Kötülük Kavrayışı Üzerine Bir Deneme

Etik

Alain Badiou

Puan

8.210 üzerinden
36 kişi
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2019 34. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2019 21:46
Utanmasam kitabın tamamını alıntılamış olacağım bir noktada olduğumu fark edince, bu kitaba bir inceleme yazmak zorunluluğuyla da karşı karşıya kaldım. Belki de son zamanlarda okuduğum en zihin açıcı, bu ölçüde de oldukça farklı, postmodernizmin bu denli baskın olduğu günümüz dünyasında/akademisinde "böyle düşünmek zorunda mıyız ya hu?" sorgusuna çılgınca "hayır!" cevabı verebilen bir kitap bu. Peter Hallward, sonsözde şöyle diyor: "Badiou, bir yanda yeni Kantçı evrenselciliğin yıpranmış ahlaki kalıplarına, öbür yanda da şu ya da bu ölçüde hoşgörülü liberal-toplulukçuluğa, ilham verici, muhakemesi sağlam bir alternatif sunar". Evet, bir alternatif; belki de zihnin ihtiyaç duyduğu en gerekli şey. Zira insanlar olarak alternatifleri düşünmekte epey zorlandığımıza, zorlanmasak dahi, alternatifsiz baskıcı yaşamın, bir noktada bizi alternatifin olmadığı inancına ittiğine inanıyorum. Oldukça eleştirel bir çerçeveden bakıyor, gözlemlerimizi bu doğrultuda gerçekleştirip fikirlerimizi bir temele oturtma çabasını bu bağlamda kurmaya çalışıyor olsak dahi, baskın paradigmaların, düşünüşlerin, yaşam biçimlerinin dışına çıkmakta güçlük çekiyoruz ve bunu fark etmek bile vakit alabiliyor. Tam da böyle zamanlarda, en iyi ilaç, alternatifi insanın gözüne gözüne sokan bir çalışmayla karşılaşmak. Bu bir kitap da olabilir, bir film de, bir sohbet de. Burada, elimdeki kitap aynı zamanda ikisi de: hem bir kitap hem bir sohbet. Üstelik İngilizceye çevirenin sonsözü de yeterince aydınlatıcı; Badiou'nün metnindeki soru işaretlerini açığa kavuşturmaya yönelik doyurucu bir çalışma. Burada kitabın içeriğine dair detaylı bir şeyler karalamak istemiyorum; o tarzda bir inceleme yazmaya girişemem; bunu gerekli görmüyorum zira öyle çok alıntı yaptım ki burada yazacağım herhangi bir şey onları
EtikAlain Badiou · Metis Yayınları · 2019144 okunma
8/10
·180 syf.··
2021 50. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 19:15
Badiou etiğe döneminin postmodernist düşünürlerinden farklı yaklaştığı için oldukça önemli bir yere sahiptir. Etikten önce yolu bu soruna çıkan ilk sorgulamalara kadar döner. Bugünkü etik her şeyden önce insan hakları ile ilgilidir. Günümüzde etik insanı doğumundan ölümüne dek meşgul edecek, iyiyi merkez alıp kötüyü sınır dışı bırakacak evrensel yasalar dizinidir. Badiou adeta bu tanımdaki her kelimeyi yeniden tasarlayacak ve etiğe dair özgün bir anlayış oluşturacaktır. Buradan yola çıkarak ''İnsan var mıdır?'' sorusuyla başlar. İnsan hakları etiğinin temellerini irdelerken öncelikle Kant’ın doğal hukuk teorisine karşı çıkar. Onun için hukuk yasaları her şeyden önce kötüyü karşısına alır. Fakat esas olan iyiyi önüne almaktır ki iyi, kötüyü yaratır. İnsan hakları kötülük görmeme üzerine yapılanır. Burada Badiou'nün değinmediği fakat çok önemli gördüğüm nokta hukuk devletinde meşruluğun tanımıdır. Ahlaka uygunluğun ne ölçüde meşruluk olarak görülebileceği bizi Sokrates'in meşruluğu konuşturan Diamon'una kadar götürebilecek, düşünülmesi gereken bir