Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
70
Basım Tarihi:
2021
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
ISBN:
9786052947043
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2025 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 10:22
Liberal bir hayat görüşüne sahip olan Rus yazar, artan yoksulluğa ve sosyal sorunlara karşı yepyeni bir yaşam anlayışı getiren aydınlanma çağının değerlerini savunur.
1000Kitap
DüellocuIvan Turgenyev · Mavi Çatı Yayınları · 202131 okunma
9/10
·69 syf.··
2022 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2022 17:33
Zamanında ülkesinde amansız eleştirilere tutulan Turgenyev için, şimdi buradaki nacizane okuyucu, burada bir önceki yorumunda eleştirilerin yanı sıra yazar hakkında asılsız bilgi vermelerin ve hatta iftiraların anlamsızlığına dem vurmuşken;bunların yazarın döneminden günümüze kadar sürdüğünü söylemişti bu önemsiz okuyucu. Bu 'Düellocu' başlıklı kısa hikayenin sonunda kitap editörünün hikaye hakkında olumlu ve olumsuz verdiği bilgiler yanlıştır. Bu hikayenin Puşkin'in hayatıyla uzaktan yakından hiç bir ilgisi yoktur ve benim bu söylediğim, internetteki biyografi portallarıyla sabittir... Yazarın diğer hikayeleri gibi şiddetli ruhsal durumların resmedildiği bu hikaye ve yazarın diğer hikayeleri kuvvetle tavsiye olunur... İyi okumalar...
DüellocuIvan Turgenyev · Mavi Çatı Yayınları · 202131 okunma

Yazar Hakkında

Ivan TurgenyevYazar · 57 kitap
Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 9 Kasım 1818 tarihinde Orel şehrinde varlıklı bir ailede doğmuştur. Annesi Varvara Petrovna Lutovina, babası Süvari albayı Sergei Nikoleviç Turgenyev’dir. Aile 1827'de Moskova'ya taşınır. Babası 1836 yılında vefat eder. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca'yı anadili gibi konuşmaya başlar. Yüksek öğrenimi için önce Moskova’ya oradan da St. Petersburg’a geçen İvan, Rus dili ve edebiyatı eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra Almanya’ya gider ve 1838-1841 yılları arasında Berlin Üniversitesi’nde felsefe okur. Daha sonra St. Petersburg’a geri dönüp iki yıl kadar bir devlet kurumunda çalışır. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Fransa’da tanıştığı “Gustave Flaubert” ile sıkı bir dostluk kurarak, daha sonraki yıllarda gerçekçilik akımının öncülerinden biri olmuştur. Ivan, ilk olarak 1850 yılında “Lüzumsuz bir Adamın Günlüğü” adını verdiği novellasıyla, ölümünden birkaç gün önce zihninden geçenleri not defterine aktaran bir yazarın hikâyesini anlatarak, yakın çevresine adını duyurur. Şöhretini ise 1852 yılında “Bir Avcının Notları” ile pekiştirir. İvan gençlik yıllarında özel eğitiminden geri kalan zamanları avcılıkla geçirmiştir. Yapıtlarındaki ince duygulu karakter çizimleri, lirik-müziksel dil onu Rus gerçekçiliğinin temsilcisi yapmakla kalmaz, dünya edebiyatının büyükleri arasına da sokar. Turgenyev, eserlerinde serflik ilişkilerinin insana aykırılığını, feodal-aristokrat Rusya'nın yıkılışını, yeni burjuva-demokratik güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtmıştır. Batıyla Doğu arasında kendini sıkışmış hisseden yazarın Çarlık Dönemi’nin Rus entelektüellerini irdelediği “Asilzade Yuvası" adlı romanı 1859 yılında yayınlanır. 1859 yılında annesi de ölünce, geriye kalan topraklar serfler ( toprak ağası adına çalışan köylü) arasında dağıtılırken Turgenyev’e de tüm hayatını rahatça idame ettirebileceği yüklü bir miras kalmıştır. Böylece dünyevi sorunlardan kurtulan yazar başyapıtı, “Babalar ve Oğullar” üzerinde çalışmaya başlar. Gençliğinde köylü kızlara duyduğu ilgiyi ve bu ilişkilerden doğan bir gayrı meşru kızını saymazsak Turgenyev hiç evlenmemiş, babalığını üstlendiği bir çocuk sahibi olmamıştır. Özel hayatı, gönül maceraları pek bilinmeyen Turgenyev’in otuzlu yaşlarda tanıştığı Pauline Viardot ise umutsuz bir aşk macerası olarak yaşamına damga vurmuştur. Altı farklı dili konuşabilen, iyi bir piyanist ve şarkıcı olan sevgilisi evli olduğu için bu çiftin yarı fiziksel, yarı duygusal beraberliği kısa süreli ilişkiler şeklinde uzun yıllar devam eder. Bozkırda Bir Kral Lear (1870), Ham Toprak (1877) gibi eserleri eleştirmenlerden beklediği tepkiyi alamadı ve kendini mutsuz hisseden Turgenyev, son kez ülkesini terk edip hayatının son dönemini bir türlü vazgeçemediği kadının, Pauline Viardot’nun yakınlarında, Paris’te geçirdi. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 3 Eylül 1883 tarihinde Fransa'da Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında öldü. Ölmeden önceki arzusu uyarınca naaşı Rusya'ya getirildi ve Belinski'nin mezarının yanına gömüldü.