Salgın. Durdurulamayan, öldürücü bir salgın..... Şehirdeki her şey bu gerçeği gösteriyordu. Her şey bu gerçeği haykırıyordu...
.
.
"Hangisi daha kötü: Yanan helikopter mi, Ebola mı?"
"Tabii ki yanan helikopter."
"Hangisi daha beter: Fare zehri mi, Ebola mı?"
"Tabii ki fare zehri."
"Hangisi daha fena: Ordudaki beyinsiz bir askerin elindeki molotof kokteyli mi yoksa Ebola mı?"
"Molotof kokteyli tabii ki."
.
Korkuya karşı ancak misliyle ya da daha büyük bir korkuyla savaşılabilirdi.
.
.
Merhabalar sevgili kitap dostlarım Bugün sizleri Ebola ile tanıştırmak istiyorum... Çünkü, uzun bir yolculuğa çıktı Ebola... Onun için uzun ama keyifli bir yolculuk elbette... Yıl 1976'nın Sudan 'ı... Mavi yakalı bir işçi olan Lewis, eşini aldatmaktan çekinmeyen , şahsına münhasır bir arkadaşımız... Kinşasa' ya yaptığı yolculukta Elaine'ye aşık olmuştu.. Elaine, Kinşasa'da fakir turistlerin kaldığı pejmürde bir pansiyonda oda temizlikçisiydi. Ancak, Ebola O'na hiç acımadı... Sanırım Lewis de.... Kongoya , metresinin yasını tutmak için gelmişti, Ebola'nın, yeni ülkelere açılacağı bir köprü olacağından habersizdi elbette... Yılın adamı ödülü ile birlikte Kongo 'dan Nzara'ya Ebola 'lı bir seyahate başlamıştı...
.
.
Eşi, arkadaşları, çevresi derken Ebola, görevini yerine getirdi .. Hatta inanmazsınız içten içe gülüyordu bile... Çünkü, Nzara'da Ebola'lı günler başlamış, trajikomik bir dille bizlere anlatılmıştı... Sizler de, 76 yılının çalkantılı dönemine, ortak olmak isterseniz doğru yerdesiniz der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın