Ejder Kelebek - Gündoğumu

·
Okunma
·
Beğeni
·
18
Gösterim
Adı:
Ejder Kelebek - Gündoğumu
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257170291
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinius Yayınları
Kendime dahi açıklayamadığım şekilde sevdiklerimin uğruna acı çekmeyi bırakmıştım. Bilinmeyen yüce seçilmişliğin güçleri, acılarda sınır tanımıyordu. Yüzyılın işlenmiş sapkın cinayetlerinden ve peşimizi bırakmayacak psikopat hedefin alanından çıkmak yetmiyordu. Tüm sevdiklerimizin ölümcül cesaretini kamçılayan, sağduyumuzu bozan yine kendi sevgimizdi. Düşmanların, lehine rolleri değişiyordu. Yaşamın gafil avladığı, istemediğimiz, gerek duymadığımız, asitli ateş hattında umursamaza doğru giden kurallarla yüzleşmek kolay olmayacaktı.

Kaderimde, sevdiğim kişilerin incitebileceğini bile bile seveceğim, savaşacağım ve koruyabileceğim hiç aklıma gelmezdi. Bütün ihtiyaçlarım yüzyıllık katilin düşmanına göre düzenlenmişti. Sonumun yeni başlangıcım olacağını bilemezdim. Acımasız psikopatlığın getirdiği ölümler, Ejder Çukuru’nun gerçekliğinden çok daha acımasızdı. Uyarılmaların olmadığı, geçmişe yetişilemeyen kısırdöngü devam ediyordu.

Sevdiklerim için öldüren bir felakettim. Acılarımı kendimden başka kimse gideremezdi. Bunu bilerek sevmeyi reddetsem de ruhum bedenimi ele geçiren bir mayın tarlasıydı. Seçim hakkım kalmadığında, severken, ölüm artığının sunduğu büyük risklerde; kazanılan zaferin, kaybedildiği yerdeydim.

Sevgide engellediğiniz, planlandığınız ilerlemelerden savaşamadığınız gibi kaçamıyordunuz da. Hayalini kuramadığım, sevginin gölgesini getirenler oluyordu.
“İstenmeyen sevgi, ne cehennem ne de cennete göre düzenlenmişti.”
552 syf.
·Beğendi·10/10
Ejder Kelebek GünDoğumu / Tülin Baturu Ocak
kitap sayısı:552
Kendime dahi açıklayamadığım şekilde sevdiklerimin uğruna acı çekmeyi bırakmıştım. Bilinmeyen yüce seçilmişliğin güçleri, acılarda sınır tanımıyordu. Yüzyılın işlenmiş sapkın cinayetlerinden ve peşimizi bırakmayacak psikopat hedefin alanından çıkmak yetmiyordu. Tüm sevdiklerimizin ölümcül cesaretini kamçılayan, sağduyumuzu bozan yine kendi sevgimizdi. Düşmanların, lehine rolleri değişiyordu. Yaşamın gafil avladığı, istemediğimiz, gerek duymadığımız, asitli ateş hattında umursamaza doğru giden kurallarla yüzleşmek kolay olmayacaktı.

Kaderimde, sevdiğim kişilerin incitebileceğini bile bile seveceğim, savaşacağım ve koruyabileceğim hiç aklıma gelmezdi. Bütün ihtiyaçlarım yüzyıllık katilin düşmanına göre düzenlenmişti. Sonumun yeni başlangıcım olacağını bilemezdim. Acımasız psikopatlığın getirdiği ölümler, Ejder Çukuru’nun gerçekliğinden çok daha acımasızdı. Uyarılmaların olmadığı, geçmişe yetişilemeyen kısırdöngü devam ediyordu.

Sevdiklerim için öldüren bir felakettim. Acılarımı kendimden başka kimse gideremezdi. Bunu bilerek sevmeyi reddetsem de ruhum bedenimi ele geçiren bir mayın tarlasıydı. Seçim hakkım kalmadığında, severken, ölüm artığının sunduğu büyük risklerde; kazanılan zaferin, kaybedildiği yerdeydim.

Sevgide engellediğiniz, planlandığınız ilerlemelerden savaşamadığınız gibi kaçamıyordunuz da. Hayalini kuramadığım, sevginin gölgesini getirenler oluyordu.
“İstenmeyen sevgi, ne cehennem ne de cennete göre düzenlenmişti.”

