Gauntlgrym, kadim cüce salonları. Kadim Delzoun cücelerinin ateşle parıldayan ocakları, ince el işçiliği ile yontulmuş kayaları, devasa kabul salonları, büyülü tahtı ve nicesi...
Kral Bruenor'un aradığı, uğruna yıllarını harcadığı, Mithral Salonunu terkedip yollara düştüğü kadim şehir...
Gauntlgrym
Kitap büyüleyici. Hikaye büyüleyici.
Unutulmuş Diyarlar efsanesinde son bir kaç kitaptır göz yaşım eksik olmuyor. Bilemiyorum, belki de karakterlerle kendimi çok bağladım. Gerçekten, bilmiyorum.
Okurlar, bu evrende, bu hikayelerde kılıç kalkan, büyüler, ateş topları, iblisler, fantastik kurguda olması gereken her ögeyi buluyor. Ve fazlasını, dahasını... daha çoğuna da doyuyor.
Kral Bruenor, aklındaki büyülü salonları bulduğu gibi kalbindeki özlemi de buluyor. Ahhh ne güzel bir hikaye.
Müthiş yaa. Müthiş.
Gauntlgrym, bu kitap, bu yüzden efsane. Gelecekte, dönüp dönüp hatırlanacak, hatırlanmak istenecek bir hikaye.
Ve sona yaklaşırken, insan hiç bitmesin istiyor.