Puan

8.410 üzerinden
2.331 kişi
DEPRESYON ULUSAL MARŞIMIZ
8/10
·456 syf.··
2024 127. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2024 20:47
"Ev dediğiniz dört duvar değil ki,orada sizi sevecek,saracak biri..." S:382 Romanda Camino de Santiago’nun Portekiz ayağının kıyı rotasını dostu Ogo ( arkadaş değil dost) ile yürüyen Seher’in iyolculuklarına, geçmiş hesaplaşmalarına tanık oluyoruz. ( psikoterapi tekniği EMDR. Freud bu kitaptada karşımızda.) Psikolog’u ile geçmiş fotoğraflardan anlar yakalayarak geçmişe travmalarına dönüyor. Yapboz parçaları gibi birleşen küçük anılar ve hikayeler bütünü oluşturuyor. Bu yolculuğa çıkanların hepsinin bir nedeni olduğunu okuyoruz sayfalar ilerledikçe. Zaten Camino de Santiago, Portekiz Hac Yolu olarak biliniyor. Bir amaç uğruna yürümek de mutlaka yeni şeyler öğretiyor, keşfettiriyor, iyileşmeye dönüşmeye yardımcı oluyor.( Kitabı okuyan veya okuyacaklar için yürüyüş üzerine Yürümenin Felsefesi kitabınıda okumaları kitabı daha iyi anlamlandırmanızı sağlayabilir. #228316652 ) “Artık kim ne kadar anlarsa… “ kitabın sonunda Seher okuyucuya böyle diyor. Peki ben ne anladım: Yalnız kalmaktan korkan ve dert eden birinin sonradan sadece yalnız kalmak herşeyi yanlız yapmak istemesi ve insanlara tahammül edememesi, çaresizliği ile baş edebilmek için esas duygularının aksi gibi davranmaya çalıştığının farkına varan, kendine attığı bu yalanlardan hissettiklerini yaşamaktan kaçarak yaşamla boğuşması. “Ben kendime Yalanlar söyledim Sonra ben o kendimden Onları dinledim Dinledim Dinledim ” Özdemir Asaf Seher’in iç dünyası; kendine kızan barışmaya çalışan biri, Senarist olup hayatından, yapmak istediklerini dizi senaryosu olarak yazıyor, hayata geçiriyor. ( siz olsanız dizinizin konusu ne olurdu?) Yol boyunca devamlı olduğu anda değil devamlı geçmişi ile kafasında döndürmesi Ogo’nun seslenmesiyle kesilen hatıraları. Olduğu anı hiç yaşayamaması ve farkındalığından
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Nermin Yıldırım hayranlığımı nirvanaya taşıyan kitap...
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 21:40
"Ev dediğiniz dört duvar değil ki, orada sizi sevecek, saracak biri..." Siz bulabildiniz mi evinizi? Dört duvar arasında yıllar geçerken, ne kadar evinizde hissettiniz kendinizi? Evini bulan şanslılardan mıydınız, yoksa Sabahattin Ali'nin dediği gibi "Gerçekte hep yalnızdım, hiçbir yerde kendimi evimde hissetmedim." diyenlerden miydiniz? Ev dediğimiz nedir ki? "İnsanın evi karnının doyduğu, kalbinin olduğu yerdedir." diyen Orhan Pamuk, "Bir ev; sokak, şehir ya da tuğla ve harç gibi yapay şeyler değildir. Ev insanın ailesinin olduğu yerdir." diyen John Boyne yanılıyor olamazlar değil mi? Bir yere Ev'im diyebilmek için sarılıp sarmalandığın, beraber gülüp beraber ağlayabildiğin, varlığı yokluğu paylaştığın bir ailen olmalı. Büyükken her ne kadar buna duyulan ihtiyaç azalsa da gerçek bir 'Ev' çocuk için temel ihtiyaçtır. Eksikliğinin açtığı yaralar yıllar sonra bile kapanmayan, muzdaribini yollara düşüren ve bitmeyen bir arayıştır 'Ev' arayışı... Bu kitapta Seher, arkadaşı Ogo ile İspanya'daki, Camino de Santiago'ya yürüyerek gidiyordur. Hristiyanlıkta hac yolculuğu olarak kabul edilen bu yorucu yolculukta sadece mekanda yolculuk değil, zamanda yolculuk da vardır. Bu gerçek anlamda bir zaman yolculuğu değil, zihnen geçmişe dönüşler şeklinde bir yolculuk. Seher yürüyüş sırasında aldığı evsiz geçen çocukluğunu, aldığı terapileri hatırlar. Seher'in çocukluğundan itibaren bir yere ait olamayışının bugününe nasıl yansıdığını görürüz. Nermin Yıldırım, Ev kitabında bize evin ne olduğunu, Seher karakteri üzerinden anlatıyor. Seher küçük yaşlarda annesi ve babası tarafından terk edilmiş, bir süre dedesi ile yaşamış dedesinin ölümünün ardından da birkaç yıl amcasında birkaç yıl halasında derken Türkiye'nin pek çok şehrinde yaşamıştır. Tam bir yere alışacakken sonra yine
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Reklam
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2021 129. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2021 21:24
