Meteliksiz Âşıklar

Անկուտի սիրահարներ

Zaven Biberyan

Puan

8.110 üzerinden
66 kişi
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2019 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2019 17:32
Meteliksiz Aşıklar bir Zevan Biberyan romanı. Zevan Biberyan Ermeni edebiyatının en önemli yazarlarından biri. 1921 Kadıkoy doğumlu. Öğrenim hayatını İstanbul'da tamamladıktan sonra 3.5 yıl gibi uzun bir süre askere alınıyor. Askerden dönünce ilk olarak Jamanak gazetesinde yazılar yazıyor. Sosyalist düşünceleri ve zamanın siyasi atmosferi nedeniyle bir süre ülkeyi terk edip Beyrut'a gidiyor. 1953'te tekrar İstanbul'a dönen Biberyan'ın edebi hayatı Beyrut'tan döndükten sonra başlıyor. Üç romanı ve öykülerini Ermenice kaleme alan yazarın son romanı Karıncaların Günbatımı öldüğü yıl olan 1984'te basılıyor. Gelelim Meteliksiz Aşıklar'a. İsminden de anlaşılacağı üzere kitap; bir aşk hikayesi ekseninde gelişen bir dizi olay eşliğinde, 1950'ler Türkiye'sinin toplumsal hayatından bir kesiti, Ermeni bir ailenin yaşadıkları üzerinden sunuyor bize. Her ne kadar bir gençlik aşkı hikayesi olarak görünsede okudukca katmam katman önünüze serilen bir metne dönüşüyor kitap adeta. Yazar manevi ilişkileri açısından çöküş yaşayan bir ailede yaşanan baba-oğul çatışmasının ön planda olduğu bir kuşak çatışmasını, 6-7 Eylül olaylarını yaşamış bir ailenin, sonrasında burjuva yaşam tarzına dahil olma çabasını, günün siyasi atmosferi icerisinde Ermeni cemaatinde yaşanan günlük ve siyasi gelişmeleri, lise son sınıf öğrencisi bir delikanlı olan Sur'un kendinden birkaç yaş büyük olan sevgilisi Norma ile yaşadığı aşka sahip çıkma çabalarını ve hayatı sorgulayışını, toplumda kadına bakış açısından tutunda, bir gencin kimlik arayışına varıncaya kadar pek çok konuya değiniyor. Meteliksiz Aşıklar Zevan Biberyan'ın 1962 yılında Ermenice yazmış olduğu bir roman. 2017 yılında Natali Bağdat'ın çevirisi ile Aras yayıncılık tarafından Türkçe olarak basılıyor. Dilinin oldukça akıcı ve bol diyaloglu
Edebiyat
Անկուտի սիրահարներZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2017193 okunma
“Yarın…Hayatta yarın yok ki.”
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 12:20
Zaven Biberyan da tıpkı kendi zamanının yazarları gibi, toplum ve aile tarafından baskı gören, benliğiyle kavga veren, sıkışmış bir karaktere can veriyor. Biberyan’ın satırları tıpkı kendi zamanının yazarları gibi gri. Ama onu pek çok yazardan farklı kılan şey, insanı anlama ve anlatma ustalığı. Satırlarında gösteriş yok, süslenmiş bir paragraf bulmak imkansız. Ama insan hallerine yakın gözlüğüyle baktığından sebep, etkileyici olmak için buna ihtiyacı da yok. Karakterlerini tıpkı komşumuzun oğlu, bir tanıdığın kardeşi gibi giydirip yanımıza oturtuveriyor. Meteliksiz Aşıklar’da gayrimüslim bir gencin aşkını yaşamak için yaşadığı zorlukları okuyoruz. Ailesine karşı ekonomik bağımlılığının çaresizliğiyle ne olacağını, bu dünyada kendini nereye koyacağını lümpen tavırlarla soran, sıkışmış bir karakter. Ve neredeyse hayalet gibi kitabın tüm sayfalarına yapışmış dikizciler..Her yerde, her zaman gözetleyen, baskı altında tutan toplum imgesi. Kitabın sonuna kadar bu sıkışma haliyle müşkülüz. Sonra şaşırtıcı bir sahneyle her şey yerini kardeşlik ve beraberlik duygusuna bırakıveriyor. Burgazada sahilinde oturmuşuz, elimiz sevdiğimizin saçlarında.. Ahlaka mugayir ve huzur bozucu bulunduğu için yapıtları sansürün gölgesinden çıkamamış, ‘ermeni’ kimliğine karşı düşmanca tutum ve önyargılar yüzünden hak ettiği değeri görmemiş, az okunmuş, kıymeti az bilinmiş bir yazar. Maksim Gorki’yi, Flaubert’ı Türkçe’ye çevirmiş, Türkçe edebiyata sayısız katkı sunmuş bir çevirmen. Bizim topraklarımızdan geçtiği için gururlanıyorum. Çok okunsun dilerim. #natalibağdat çevirisi
Edebiyat
Անկուտի սիրահարներZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2017193 okunma
Reklam
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 83. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2022 10:24
