Kitap beni benden aldı. Satırlar arasında kayboldum resmen, birçok yerinde gözyaşlarımı tutamadım, hiç bitmesin istedim. Nasıl şükür, tevazu, huzur dolu bir kalemdir böyle. Dinimizi bu denli övmesiyle mutlu olurken, Allah'ın ona yaşattığı duyguları kıskandım. Her kula nasip olmaz batıldan uyanıp, Hakk'a dönmek... Modern bir dansçı iken İslam dinini tanıyıp, Müslüman olan Rabia şöyle diyor kitabın bir yerinde: " Rabbim beni güzellik ve hayret dinine davet etti, sonsuz Cemalullah alemlerine çekti. Nasıl aşka düşmeyecektim? Başka dinlerin aksine, İslam hayret dinidir. Ağaçlar, bitkiler, dağlar, bütün tabiat Allah'a hayrandır. Allah'ın sevgili peygamberine duyduğu muhabbet, yaratılışın sebebi olmuştur... Sanatçı arkadaşlarım İslam'ı bulmakla neler bulup yaşadığımı bilseler, aşk diplomasını almaya koşacak, içeri alınmayı bekleyeceklerdi. Kainatın Efendisi'nin dilinden dökülen şu cümleyi okuduğumda erimiştim: 'Ey Rabbim! Sana olan hayretimi artır!' "
İsviçreli balerin,dünyaca ünlü modern dansçı Rabia Christine Brodbeck'in nasıl bir şekilde İslam'la tanıştığını,hayat hikayesini ve bazı önemli yorumlarını okumak keyif vericiydi.Özellikle belirtmeliyim ki kitap içerisinde çok güzel sözlere yer verdiğinden ve olaylara bakışından etkilendim.Yazarımız İslam'la tanışmakla kalmayıp tasavvufî yönden de çok şey katmış kendine.Kendini bunlarla süslemeyi başarmış.Sizin de okuyup kendinize farklı bir bakış kazandırmanızı dilerim...
Bazı kitaplar yazılmaz, yazdırılır. Bu kitap da bence onlardan biri. Rabia brodbeck’e sadece yazar diyemeyiz, o bir Hak aşığı. Satırlarını okurken siz de böyle bir aşk ile sarhoş olmak istersiniz.
Fakr'a ÖvgüRabia Christine Brodbeck · Sufi Kitap · 2017107 okunma
İlk kitabın ismi çok dikkatimi çekmişti. Sahneden Secdeye Yolculuk. Tv programında kendisinin dilinden İslami ve ülkemizi dinlediğimde hayatını tanıma isteği oluştu ve kitabı ile tanıştım. İsviçreli eski bir dansçı olan Rabia . Christine Hanım 1986’da New York’ta arkadaşlarıyla dolaşırken, bir mescidin duvarında, “Varlık, Hiçlikle Başar” yazısını gördü. Bu yazı onun hayatını değiştirdi. Mescitte görevli hocadan, bu sözün anlamını sordu. Christine Hanım bu hoca sayesinde insanın Rabbi katındaki değerini öğrendi. İnsan Yaratcısının huzurunda secdeye kapandığında aslında bir hiç olduğunu, O’nun ikram ve rahmeti sayesinde var olduğunu, ancak bu sayede de yaşamaya devam edebildiğini fark ettiğinde, gerçekten var olmanın anlamını idrak edebilir. Oysaki ona daha önce anlatılan insan, değersiz ve Adem ile Havvanın işledikleri günahın ağırlığını taşıyan biriydi.
Christine Hanım bu vesile ile fıtratının sesine uyup İslam ile müşerref oldu. Ardından İstanbul’a geldi. Burada Rabbine olan manevi yolculuğunu devam ettirmektedir. Rabia Hanım, dansçı olmasından dolayı herhalde, en çok namazdan zevk aldığını belirtiyor:
“Gördüm ki namazı anlamak ve namazı yaşamak için dans, güzel bir araçtır. Sanki sahnedesiniz. Hareketler tam bir koreografi. Namazda her hareketi doğru bir şekilde yapmak lazım ya. Dansta da aynı şey var. Namazda ilahi huzurdasınız. Hareketlere tam konsantre oluyorsunuz. Bir dansçı gibisiniz. Doğru zaman, doğru hareket, mükemmel duruş. Siz bir sahnedesiniz. Fark ne? Namazda Allah’ın huzurundasınız, dansta halkın huzurunda. Allah sizi seyrediyor. Sonra aranızda bir ilişki oluyor, sevgi oluyor. Dans, namaz konusunda bana yardım etti. Dansla ben, büyük bir hassasiyet kazanmıştım ve namazda onu kullandım. Namaz, şimdi benim en büyük zevkim.
Kur’an okumak var, zikir var,
Fakr'a ÖvgüRabia Christine Brodbeck · Sufi Kitap · 2017107 okunma
İsviçreli balerin,dünyaca ünlü modern dansçı Rabia Christine Brodbeck nasıl bir şekilde İslam'la tanıştığını, sahneden secdeye yolculuğunu adım adım anlattığı bu eserinde bizi hem eşsiz bir yolculuğu izlemeye hem de kulluk ve aşk sırrını keşfetmeye davet ediyor. Hayat hikayesini ve bazı önemli yorumlarını okumak keyif verici.Tasavvufî, şükür, tevazu, huzur dolu bir kalem.Sizin de okuyup istifade etmenizi dilerim️
İsviçre’nin Basel şehrinde doğdu. 12 yaşında bale eğitimine başladı. Londra’da bale ve modern dans eğitimi gördü. Tek başına gerçekleştirdiği performanslarla dünyaca ünlü bir modern dansçı haline geldi, ödüllere layık görüldü. 1986’da New York’ta İslâm ve tasavvufla tanıştı. 1987’de Müslüman oldu. 1992’den itibaren İstanbul’da yaşamaya başladı. Brodbeck, birçok televizyon kanalında farklı programlara ve konferanslara davet edildi. Keşkül, Altınoluk gibi çeşitli dergilerde ve birçok gazetede makale ve röportajları yayımlandı. Ayrıca yazarın hayatı; “Avrupa’da İslâm” projesi dâhilinde, TRT’nin Avrupa Birliği için hazırladığı belgesel programına konu oldu.
Türkiye’de Fakra Övgü ve Hazreti İnsan adlarıyla yayımlanan iki kitabın birleştirilmiş versiyonu (From the Stage to the Prayer Mat, Tughra Books) 2009’da New York Kitap Festivali’nde Maneviyat (Spirituality) ödülüne layık görüldü. Rabia Christine Brodbeck, hâlen Hazreti Mevlânâ ile alâkalı bir eser hazırlamaktadır.