Şimdi ben bunu neden okudum, nasıl okudum, ne kazandım, ne anladım? Hepsi cevapsız. Karışık anlamsız cümleler topluluğu gibi bana hitap etmedi belki de bilemedim
Kitaba neden bu kadar düşük puan verildiğini anlamakta zorlandım. Daha önce çok daha zayıf hikâye kitapları okumuş biri olarak, bu kitabın aldığı eleştirilerin biraz sert olduğunu düşünüyorum. Üstelik bu eser, henüz yolun başında olan bir yazarın ilk öykü kitabı. Buna rağmen içinde gerçekten dikkat çeken, okuru yakalayan birkaç güçlü hikâye var.
Özellikle “Bavul” adlı öykü, kitabın en etkileyici metinlerinden biri. Son öykü olmasıyla da mı ilgili bilinmez, ama olay örgüsü son derece akıcı ve sürükleyiciydi. Hatta bu öykünün tek başına genişletilerek bir romana dönüştürülebilecek potansiyele sahip olduğunu düşündüm.
Yazar cephesine baktığımızda ise, çoğumuzun onu yalnızca oyuncu kimliğiyle tanıdığı Songül Öden’i bu kez bir yazar olarak görüyoruz. Kendi ifadelerine göre uzun zamandır yazıyor, ancak bu metinleri ilk kez bir kitapta toplamış. Bu da aslında metinlerin tamamen “deneme” olmadığını, belli bir birikimin ürünü olduğunu hissettiriyor. Ayrıca dilinde bu altyapı kendini belli ediyor: cümleler akıcı, yer yer şiirsel bir anlatım yakalanmış. Okuması keyifli bir üslubu var.
Elbette kitap bütünüyle kusursuz ya da çok profesyonel bir iş değil. Zaten yazarın da böyle bir iddiası yok gibi görünüyor. Ancak bu durum, kitabın değerini düşürmekten çok, onu daha samimi ve gelişime açık kılıyor. Ben özellikle dilini ve genel duruşunu sevdim. Bu ilk adımın ardından, çok daha güçlü metinler yazabilecek bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum.
Kısacası, beklenti doğru ayarlanarak okunduğunda içinden gerçekten iyi hikâyeler çıkan ve yazarı için umut vadeden bir başlangıç bu kitap. Hakikaten beğendim.
“Söylemek istediğim şeyler var; hiç susmuyor ki!”
Songül Öden’in yazma ritüelini belki de en iyi anlatan cümle bu. Kendimi bildim bileli yazıyorum diyen yazar, ortaokul yıllarında çekmecelerde biriktirdiği günlükleri ve şiirleri gün ışığına çıkarmak için uzun yıllar beklemiş. Edebiyatın rüzgârına kolay kapılmamış; çekingenliğini aşması zaman almış; ilk öykü kitabı Eşrefimahlukat ile yalnızca bir oyuncu değil, aynı zamanda güçlü ve gözlemci bir anlatıcı olduğunu da ortaya koyuyor.
İncelemenin tamamı için;
literaedebiyat.com/post/esref-i-ma...
Bir çırpıda okunabilecek ortalama bir öykü kitabı. Çok vurucu hikayeler yok belki ama hayatın içinden konularla okuyucu kitapta tutmayı başarmış. Çok beklentiye girmeden okunabilir
Yazarı Songül Öden, 1979/Diyarbakır doğumlu.
Çocukluğu Ankara'da geçmiş.
Hacettepe Üniversitesi'nde şan eğitimi almış, Ankara Üniversitesi'nde ise Tiyatro bölümünden mezun olmuş.
Tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu yapıyor.
#eşrefimahlukat, 9 öyküden oluşan bir kitap. Yazarın ilk kitabı.
Baykuş öyküsünde altı parmaklı olarak doğan bir kız çocuğunun babası tarafından uğursuz olarak nitelenmesini anlatan dramatik bir öykü.
Unutmak, hazin bir aşk öyküsü ve unutmak kimi zaman büyük bir nimettir temalı.
Grev, çalışan babalar ve oğullarına dair bir öykü.
Ali İsmail Korkmaz ve kelebek etkisi yaratan insanlara ithaf edilmiş.
Kıl, umursamaz, çıkarcı insan profilini anlatan bir öykü.
#, sosyal medya ile manipüle edilen insanları, hayvan cinayetlerini işlediği öykü.
M.C.,kadın cinayetleri ve iki harfe sığdırılan hayatları anlattığı öykü.
Aşk, duygusal yıkımlarla biten bir aşk vedası.
Acı, duygularını bastırması istenen annelerin acı öyküsü.
Bavul, en uzun ve en duygusal öyküsüydü. Aynı anda büyük acılara maruz kalan bir kadının ruhsal onarımını işliyordu. Kur'an'daki İnşirah suresinin de çok güzel yorumlandığı bir öyküydü. En beğendiğim öyküsüydü Bavul.
Genel olarak vicdana, merhamete, anlamaya davet eden, sevgi, acı ve hüznün harmanlandığı duygusal öykülerdi.
1979 yılında Diyarbakır’da doğdu. Çocukluğunu Ankara’da geçirdi. Hacettepe Üniversitesi’nde yarı zamanlı şan eğitiminin ardından Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Tiyatro, sinema ve televizyon alanında birçok ödüle değer görülen ve bu alanlarda üretmeye devam eden Öden, 2011 yılından beri UNFPA Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu İyi Niyet Elçisi olarak görev yapmaktadır. 2025 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanan, öykülerini bir araya getirdiği #eşrefimahlukat ilk kitabıdır.