(Tanıtım Bülteninden)


kitap yorumum: Tülin hocamın daha önceden 13 vakti serisini okumuş ve film olması gerektiğini düşünmüş, hissetmiş ve çok beğenmiştim. Yeni seri Ejder Kelebek geldiğinde bu düşüncem daha da perçinleşti. Kim demiş Türk yazarları fantastik yazamaz diye. Bir çok fantastik yazan yazarımız var ama Tülin hocamın kalemi benim yanımda çok ayrı bir yeri var. Dostluğu bu kadar güzel anlatan, yardımlaşmayı, koşulsuz sevgiyi anlatan bir kitap birde üzerine güçler eklenince daha da hayata olan inancınız tazelenip, güçleniyorsunuz.
Kitaptan biraz bahsetmem gerekirse, Akita (seçilmiş) tuhaf ve yeni güçler de kazanarak daha da güçlenerek dostlarını kurtarmaya, aile yadigarını almaya ve Ejder Armeni bölgesine getirmeye kararlı.
Peki Akita bunu başarabilecek mi onu ancak kitabı okuyarak anlayabileceksiniz.
Hiç bilmediği bir ortam, tuhaf adetler ve kimin aslında ne kadar iyi ya da kötü olduğunun anlaşılmadığı birbirine karıştığı bir yer.
Acaba kurtulduğu sandığı düşmanlarından kurtulabildi mi?
Getor hayatta olabilir mi? Asıl tehlikede olan yoksa kendisi mi? Dengelerin sık sık değiştiği güç ve iktidar, entrikalar uğruna varılan netice ne olacak?
Sdffffataul eşliğinde keyifle okudum. Bence halen okumayanlar ve yazarımızın kalemi ile tanışmayanlar varsa 13 vakti serisinden okumaya başlayın. Yüreğimi değerli kalemi ile ısıtan değerli yazarıma bende kocam 13 diyorum.
sdffffataul eşliğinde kocaman 13.16.19.
Daha önceden yapılan yorumları kitabın sonuna jest yaparak basılması süper olmuş. Kendi yorumumu da sevgiyle gördüm ve bana kendimi çok güzel hissettirdi. Okuruna değer veren değerli yazarımıza ayrıca teşekkür ediyorum.
#alinti
Otların arasından gelen garip sese yöneldim. Ağaç dibinde kabın içinde haşladığı koca but elinde söyleniyordu. Ses tınlamaları farklıydı. Arkasından izliyordum, iki üç lokmada yutmasını sağlayan elindeki koca şişeyi kafasına dikti.

Kesinlikle okuyun.
Duygu Songül KAHRAMAN
552 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Fantastik roman olarak değerlendirdiğim yazarımızın, ikinci serinin ikinci kitabını mükemmel güzellikleri ile okudum. Fantastik tarzda, birçok yabancı yazarla mükemmel bir seviyede yarışacak yazarın çok güzel eseriydi...

Amani bölgesinden kötü olaylar yaşayarak ayrılmış olan Akita Min okyanusta kalmıştır. Geride kalan mil ve min kardeşlerini bulmak için uğracaktır.

Hikayenin ilk bölümünde Örmümcek Bölgesi yani Örler bölgesinde, Lalec Hanedanlığında yaşayacağı zamandı. Burada aradığı Mil bir kardeşi vardır. Sonunda Ximena Mili bulur. Burada tanıştığı Yabani yani Tasayu ile tanışır.

Burada tanıştığı Koby, hikayede yeni karakterlerimizden. Nigel ile yapılan savaş, Hudson ve Cael Mil ile yaşananlar ilk bölümün yaşananlar...

İkinci bölümüz ise Kızılkanat Hanedanlığında geçmekte. Rogeran'ı yenmek üzere gelirler. Akita, Ximena, Koby ve Yabani ile gelirler. Burada daha önce kurtardıkları Brisa ve Ruth Minler buradadır.

