Herkese iyi günler ...
Bu kitap benim ilk incelemem olacak ve ilk incelemeyi bu kitap ile yapmak beni çok mutlu etti.
Her kitaba bir inceleme yapılır mı bilmem ama bu kitap benim nezdimde çok özel bir kitaptı ve inceleme yapmak için hiç tereddüt etmedim. Boyut olarak ince bir kitap olmasına rağmen İslamiyet ve müslümanlık şuuru açısından çok önemli konulara değinilmiş. Bu yüzden, kitaptaki güzel bilgilerden herkesin istifade etmesini arzu ettim.
Bilindiği üzere Filistin'e canlı bomba saldırısı 16 Nisan 1993'te başlamıştı. Nedense bütün İslam alemi olaylara seyirci kaldılar. İsrail'in , Büyük Ortadoğu Projesi ya da diğer adıyla vaad edilen toprakları elde etme emeli yüzünden Filistin'de insanlık dramı yaşanıyor ve tüm dünya bu dramı görmezden geliyor. Özellikle de Müslümanların umursamaz tavırları kabul edilir şey değil. Şuurumuzu taze tutmak için, II. Abdülhamit Han hazretlerinin o meşhur sözünü hiç unutmamamız gerekiyor: '' Filistin kan ile alınmıştır. Para ile satılamaz.''
Her birimiz davamızın eri olmalıyız. Mü'minler bir bedendeki organlar gibidir. Birisi zarar görünce diğerleri de bu zarardan etkilenir. Nerde bir insanlık suçu işleniyor ise biz orada hazır bulunup haklı olanın davası için mücadele etmeliyiz.
Zulme kayıtsız kalanların, bir gün zulme uğrayacakları şüphe götürmez bir gerçektir.
Sadece din düşmanlığından değil Arap düşmanlığından kaynaklanan umursamazlıklar da bu dramın nedenlerinden biri sanırım.
İsrail , Filistin topraklarında ilk işgalini gerçekleştirdiğinde dönemin İsrail devlet başkanı şunu demişti: ''Sabaha kadar herhangi bir İslam devleti bize saldırı yapacak diye korkuyla bekledim. Ama kimseden bir yaptırım gelmedi. Anladım ki artık Müslümanları yenebiliriz.''
İsrail'in sözde kitabında (tahrif edilen, uydurmalarla bozulan Tevrat), en üstün ırk
Bu kitabı 2. okuyuşum. Birisi bana hediye etmişti, kitabın ilk sayfasında da okuyup başkalarına hediye edin notu iliştirmiş ilk okuyan kişi. Gerçekten de sürekli okunacak ve çevrendeki herkesindr okunması sağlanacak bir kitap.
Neden Filistin'i bu kadar savunuyoruz ya da neden savunmalıyız? Bizim için neden değerli? Kudüs mü, Mescid-i Aksa mı yoksa Filistin mi savunulması gereken? Yahudiler neden Filistin'deler ve orada neler yapıyorlar, gibi sorulara cevaplar var kitapta. Aslında sadecr bir kitapçıkda denilebilir. Bu kitabı okudıktan sonra daha çok araştırma yapma ihtiyacı hissediyor ve ister istemez bilinçleniyorsunuz.
Filistin bir İslam mülküdür. Ve bütün İslam mülklerinde olduğu gibi orasıda işgal edilme durumunda gaza etmek farzdır. Ramazan orucu gibi farz namazlar gibi farz. Filistin'i değerli kılan bir çok şey var elbet ancak en değerli neden oranın İslam mülkü oluşu. Ve bir kafirin Müslüman halka yaptığı işgence. Bu hususta orada yaşayanlara gaza etmek farz evet, ama bize de düşen onların arkasında durup destek çıkmak. Ordaki her bir Filistinli Müslümanın direnişinde bizimde payımız olmalı. Gaza sadece topla, tüfekle, kılıçla olmaz; gaza ilimle de yapılır. Bizlere düşen de ilim yoluyla gazaya niyet edeip, yahudilerin Din Kardeşlerimiz üzerindeki baskısının nedenini ve tarihini araştırmalı ve her zaman onşardan bir adım önde olmalıyız. Bilmeli, öğretmeliyiz. Kudüs neden değerlidir? Mescid-i Aksa'nın önemi nedir?
