Tarihimizin en çok tartışılan ve belki de en çok yanlış bilinen kahramanı. Evet, Enver Paşa, davası uğruna mücadele etmekten, doğru bildiğinin üzerine gitmekten bir an bile geri durmamış, cesur, gözü kara, bir emirle arkasında kocaman ordular toplayabilen büyük bir kahramandır.
Kitabımız, önsöz kısmında şu anlamlı cümle ile başlar: "Bir kişi hakkında görüş bildirmek için önce bilgi sahibi olmak gerekir."
Yıllarca, bilgi sahibi olmaktan uzak kişilerin, kulaktan duyma bilgilerle Enver Paşa hakkında olumsuz birçok şey söylediğine şahit olduk. Özellikle "Sarıkamış Harekatı" ve "I. Dünya Savaşı" üzerinde, bütün sorumluluk Enver Paşa'ya yüklenmiştir. "Sarıkamış'ta kurşun atmadan doksan bin şehit verdik" gibi klişelerle yine Enver Paşa, büyük karalamaların hedefi olmuştur. Sarıkamış Harekatında, planlamada hatalar olduğu kadar, Hafız Hakkı Paşa komutasındaki X. Kolordu'nun planlamaya uymaması da ağır yenilgiye büyük oranda zemin hazırlamıştır. Balkan Savaşlarında ağır hezimet yaşamış bir ordunun, kısa bir sürede birçok farklı cephede nasıl kora kor mücadele edecek seviyeye geldiğini de pek kimse düşünmez. Şartlar gereği Osmanlı'nın savaş dışı kalması da mümkün değildir. Sebepler kitapta gayet anlaşılır ve basit şekilde anlatılmıştır.
Yazılacak, dikkat çekilecek bir çok konu var aslında. Genç yaşta yükselişi, siyasette söz sahibi oluşu, Türkistan'daki mücadelesi, daha rahat bir hayat sürdürme şansı varken davasını terk etmemesi, M. Kemal ile olan ilişkileri hakkında yanlış bilinenler...
Bütün o yaşananların içeriğine inersek, incelememiz de alır başını gider. Bu sebeple kitabın kendisine dönelim.
Ömrünü davası uğruna harcamış bir kahramanın hayatını ve yaşadıklarını, kronolojik olarak ve kaynak belirterek bizlere aktaran kıymetli bir eser olduğunu söylemek gerekir. Sadece