Bu kitabı okuduktan sonra ikna oldum ki ben evsizmişim. Her şey 2006 yılında üniversiteye gitmek üzere evden ayrılışımla başlamış. Başlamış diyorum çünkü evsiz oluşumun farkına bu kitapla vardım. Evsizim derken on beş yıldır tabiki sokaklarda kalmadım. Aslında ev olmayan ama benim ev sandığım evlerde kalmışım.. Bir minderden diğerine, bir evden öbürüne gidişler, toplanan bavullar, vedalaşılan arkadaşlar, geride kalan şehirler, tren kompartımanları, otobüs koltukları, koridor boşlukları, pencere kenarları, camdaki buğuya yazılan isimler, süzülen yağmur damlaları, gece karanlığında parlayan uzun yol ışıkları, gidişler, gidişler, gidişler... Koparak, sancıyarak, her defasında bir parçayı daha geride bırakarak gidişler ve her varılan yeri yuva bellemek için ısrarlı direnişler. Yeni şehirler, yeni evler, yeni yüzler, yeni açılan bavullar, kurulan odalar , yeni baştan tanışılan arkadaşlar, edinmeyi bekleyen yeni alışkanlıklar, kendini sevdirmek için yeni telaşlar, içinden kışkışlamaya çalıştığın öksüz duygular, içine yeni girdiğin fotoğraflar, her fotoğrafta burnunun direğini sızlatan o misafirlik duygusu, olur olmaz yakana yapışan korkular...Derken çerçeveletecek vakit bile bulamadan apar topar yeniden içinden söküldüğün fotoğraflar, toplanan bavullar, gelişigüzel vedalar, tren kompartımanları, otobüs koltukları, koridor boşlukları, pencere kenarları, camdaki buğuya yazılan isimler..... Herkesin içinde başka türlü bir ev hayali. Bir çatı, bir yuva, bir sevgili, bir dost, bir ben hangi kisveye bürünürse bürünsün, içine girip sığınabileceği, orada kendini güvende hissedeceği, imkansız bir huzur telakkisi. İşte o huzurun terkibi kimimiz için envanterlerde anılmayacak denli tali, ruhi bir reçeteden ibaretti. Tam da böyle olduğu için bazılarımız ısıtmayı beceremeyen evlerimizi
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Buen camino / la vida no es ningún camino de rosas
9/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2024 168. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 18:38
Dünyayı hatta sonrasını da çocuklar kurtaracak. Çocuklar anne babasını kurtaracak, yine bu çocuklar anne baba olup hayatları kurtaracak. Çocukluk denilen şey tohum gibi tohum da kaderin en belirgin filizi... Kendi çocukluğunu kabul edip kurtar sonra kendini kurtar ki yaşam yük olmaktan çıkıp yaşanır hale gelsin. Bir evi olamayanların öyküsü ...bir evden öbürüne gidişler. Toplanan bavullar, ve dalaşılan arkadaşlar, geride kalan şehirler, tren kom­partımanları, otobüs koltukları, koridor boşlukları, pencere ke­narları, camdaki buğuya yazılan isimler, süzülen yağmur dam­laları, gece karanlığında parlayan uzun yol ışıkları, gidişler, gidişler, gidişler. Koparak, sancıyarak, her defasında bir parçayı daha geride bırakarak gidişler ve her varılan yeri yuva bellemek için ısrarlı direnişler. S:61 Değişik hayatları yalnız kalmamak için çekmek zorunda kalan bir can... ...kendini sev­dirmek için yeni telaşlar, içinde tek fotoğrafın olmayan aile al­bümlerine metanetle bakmaya çalışmalar, s:61 Kitapta dostluklar ve dostların birbirini kabullenmeleri, kendilerini rahat hissettikleri öyle olaylara şahit olacaksınızki bir alıntı imdadıma yetişti... Kontrolü kaybetmekten ödüm patladığından genellikle temkinli içerdim. Ama Ogo'yla birlikteyken o kadar kasılmam gerekmezdi; azıcık çakırkeyif , hatta bazen düpedüz sarhoş olmakta beis görmezdim. Bilirdim ki ne kadar içip sapıtırsam sa­pıtayım onunlayken kendimi sefil, saçma, yetersiz hissetmeye­ceğim. Ogo'nun yanında rahatlıkla bazen bil­hassa sarhoş olur; içimden abuk sabuk şeyler söyleyip yapmak geldiğinde, kendimi tutmak yerine biraz daha içip olacakları ha­tırlayamayacağımı garantilemenin yolunu bulurdum. S:164 Önemli olanın yaşama gücü verecek olanlara ihtiyacımızın olduğundan bahsedilmiş. Herkesin artısı eksisiyle
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 21:40
İnsan bazen başına geleni yok sayarak atlatmak ister. Nermin Yıldırım, Ev. Ruhsal ve psikolojik güzel çözümlemeler vardı kitapta. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Sade ve yalın bir dil ile, küçük bir kIz çocuğunun oradan oraya savruluşunu anlatmış yazarımız. Kim severse sevsin anne ve baba sevgisinin yerini hiçbir şey tutamaz. İyi bir ailede yetişmiş şanslı çocuklar her zaman hayata bir adım önde başlıyor. Karakterlerin depresif olması nedeniyle kitap biraz ağır ilerlesede eve giden güzel bir yolculuktu. Keyifli okumalar, kitapla kalın. Ne arıyordun ki? Evimi...
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Reklam
Reklam