Burada geçen günlerde yeni Ejder Kelebek Yansıma ve Brisa'nın oğlu Gün Doğumu ile tanışırlar. Yaşananlar, Amani bölgesindeki ölümler gibi önce Koby'nin ölümü, sonra Brisa'nın ölümü... Gün Doğumunun kaçırılışı ve aramalarda bulunamayışı... Sonra olarak Ruht'un ölüm anında öğrendiği gerçekler...

SDFFFFFATAUL!... 13, 16, 19... İNES MUROYİVES...

Bilinmeyenlerin getirdiği kötülüğün içerisinde ölümün umutsuzluğu tekrar yaşamak istemiyorum. S.11

Çaresizlik ve bilinmezlik içerisinde her şeyi yaptıracak güce sahip olunabiliyordu. S.12

... kaybolduğu zamandan beri, tatlı yediğimde dahi ağzımın içi acı. Sen hücrelerini düşün, hepsi perişan, vücudum savaş modunda, uykusuz gecelerinde kötü davranmayı kendinde hak görme. S.99

Savaşmak; yozlaşmayı, sefaleti, işlememiş cinayetleri, acı çeken bedenlerin sonsuz kederini getirirken, sakinleşerek ağlayanların sesini kimsenin kesrmediği gibi ... Acı acıdır. Kader de kederin kederidir. S.120-121

Gerçekler, acı yalanların içindeki sırlarda saylıydı. Kendini bulmuşluğun gücü, bütün savaşların zaferini elde etmekti. S.133

Suçlu savunmasında suçlu olması zordu. S.137

... mimiklerini, güzel kokusunu, gülümsediğinde gamzelerinin yumulmasını, iri yeşil gözlerini koşarak tersinde, "ines muroyives" demesini özlüyordum. D.143

Hırsındaki açgözlülüğü, nefretinin acısıyla bizleri kaçırmayı başardı. S.148

Oyunların olduğu hayatlarda, iblis oyuna itilecek masum insanlar, su içinde ateştir. Rahat yaşamların içinde beklenmesi olaylar engellenemez. S.153

Yasakların yalan olduğu yerde, sürgün özgürlüklerin çıkışı olamaz. Sahte kurtarışlar, gölgenin gerçekliğindeki oyunlar her zaman kaybetmeye mahkumdur. Ödemeyeceğin bedellerde vakiti huzurun vedalaşması kabul görmez. S.240

Karanlık tünelin aydınlık çıkışını, seni düşünenlere bırakmalısın. S.269

Ölümlerin anılarımda kabuk bağlaması güçtür. S.269

İnsan severken uğradığı ihanet çok daha acı oluyor. Ölmeyi tercih ederim. S.302

İnsanların barbarca ölmesi, kuralsız kolların özgürlüğü, yönetim kurallarının başarısız korku standartlarıydı. S.338

Sevgide iyiliğinin, hırsının azminde, sadakatini yanlış kalplere yansıtırken kendini korumalısın. Hırçın lastiğin da öfkeni kontrol etmelisin, siyah düşüncelerini beyaza çevirmlisin, cennet de cehennem de sen olursun. S.385

Sevgi kendinden vazgeçtiğinde ona olan sevgi zamanıdır, sen bunu bilemezsin. S.396

Sevgide güç, adaletsizlikte savaş... S.397

Acı çektirmeyen duygular, güven vermeli kalplere. .... Kalpleri iyileştiritsen, beyin de acı çekmez. S.405

Sahte olan her şeyde varlığını görmek yetiyor. Bu işte benim rolüm yo. S.423

Seni tanımak benim en büyük cezam. Ödülünü çok güzel aldım. S.424

Sorguladıkları na yüzdüğün nehir yataklarında yolunu bulacağın yer, okyanus sularıdır. S.427

Sevgi bir lütuftur, herkese sunulmaz. S.428

Zor olmalı. Bit insanın nefretini yenmesi, kendisinden vazgeçmesine eş değer. Senin kadar güçlü olmayı isterdim. S.429

Umudunu yitirme. Başka bilmediğin birçok yabancı böogr bulunuyor. S.430

Güvendiğim insanların nankörlüğüne maruz kaldım, içimdeki ateş ders aldı. S.452

Ateşin buzları erittiği oyunların şakası olmaz. S.460

Düşündüklerimle gerçekler her zaman doğru olmuyor. S.463

Bitkin düşen, savunmasız insanların bıraktığı alanda kimse kimseye yardım edemiyordu. Cehennemin hayaletini kimse yenemezdi. S.465