Yahudiler Filistinden ne istiyor?...
Araştırmalı, öğrenmeliyiz. Öğrenmeliyiz ki gün gelip aynı tuzağı bize kurmasınlar.
Piyasada az bulunan fazla rağbet görünmeyen ama bir müslüman olarak Kudüs’ü tanıdıktan sonra Kudüs için ne yapabilirim? Ben Kudüs’ü ne için savunuyorum dinim gereği mi yoksa oradaki zülümden dolayı mı? Gibi bir çok sorunuza cevap alabilirsiniz. Uzun zaman önce okumuştum kitap 6 bölüme ayrılıyor. Görev şeklinde fazla vaktinizi alacağını düşünmüyorum rabbim zihin açıklığı versin
بسم الله الرحمن الرحيم
Elinizdeki kitapta işlenen ve her Müslümanın Filistin için yapması gereken görevler:
1- Meseleyi doğru bir şekilde anlayıp, insanlar arasında canlandırmak ve sürekli gündemde tutmak.
2- Psikolojik yenilgiyi yok etmek ve İslami dirilişin canlanması için ümitvar olmak.
3- Bu yola güç nispetinde- mali yardımda bulunmak ve insanları da buna teşvik etmek ve öncülük etmek.
4- Yahudi, ingiliz, amerikan veya yahudileri açık bir şekilde destekleyen her devlete veya şirkete, kapsamlı ve tam bir ekonomik boykot uygulamak.
5- Allahu Teâla'ya ısrarla ve bol bol dua etmek ve O'na yönelmek.
6- Bireyin ve toplumun düzelmesi için İslam'a davete yoğunlaşmak.
●○ Öncelikle şunu söylemeliyim ki tek kelime ile harika bir kitaptı, çok beğendim.
Yazarın dili çok anlaşılırdı kesinlikle kitap az ve öz denilecek bir kitaptı. İçinde bulunduğumuz genel durumda her yönüyle değinmiş yazar bence. Daha önce de kendisinden Boykot kitabını okudum keza o da öyleydi.
Kitaptan özellikle hepimizin dikkat etmesi gerektiğini düşündüğüm bir kısmı paylaşmak istiyorum:
...biz Filistin'i Kudüs'ten dolayı fethediyoruz demen tehlikeli bir yaklaşımdır. Çünkü bu, meseleyi parçalamaya götüren bir ayırımcılık oluşturabilir.
Yahudiler Kudüs'ün değerini yüceltip ona bağlanmaktadırlar. Müslümanlar da Kudüs meselesi ile ilgilenip toprağın diğer bölümünü unutacaktır. Şu şekilde diyenleri duyacaksın: "Batı Şeria ve Gazze'de başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti istiyoruz."
Nihayetinde Yahudi'nin biri gelir ve şöyle der: "Daha önce hiç olmamış bir fedakârlık! Göstereceğiz. Al sana Kudüs'ü! Bana da toprağın %78'ini bırak. Sen de zaferle övünüp bunu kabul edeceksin."
