Felsefe El Kitabı

·
Okunma
·
Beğeni
·
250
Gösterim
Adı:
Felsefe El Kitabı
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750816086
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Felsefe, yeni gerçeklere açık olan, onları irdeleyen ve eleştiren; her konuyu kökünden ele alarak aydınlığa kavuşturmak isteyen derinlemesine düşüncenin çabasıdır. Başka bir deyişle, varlığın tümü gibi, felsefenin bulguları ve açıklamaları da sürekli olarak ortaya çıkan, değişikliğe uğrayan, bir bölümü ortadan kalkan ve bir bölümü bir başka biçimde varlığını sürdüren şeylerdir. Ama bütün bu değişmenin altında, süregelen ve kalan bir şey de vardır. Bu kalan şey, son sözü söylediklerini ileri süren çeşitli felsefe sistemlerini yaratarak ilerleyen ve sürekli bir eleştiriyle, kendi kendini daha fazla açıklığa ve bilince kavuşturan insan düşüncesidir; bilgileri, yaratıları, umutları, özlemleri üzerinde sürekli olarak derinleşen insanoğlunun düşünsel çabasıdır."
264 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Kitabımız, " felsefe" sözcüğünün kaynağı ve anlamının ne olduğu ile başlıyor. 5 bölüm ve 100 sorudan oluşan eser, ilkçağ felsefesiyle başlayıp, tarihten günümüze tüm düşünce akımlarını, tarihin en ünlü filozoflarının kuramlarını, kısacası insanoğlunun düşünsel çabasının tarihçesini kısa fakat öz bir biçimde ele alıyor.

• Felsefe ilk olarak nerede ve nasıl başladı?
• Eski Yunan'dan önce felsefesel düşünce var mıydı?
• Felsefe ne gibi bölümlere ayrılır?
• Felsefe ile din arasındaki bağdaşlık nedir yahut aradaki bağdaşmazlık nereden ileri geliyor?
• Bilimler ve felsefe arasında ne tür ilişki vardır?
Bunlar gibi sorular ve cevaplarıyla, yer yer ders kitabı şekline bürünerek de olsa genel olarak anlaşılır bir anlatıma sahip diyebilirim. Son kısmında bulunan "Küçük Felsefe Sözcüğü" bölümü, kuramları daha iyi anlamaya yardımcı oluyor. Başlangıç için doğru bir kitap olabilir kanısındayım.
Sokrates, içinde yaşadığı toplumun inançlarını, törelerini, önyargılarını, sahte yanlarını derinlemesine irdeleyelip eleştirdiği ve akıldan başka bir yol gösterici tanımadığı için, kurulu düzene karşı gelmekle ve o günkü genel ahlakı bozmakla suçlandı ve ölüme mahkum edildi. Hapishaneden kaçmayı kendine yediremeyerek ve aslında kendisini mahkum edenlerin hüküm giyeceğini düşünerek ölümü kabul etti.
İnsan ruhunun dingin, sakin ve dengeli bir durumda bulunması; doğru, ahlaklı ve mutlu bir yaşamın temelidir. Ruh bu durumdaysa, insanoğlu, iyilikten sevinç duyar, tat alır ve kötülük düşünmez. Ruhun bu durumda bulunmasını, daha doğrusu bu duruma ulaşmasını sağlayan şey de korkulardan ve boş inançlardan sıyrılmış olmasıdır. Korkulardan ve boş inançlardan ise ancak, bilgelikle, bilgiyle kurtulabiliriz.
Felsefe, sürekli bir "hayır" değiş aracılığı ile "evet"i bulmaya çalışmaktır. "Evet" bulunduğu zaman onu irdeleyip eleştirerek aşmaya yönelme, yani yeni bir "hayır" aracılığıyla daha da derinleşme çabasıdır. Felsefe, bir "olumsuzlama, olumlama ve yeniden olumsuzlama"dır; insan düşüncesinin, kendini ve nesnesini sürekli olarak evirip çevirmesi, düşünmesi, irdelemesi, eleştirmesi ve kendinden uzaklaşmışlığının farkına vararak kendine yeniden dönmesi; kendini bilinçli kılmasıdır.
Şeyleşme, insanla ve manevi varlığı ile doğrudan ilişkili olan yabancılaşmadır. Yani insanoğlunun, özgür bir kişi olmaktan çıkarak, edilgin ve tutsak bir 'şey' haline gelmesi; eşya derecesine dusmesidir; bir amaç olarak değil bir araç olarak kullanılır hale gelmesidir.
Bilgelerin öğütlerine örnekler:

"Hiçbir şeyde aşırı olma" (Solon);

"Kendini bil", (Khilon);

"Yaptığını düşün". Çok dinle, yerinde konuş" (Bias);

"Yasaların eski, yemeğin taze olsun" (Perlandros);

"Kendine kötülük hazırlar, başkalarına kötülük hazırlayan" (Hesiodos).
Selahattin Hilav
Sayfa 33 - Yapı Kredi Yayınları
Sofistlerin en ünlüsü Protagoras, doğruluğun bize "göre" olduğunu, yani bir görelilik taşıdığını şu ünlü sözünde dile getirdi: "İnsan, her şeyin ölçüsüdür."
Selahattin Hilav
Sayfa 50 - Yapı Kredi Yayınları
Haslık. Birey ile varoluşunun gerçek anlamı arasında uygunluk bulunması. Bireyin düzmece, kalp ve yüzeysel varoluşuna karşıt durumu dile getiren bu kavram, varoluşçulukta önemli bir yer tutar. Örneğin Heidegger'e göre, insanoğlunun haslığı, yani has bir varoluş edinebilmesi, ancak ölüm için varlık, yani ölüme göre yaşam durumunda olanaklıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Felsefe El Kitabı
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750816086
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Felsefe, yeni gerçeklere açık olan, onları irdeleyen ve eleştiren; her konuyu kökünden ele alarak aydınlığa kavuşturmak isteyen derinlemesine düşüncenin çabasıdır. Başka bir deyişle, varlığın tümü gibi, felsefenin bulguları ve açıklamaları da sürekli olarak ortaya çıkan, değişikliğe uğrayan, bir bölümü ortadan kalkan ve bir bölümü bir başka biçimde varlığını sürdüren şeylerdir. Ama bütün bu değişmenin altında, süregelen ve kalan bir şey de vardır. Bu kalan şey, son sözü söylediklerini ileri süren çeşitli felsefe sistemlerini yaratarak ilerleyen ve sürekli bir eleştiriyle, kendi kendini daha fazla açıklığa ve bilince kavuşturan insan düşüncesidir; bilgileri, yaratıları, umutları, özlemleri üzerinde sürekli olarak derinleşen insanoğlunun düşünsel çabasıdır."

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Mehmet Ben
  • Saliha Altuntaş
  • Mako
  • Çehov
  • Murat Taş
  • Hakan Doğan
  • ümmühan özbek
  • Münzevi
  • Şakir Soydan
  • A

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%40 (2)
8
%40 (2)
7
%20 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0