Dünyadaki acılarınla en sefil insan olduğunu sanma sakın, ... S.500

İnsanlar sevgisizlik ve eşitlikle kalbini ölüme mahkum etmemeliydi. S.501

Sevenlerden ölesiye korkuyorum. Takip eden ölümün aldığı canları önceden yakalayamıyorum. S.510

Senin sevdiklerinin yaşamaları için tutkumdan vazgeçerim. Anlamanı beklemiyorum. Önemsemelerle, çok heveslenme! S.511

Seçilmişliğin, Ejder Kelebek'in ismi Gün Batımı olmamalı, doğa ananın biten zamanını kavramamalı. Yeniden doğarcasına ismi Gün Doğumu olmalı, ... S.535

Hiçliğimi yüzyıllık efsane Ejder Kelebek'le, seçilmişliğimle kazandığımı sanıyordum. Hayat doğduğum günden beri hiçlikler arasında durmamı, nefes almamı dahi istemiyor. S.536

Sefil yapacak olan acılarına çareyi de ilacı da bulacak olan sen olacaksın, ancak kendin dindirebilirsin. S.537

Gün Batımı ve Gün Doğumu yaşama sebeplerim de olsa Gün Batımı için körlülüğümün devam edip etmeyeceğini bilmiyordum. ... Kalbimin atması sadece nefes almamdandı, ruhum çoktan ölmüştü. Dibe vurmuştum ben. Sevdiklerinin nefeslerinin alınmasıyla, nasıl hayatta kalıp, hayatımı devam ettirebiliyordu. S.538

SDFFFFFATAUL... İNES MUROYİVES... 13 - 16 - 19 ...

Tülin Baturu Ocak ile birlikte...
Beklenmeyen aşkın zalim düşüncelerinde nefes alan birçok insanın, karşılıksız sevginin sevgisizliğinde boğulan nefesler, değişemeyen kaderleridir...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ejder Kelebek - Gündoğumu
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257170291
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinius Yayınları
Kendime dahi açıklayamadığım şekilde sevdiklerimin uğruna acı çekmeyi bırakmıştım. Bilinmeyen yüce seçilmişliğin güçleri, acılarda sınır tanımıyordu. Yüzyılın işlenmiş sapkın cinayetlerinden ve peşimizi bırakmayacak psikopat hedefin alanından çıkmak yetmiyordu. Tüm sevdiklerimizin ölümcül cesaretini kamçılayan, sağduyumuzu bozan yine kendi sevgimizdi. Düşmanların, lehine rolleri değişiyordu. Yaşamın gafil avladığı, istemediğimiz, gerek duymadığımız, asitli ateş hattında umursamaza doğru giden kurallarla yüzleşmek kolay olmayacaktı.

Kaderimde, sevdiğim kişilerin incitebileceğini bile bile seveceğim, savaşacağım ve koruyabileceğim hiç aklıma gelmezdi. Bütün ihtiyaçlarım yüzyıllık katilin düşmanına göre düzenlenmişti. Sonumun yeni başlangıcım olacağını bilemezdim. Acımasız psikopatlığın getirdiği ölümler, Ejder Çukuru’nun gerçekliğinden çok daha acımasızdı. Uyarılmaların olmadığı, geçmişe yetişilemeyen kısırdöngü devam ediyordu.

Sevdiklerim için öldüren bir felakettim. Acılarımı kendimden başka kimse gideremezdi. Bunu bilerek sevmeyi reddetsem de ruhum bedenimi ele geçiren bir mayın tarlasıydı. Seçim hakkım kalmadığında, severken, ölüm artığının sunduğu büyük risklerde; kazanılan zaferin, kaybedildiği yerdeydim.

Sevgide engellediğiniz, planlandığınız ilerlemelerden savaşamadığınız gibi kaçamıyordunuz da. Hayalini kuramadığım, sevginin gölgesini getirenler oluyordu.
“İstenmeyen sevgi, ne cehennem ne de cennete göre düzenlenmişti.”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Yasin Çalışkan
  • Duygu Songül Kahraman
  • Sevgi Sertel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0