Sonra yeni bir dönem gelir. Müslümanlar güçsüz ve âciz görüldüğünde şöyle derler: "Kudüs'ün tümünü almayın. Kudüs'ün
kitapta genel olarak bir müslüman'ın filistin için neler yapabileceği, filistin meselesine yaklasimin nasil olmasi gerektigi anlatılıyor. 2.intifada'nın başlarında (2002) yazılmış. yazar, hakları almak için tek çözüm yolunun güç kullanmak olduğunun altını çiziyor.
sözün özü kısa ve faydalı bir eser. birçok tarihi bilgi de içeriyor. filistin'le ilgili okuma yapmak isteyen müslümanlar giriş mahiyetinde okuyabilir
Kitap oldukça ince, 77 sayfadan oluşan bir kitap. Bir özet değil ama sıkıştırılmış bir eser diyebilirim. Kolay okunan, konunun önemli noktalarına değinen, Filistin'in nasıl işgal edildiğini kısaca tarihsel olarak izah eden bilgilendirici bir kitap olmuş. Kitap tanıtımı ve bir kaç paragrafını okuduğum videomu şu linkten izleyebilirsiniz.
youtube.com/channel/UCxhI76...
Hacmi küçük, anlamı kelimelere sığmayan bu kitabı dünyaya ve ahirete dair bir derdi olan herkese tavsiye ediyorum. Akıcı anlatım, anlaşılır, net ifadeler ile meseleyi kavramamıza vesile olacaktır. Ben çok istifade ettim, her Müslüman'ın kabı nispetince faydalanmasını Rabbim'den niyaz ediyorum...
Kitabın hacmi çok az faydası büyük...Kitabı çok tavsiye ederim son derece etkileyiciydi..ilim ışığında etraflıca konuyu incelemiş... Rabbim yüreğimizdeki Filistin derdini onu özgür görünceye kadar bizden almasın
Filistin Arapların değil Müslümanların meselesidir. Kitapta anlatılanlar o kadar açık ve net ki, bir Davam var diyenlerin bir davayı savunan insanların mutlaka okuması gereken bir kitap..
Çok küçük hacimli bir kitap olmasına rağmen müslümanlar için Filistin'in bir dava olması gerektiğini anlatmaya çalışmış yazar.
Her şeyden önce meseleyi doğru bir şekilde anlayıp insanlar arasında canlı tutulması gerektiğini söylüyor yazar.
Müslümanlarda yaygın olan psikolojik yenilgiyi yok etmek ve islam uyanışın canlanması için ümit yaymalıyız.
Bu yola davaya herkes gücü nispetinde mali yardımda bulunmalı ve insanları da buna teşvik etmeli..
Yahudi, İngiliz, Amerikan veya yahudileri açık bir şekilde destekleyen her devlete veya şirkete, kapsamlı ve tam bir ekonomik boykot uygulamalıyız.
Israrla dualara devam etmek ve Allah'a yönelmek.
Nefsün/bireyin toplumun düzelmesi için çalışmak..
Bunlar müslümanlar olarak Filistin için yapılması gereken görevler olarak açıklıyor yazar. Herkes bir birey olarak bilinçli olursa topluma sirayet eder ve geçmişte islam toplumlarının güçlü oldukları ı gibi yeniden ayağa kalkabilmemiz için şart olduğunu söylüyor.. Dava edinmek şart.
Gharbia Valiliği'ndeki El Mahalla El Kubra'da doğmuştur. Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde üroloji profesörüdür.
1988 yılında Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden onur derecesiyle mezun oldu. 1991 yılında Kuran hafızlığını tamamladı. 1994-1997 yılları arasında New Orleans, LA'daki Tulane Üniversitesi'nde misafir öğretim görevlisi olarak görev yaptı. 1998'de Kahire Üniversitesi'nden yüksek lisans derecesi aldı.
1998'de Amerika Birleşik Devletleri ve Mısır'dan ortak denetimle böbrek ve idrar yolu cerrahisi alanında doktora aldı.
Dr. Ragheb El-Sergany, İslam tarihine olan akademik ilgisiyle ünlüdür ve İslam tarihi üzerine çok sayıda kitap yayınlamıştır. Ayrıca sosyal medyada da yayınlanan İslam tarihi üzerine konferansları bulunmaktadır.
Uluslararası Müslüman Alimler Birliği Üyesi, Amerikan Üroloji Derneği Üyesi ve Mısır Üroloji Derneği Üyesidir.