Puan

8.210 üzerinden
3.503 kişi
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2019 136. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2019 19:20
Kesinlikle efsane bir kitap. On sene sonra bile aynı zevki veriyor. Bir sahnede bütün yaşamı, ölümü, cenneti,cehennemi... her şeyi anlatan ve anlatırken çok anlaşılır ve sade bir dil kullanması... Kalmadı böyle yazarlar maalesef.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Turkuvaz Kitap · 200716,9bin okunma
Bu romanı herkes yaşar, ama çoğu farkında olmaz.
Puan vermedi·332 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 00:00
Faust, bir bilim insanı, bilgin… Ama bilgisiyle mutlu olamıyor. Çünkü hayatın özü bilgi değil sadece: hissetmek, yanılmak, yaşamak da var. Bunu fark ettiğinde şeytanla – Mefisto ile – bir anlaşma yapıyor. Bu anlaşma, aslında birçok insanın kendi hayatında yaptığı pazarlıkları andırıyor: Mutluluğun peşine düşerken, nelerden vazgeçiyoruz? "Sen nefsine güvendiğin anda, yaşamanın sırrını anlamış olacaksın." Faust bu felsefeyle yaşamına devam ediyor. Sevmek isterken yıkmak, ararken kaybetmek Faust'un düşüşüne sebep oluyor. Demek ki hayat sadece başarılarla, bilgiyle ölçülmez. Hatalarımızla insan oluruz... Faust'un içinde iki kişi büyüyor: biri bilen, diğeri isteyen. Roman ilerledikçe ordan Faust, bu taraftan okur kendiyle yüzleşiyor. Hayatımızın her anında Mefisto ile karşı-karşıya kalıyoruz. Hep fısıldıyor bize: Kendini bana bırak, bana güven... Ve sonuç: düşüş... Eserinin dramatik ve mistik havasını Goethe başarıyla yansıtır. İki bölümden oluşan romanın ilk bölümü tutku, hata, pişmanlıklarla ilerlerken, ikinci bölüm felsefi ve simgesel ilerlemektedir. Klasik edebiyatı insanı olsam da, zor ilerledi kitap benim için, ama iyiki okudum. Her kese faydalı okumalar dilerim.
Edebiyat
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Turkuvaz Kitap · 200716,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·332 syf.··
2025 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 22:41
Olay, tarihi Faust'un yaşadığı dönemleri, yani Orta Çağ'dan Yeni Çağ'a geçiş dönemini kapsamaktadır. Bugünkü Almanya'da, Leipzig ya da Harz bölgesinde geçmektedir. Oyunun baş kahramanı Faust; felsefeyi, tıbbı, doğa bilimlerini, teolojiyi araştırmış, gençlik ve olgunluk çağını yeryüzünün sırlarını çözmek için tüketmiştir. Yeni Çağ'ın başlarında tarihi Faust gibi itibarlı bir araştırmacı ve öğretmen olan Heinrich Faust, hayatının bilançosunu çıkarır ve oldukça sarsıcı bir sonuçla karşı karşıya kalır: Bir bilim adamı olarak derin bir araştırmadan ve gerekli çıkarımlardan yoksun kaldığını ve hayatını dolu bir şekilde yaşamayı beceremediğini anlar. Bu ikilem arasında sıkışıp kalırken, memnuniyetsizlik ve huzursuzluktan kendini kurtarmayı başarırsa, ruhunu şeytana satacağına dair ona söz verir. Faust'u tekrar hayata bağlayacağına, kendisinin, yani Faust'un beşeri zevk ve hazlarda anlam bulacağına dair bir anlaşmaya varırlar, şeytan Faust'u gençleştirerek dünyayı gezmek üzeri onu yanında götürür. Ve Gretchen olarak adlandırılan genç Margarete ile aşkı için Faust'a yardım eder. Faust'un bu arayışı Şeytan'ı rahatsız etmektedir. Çünkü pek insanı felaketlerle yok etmesine, pek çok insanı dünyasal hazlarla uçuruma düşürmesine karşın, yeryüzündeki Faust adındaki doktor, akıl ve bilgi ile kendisine direnmektedir. Tanrı'dan Faust'u doğru yoldan çıkarmak için izin isteyen Mefisto, onun bunalımlar içinde olduğunu bir gece karşısına çıkar ve Faust'a dünya hazlarını vadeder. Bir iddiaya girerler. Mefisto, onun bilgi hastalığından kalbini kurtaracak, yaşatacağı en güzel hazlar karşısında Faust " Dur ey zaman, ne güzelsin!" diyecek olursa iddiayı Mefisto kazanmış olacaktır. Mefisto, Faust'u gençleştirir ve ona aşk duygusunu tattırır. Faust, bu duyguyu sadece Gretchen adlı genç bir kızdan