sorundur. Bunun gibi bizim kişisel irdelemelerimizle, Badiou'nün söylemek istediklerine daha net bir yol çizebiliriz belki de. O, insanı bulacağımız yerin insanı hayvaniliğe götüren o çizgi olduğunu söylerken biz de ölümü ve ölümsüzlüğü düşünmeliyiz. İnsan hakları Badiou'nün gözünden bir hayatta kalma hakları olmaktan ziyade, insanın tam da hayvanilik çizgisinde duruşunun götürdüğü ölümsüzlüğünü koruma hakları olarak anlaşılmalıdır. Öteki'nin veya bir Başka'nın ontolojik mevcudiyeti konusu da Sartre'dan bu yana devamlı gündeme gelmiştir. 20. yüzyıl sonlarında Levinas bu sorunu daha farklı ele alarak etikle birleştirmiş ve bir öteki etiği yaratmayı amaçlamıştır. Levinas, aynılık ile ötekiliği bir diyalektik tutumla karşılamış
EtikAlain Badiou · Metis Yayınları · 2019144 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:00
Badiou, etiğin tekil ve evrensel olduğu yaygın kanaat ve teorileri reddeder. Tekil ve evrenselliğe dayanan, "Bir"i meydana getiren etik, Kötü üzerinden İyi'yi kuracaktır. Örneğin, siyasette etik, Nazi'lerin olumsuzlaması üzerinden ilkelerini ortaya koyar. Yahut, İnsan Hakları, "kurban" insan figürünün azaplarını baz alarak yasaklar getirir ve ardından İyi'yi kurar. Badiou ise hakikatler etiğini önerir. Hakikatler etiği, çoklu hakikatlerin her birinin kendi içinde öncelikle İyi'yi meydana getirmesidir. Badiou, hakikati meydana getiren şeyin "olay" olduğunu söyler. Bir "olay"ın insanı çağırması ile insan o güne kadarki cesedinden sıyrılır ve olayın çağrısına kulak vererek onun oluşturduğu hakikat sonsuzluğunda sürüklenmeye karar verir. Antigone'nin, erkek kardeşi ölüp "hain" ilan edilince Kral Kreon'a karşı başkaldırısı bu sürüklenmenin güzel bir örneğidir. "Olay" burada öldürülme ya da hain ilan edilme değildir, kardeşinin onurudur ve bu onur Antigone'yi çağırmıştır. Hakikat oluşumu ise hain ilan edilmiş kardeşinin, "hain" sıfatının ötesinde toplumun bastırdığı gerçekliğidir. Hakikat bu gerçeklik içinde sonsuza dek büyür, bu hakikate iştirak edecek insan ise bu hakikatin içinde "sürüklenerek" ve bu sürüklenmeye "sadakat" duyarak özneleşir. Aşk da bu çoklu hakikatlerden birisidir. Aşık olmamız, bir "olay"dır, bakışımız ile olay bizi çağırır ve hakikatin kapısı bize açılır. Etik, ancak bu hakikatlerin sadakati etrafında hakikatlerin farklı farklı gerçekliklerinde ortaya çıkabilir. Badiou'nun hakikat düsturu "Devam et!"tir. Hakikate sadakat, arzudan vazgeçmeden devam etme ile oluşur. Buradaki arzu, Lacancı bir arzuya tekabül eder. Lacancı arzu hiç de insana zevk veren, onun mutluluğunu umursayan bir fenomen değildir. O, Sokrates'in kendisini ölüme kadar götürdüğü
Felsefe
EtikAlain Badiou · Metis Yayınları · 2019144 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2022 5. kitabı
Teorisyen Badiou değil de polemikçi Badiou var. Akademik yazım biçimine alışmış bir okurdan çok popüler yazına kayan bir üslup var. Gelgelelim, bu metnin "kolay" bir metin olduğu anlamına gelmez. Badiou, insan hakları kavramlarına dayanan modern etiği paramparça ediyor, Levinas'ta bulunan başkalık etiğine karşı çıkıyor ve ardından özne, olay ve sadakate dayanan bir etik için tartışmayı sürdürüyor.
EtikAlain Badiou · Metis Yayınları · 2019144 okunma