Ermenice edebiyattan okuduğum ilk kitap. Beyni durmadan cümleler üreten bir gencin aşkına ve Ermeni bir ailenin hayata dair yaklaşımları. Sistemle barışmış, varolmayı bunda bulmuş bir baba, mutfaktan çıkmayan silik bir anne ve başına buyruk kardeşler. Nesil çatışması yaşayanların ruh halleri, düşünceleri iyi yansıtılmış. Durumu değiştirmeyi bilemeyenlerin çaresizlik içindeki saldırganlığı. Ailesinin baskısıyla karşılaşan Sur gençliğin verdiği güven bunalımı ve erkeklik halleriyle çevresine ördüğü duvarın içinde giderek yoğunlaşan bir öfkeyle baş başa kalıyor. Kitapta çok güzel bir metafor var röntgencilik. Acaba izleniyor muyuz? Acaba neden baktı? Sorular yeni sorular doğururken, sürekli izlendiğini düşünen birinin psikolojisi. İki aşığın hikayesine sıkıştırılmış İstanbul manzaraları.
Ermeni Edebiyatı
Անկուտի սիրահարներZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2017193 okunma
Bugün var, yarın yok!
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
“Yarın.. Yarından sana ne? Yarın böyle olur mu? Hava böyle güzel olur mu? Bir hafta sonra ne olur, belli mi? Yaşıyor olur muyuz? Gelecek ay İstanbul yerinde olur mu? Dünya yerinde olur mu? Yarın.. Hayatta yarın yok ki.. Ve bugünü elinden kaçırdığında, ne kalır geriye?” Sevgili Sur, Seni tanıdığım bu süre boyunca anlatacağım ve dinleyeceğim çok hikaye çıktı. Ben hikayelerin peşinden koşmayı ve onlarla yaşamayı seviyorum. Senin hikayen parasızlığın getirdiği bir dünyada açıldı karşıma. Karışabileceğin bir hayatın varken hepsinden uzaklaştırılmaya başlamıştın. Seni sana değil okuyanlara anlatmak isterdim. Üzerinde yapışmış düşmanlık Türkiye tarihinin en kötü olaylardan birine aitti. Sen kimsenin düşmanı değilken insanlar senin kimliğinde evlerinizi, dükkanlarınızı yağmalamıştı. Sevgisizliğin temellerini toplum atmıştı üzerine. Bu toprakların kan ile beslendiğini hepimiz biliyorduk. Ailendeki olaylar bu sevgisizliğin ateşini daha da arttırmaya başladı. Ben senin hikayeni okurken o evin içerisinde yaşamaya devam ettim. Eve girdiğin anda üzerine yapışan mutsuzluk evden ilk çıktığın ana kadar yakana yapışıyordu. Bazen annen kız kardeşindir ve onunla yaşarsın sevgini, geleceğini. Kardeşin senin için birşeyler yapabileceğini biliyordu. Ama senin adın Sur’du ve bizim dilimizde aşabileceğimiz bir duvar değildi. Sana verilen taşlar ile kişiliğini örmeye başladın. Yaptığın buzdan sarayda eritmeye bir ateş yakmaya çalıştı ailen. Önüne konan dünyanın en güzel yemeği de olsa gözyaşı ile sulanmıştı. Aldığın ekmek bir taş parçası olmaya başladı. Bana anlattığına göre 20’li yaşlarındasın. Lise son’a gidiyorsun ve hayatına Norma ile tanıştın. Sevgili Sur, hala Türkiye’de dışarıda öpüşenlere karışıyorlar. Biz bir adım daha ileri gidemedik. Seninle aynı zamanda yürüseydik yine ahlak
Edebiyat
Անկուտի սիրահարներZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2017193 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2025 21:26
1950’ler İstanbul’unda geçen romanımızın kahramanı Sur, 19 yaşında, 3 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu. Hal ve hareketlerinden zamanında annesi tarafından şımartıldığı ve çok da yokluk görmediği anlaşılıyor. Her ne kadar Sur, okuduğu, çalışmadığı için baba parasına muhtaç olduğundan kendini “meteliksiz “ saysa da. Ve kendisinden daha büyük olan ve çalışan sevgilisi Norma. Sıradan bir “aşk” kitabı beklemeyin. Hani romantizmden ölen, platonik bir aşk değil bu. 19 yaşın tüm hormonal değişimlerini bize hissettiren, gerçekçi bir anlatı. Sevişebilmek için dağ-bayır gezen kahramanımız, “röntgenciler” yüzünden huzura eremez. Evde de huzur bulamaz. Kuşak çatışması yaşar ebeveynleri ile. Çok gerçekçi yaşananlar. Tipik Anadolulu anne-baba düşünce yapısı ve “hayırsız evlat“ yeni nesil. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Beğendim. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Անկուտի սիրահարներZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2017193 okunma
Reklam
Reklam