izin talep etti ve buradan kaçmayı başararak Japonya’ya, ardından da 1861 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nden İngiltere’ye geçti. Geri kalan yaşamını batı Avrupa’da, özellikle de İsviçre’de sürgünde geçirdi. 1869 yılında Sosyal Demokratik Birliği kurdu. Bununla birlikte Birinci Enternasyonal’in uluslararası bir organizasyon olduğu ve yalnızca ulusal organizasyonların üyeliğe kabûl edildiği bahanesiyle Bakunin’in kurduğu birlik Birinci Enternasyonal’e alınmadı. Oluşturulduğu yıl dağılan bu birliği oluşturan çeşitli gruplar daha sonra Enternasyonal’e ayrı ayrı katıldılar. 1870 yılında Bakunin Lyons’taki başarısız bir ayaklanmaya önderlik etti. Ayaklanma daha sonra Paris Komünü için örnek teşkil etti. Karl Marx ve Friedrich Engels daha sonra bu komünü onayladılar ve onu proletarya diktatörlüğünün bir örneği olarak tanımladılar; bununla birlikte Marx Lyons’taki ayaklanmanın erken ve maceracı bir ayaklanma olduğu görüşündeydi.[2] Çünkü başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Aynı zamanda da Bakunin'in önderliğinde olması böyle bir değerlendirmeyi getirebilirdi. Bakunin’in 1872’deki Lahey Kongresi’nde Marx’ın üstün gelmesiyle Enternasyonal’den tasfiye edilmesi, Marksist düşüncenin devletin nihâî çözülmesinden önce kurulmasını öngördüğü işçi devleti görüşü ile Bakunin’in böyle bir ara basamağa gerek olmadığına dâir görüşü arasındaki uyuşmazlığın açık bir temsili oldu.[3] Marx’ın (dehâsını kabûl ederek) yaptığı sınıf çözümlemesini ve kapitalizme ilişkin öne sürdüğü ekonomik teorilerini kabûl etmekle birlikte, Devlet ve Otorite hakkındaki görüşlerini de son derece âciz, yetersiz buluyordu. Marx’ın küstah ve kibirli olduğunu ve yöntemlerinin komünist devrimi tehlikeye atacağını düşünüyordu. "Bakunin Yahudi kökenli olduğu için Marx’a saldırarak anti-semitist olduğunu da açığa vurdu" diyenler de vardır. Fakat ilginç olan Marx'ın redaktörlüğünü yaptığı Neue Rheinische Zeitung'da Bakunin'in Rus ajanı olduğunu iddia eden bir haberin ciddi imiş gibi yayınlanması ve Avrupa'da tüm burjuva basınının ve bunlara hâkim Yahudi kökenlilerin bu sözde haberi sık sık tekrarlamaları karşısında Bakunin anti-semitist sayılabilecek ifâdeler de kullanmıştır. Bu haber özellikle Marx'a çok yakın Utin (daha sonra Çar'dan özür dilemiş ve Rusya'da yaşamasına izin verilmiştir) tarafından sürekli gündemde tutulmuştur. Bakunin 1873 yılında Lugano’da bir köşeye çekildi ve 13 Haziran 1876’da Bern’de öldü.