Edebiyat
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Turkuvaz Kitap · 200716,9bin okunma
Puan vermedi
Faust yalnızca bir tiyatro metni değil, insanın içindeki sonsuz boşluğun hikâyesi. Goethe Faust karakteriyle aslında hepimizin zihninde dolaşan o soruyu soruyor: Bilmek, yaşamak ve tatmin olmak neden aynı şey değil? Faust’un her şeye sahip olduğu hâlde huzuru bulamaması bana şunu düşündürdü: İnsan bazen eksik olduğu için değil, anlam kuramadığı için mutsuzdur. Mephistopheles ile yaptığı anlaşma ise dışsal bir şeytanla değil, insanın kendi içindeki arzularla yaptığı bir sözleşme gibi. Daha çok haz, daha çok gençlik, daha çok deneyim… Ama sonuç yine aynı boşluk. Bu yönüyle eser, modern insanın yetmiyor duygusunu yüzyıllar öncesinden anlatıyor. Gretchen’in yaşadığı trajedi ise Faust’un hikâyesinden bile daha çok dokundu bana. Çünkü orada şunu görüyoruz: Bir insanın arayışı, başka bir insanın yıkımına dönüşebiliyor. Yani Faust’un bedelini sadece Faust ödemiyor. Benim için kitabın en güçlü tarafı şu düşünce oldu: İnsan şeytanla anlaşma yapmaz; her gün küçük küçük tavizler vererek zaten o anlaşmayı yaşar. Faust’u okuduktan sonra şu soru içimde kaldı: Gerçek tatmin, her şeyi yaşamakta mı yoksa sahip olduklarının anlamını fark etmekte mi? Bu yüzden Faust, bir karakterin hikâyesinden çok bir aynaya benziyor. İnsanın kendine bakarken huzursuz olduğu bir ayna…
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Turkuvaz Kitap · 200716,9bin okunma
Ruhuyla Savaşanlara
8/10
·575 syf.··
2025 50. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 18:14
Faust, yalnızca bir tiyatro metni değil. Goethe bu eserle insanın en temel sorularına bir sahne kuruyor: Bilgi nedir, yetinir miyiz, ne uğruna yaşarız? İçimizdeki boşluğu neyle doldururuz? Tanrıyla mı, aşkla mı, yoksa şeytanla mı? Goethe, karakterini önce ilimle donatır. Faust her şeyi bilmek ister. Fizik, metafizik, ilahiyat, simya… Ama neye elini atsa, aradığı cevaba ulaşamaz. Çünkü bilgi, soruları yok etmez; çoğaltır. Ve insan, ne kadar çok bilirse, tatminsizliği o kadar derinleşir. Bu yüzden Faust’un en büyük trajedisi cehaleti değil, doymayan bir bilme iştahıdır. Bu doyumsuzluk, onu Tanrı’dan uzaklaştırır. Faust artık dualarını göğe değil, arzularına yöneltir. Mefistofeles'in ironik tiratlarında yankılanan bu sapma, tutkunun ahlaki merkezden nasıl uzaklaştırıcı bir güç olduğunu çarpıcı biçimde gösterir. Aşk, burada bir tür düşüşe dönüşür. Arzunun eline geçmiş sevgi, şehvete bulanır. Faust artık sevmiyor; sahip olmak, tüketmek, hükmetmek istiyor. Ve her arzunun sonu, biraz daha yalnızlık oluyor. Goethe bu çöküşü şiirle anlatır. Öyle ki bazen bir dizeyle tüm insanlık tarihi yankılanır: “Eylemlerimiz de acılarımız gibi, hayatımızın ilerleyişini engelliyor.” Acı, bizi içe kapatır. Eylemse çoğu zaman geçmişin yükünü taşır. İkisi arasında sıkışır kalırız. Kitabın çevirisine de değinmek gerek. Daha önce incelediğim birkaç çeviri sonrası, çevirmenin bu metin üzerine yaptığı çalışmalar doğrultusunda bu baskıyı tercih ettim. Sadece dili değil, Goethe’nin dünyasını da Türkçeye taşıma konusundaki emeği hissediliyor. Metne düşülen notlar, kaynaklar ve açıklamalar da çevirmenin İclal Cankorel’in ne denli ciddi bir çalışmaya giriştiğini açıkça gösteriyor. Faust, şiirsel, tiyatral ve yer yer destansı bir eser. Ancak bütün bu estetik katmanların altında insanı sürekli düşünmeye
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Doğu Batı Yayınları · 202416,9bin okunma