Geçmişin Yankısı: Kısım 2 Outlander Serisi 7

9,8/10  (4 Oy) · 
7 okunma  · 
4 beğeni  · 
548 gösterim
Diana Gabaldon milyonları büyüleyen YABANCI serisine Geçmişin Yankısı ile devam ediyor. 18. yüzyılda yaşayan İskoç savaşçısı Jamie Fraser ile 20. yüzyıl İngiltere’sinden gelen eşi Claire Randall’ın olağanüstü hikâyesine bir kez daha hayran olacaksınız. GEÇMİŞİN YANKISI KISIM II Bir zamanların II. James yanlısı Jamie Fraser, Amerikan ayaklanması hakkında üç şeyden emindir: İlki kazanan tarafın Amerikalılar olacağı, ikincisi kazanan taraf adına savaşmanın hayatta kalmayı garanti etmeyeceği ve üçüncüsü ise namlunun diğer tarafında İngiliz ordusu için savaşan, evlilik dışı doğan oğluyla yüzleşmektense ölmeyi tercih edeceği. Claire ise Amerika’nın kazanacağını bilse de bedelinin ne kadar ağır olacağından habersizdir… Bu sırada, on sekizinci yüzyıla kıyasla daha güvenli olan yirminci yüzyılda, Brianna ile eşi Roger MacKenzie, iki yüzyıl öncesinden kalan mektuplar aracılığıyla Jamie ve Claire’in dramatik hikâyesini adım adım takip ederken, hiç beklemedikleri büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaklardır.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2015
  • Sayfa Sayısı:
    656
  • ISBN:
    9786051730141
  • Orijinal Adı:
    An Echo in the Bone
  • Çeviri:
    Kübra Tekneci
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

Gamze Sel 
05 Şub 13:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Sana söylediğim diğer sözü hatırlıyor musun?" diye sordum ona. "Edinburgh'tan Lallybroch'a döndüğümüzde, ben Jamie'yi... tekrar bulduktan sonra. Ev, gitmen gerektiğinde seni içeri kabul etmek zorunda oldukları yerdir."
Ian tek kaşını kaldırarak bakışlarını benden Jamie'ye çevirip kafasını salladı.
"Ona neden bu kadar düşkün olduğuna şaşmamalı dayı. İnsana nadir bulunan bir huzur veriyor."
"Eh," dedi Jamie, gözlerini işinden ayırmadan, "beni hala içeri almaya devam ettiğine göre, sanırım evim de o olmalı."

Geçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana GabaldonGeçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana Gabaldon
Gamze Sel 
05 Şub 13:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Sanırım senin gibi hissediyorum," dedi Jamie, Claire'i uyandıramayacak kadar hafifçe. "Taşların içinden geldiğinde hissettiğin gibi. Dünya hala orada ama senin bir zamanlar sahip olduğun dünyadan farklı bir haldeymiş gibi."
Jamie, çarşafların içinden elini çıkarıp yoklamaya başlayınca Claire'in elini tuttu. İçini çekti, derin ve uykulu bir şekilde, sonra Jamie'yi kendisine doğru çekti.
"Benim dünyam sensin," diye mırıldandı Claire ve sonra nefes alışı değişti, kendisiyle birlikte Jamie'yi güvenli bir yere götürdü.

Geçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana GabaldonGeçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana Gabaldon
Gamze Sel 
05 Şub 13:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Kadınların neden savaşmadığını merak ediyorum."
"Sizler savaşmaya uygun değilsiniz Sassenach." Sert ve pürüzlü elini yanağımın üstüne koydu. "Hem bu doğru olmazdı; siz kadınlar gittiğinizde beraberinizde çok fazla şey götürüyorsunuz."
"Ne demek istiyorsun?"
Uygun kelimeyi ya da düşünceyi aradığını belirtircesine hafifçe omuzlarını silkti, sanki ceketi çok darmış gibi farkında olmadan yaptığı bir hareketti.
"Bir adam öldüğünde, sadece bir kişi ölmüş olur," dedi. Erkekler birbirlerinden pek farklı değillerdir. Hem onları doyurması ve koruması için her ailenin bir erkeğe ihtiyacı vardır. Ve doğru düzgün her adam bunu yapabilir. Kadınlara gelince..." Parmaklarımın ucundaki dudaklarını kıpırdatıp hafifçe gülümsedi. "Bir kadın öldüğünde beraberinde tüm canlılığı götürür. Bir kadın.... sonsuz olasılıklarla doludur."

Geçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana GabaldonGeçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana Gabaldon
Gamze Sel 
05 Şub 13:21 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Küçük çocuk William'ın kılıcına bakarak, "Birini öldürdün mü?" diye ilgiyle sordu.
William gülümseyerek, "Hayır, henüz değil," diye cevap verdi.
"Dedem iki düzine adam öldürmüş!"
Ebeveynleri aynı anda, "Jemmy!" diye bağırırken küçük çocuk omzunu silkti.
"Ama öldürmüş!"
"Dedenin cesur ve acımasız bir adam olduğundan eminim," diyen William, küçük çocuğu usulca ikna etti. "Kral'ın her zaman bu tür adamlara ihtiyacı vardır."
Çocuk sakin bir şekilde, "Dedem Kral'ın kıçını öpebileceğini söylüyor." dedi.
"JEMMY!"
Bay MacKenzie oğlunun ağzını eliyle kapattı.
"Biliyorsun ki senin deden böyle bir şey söylemedi," diye uyardı Bayan MacKenzie. Küçük çocuk kabul ederek başını salladığında babası elini ağzından çekti.
"O halde büyükannem öldürdü."
"İşte bu daha olası," diye mırıldandı Bay MacKenzie.

Geçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana GabaldonGeçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana Gabaldon
Gamze Sel 
05 Şub 13:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kiliseleri ya da Claire'i düşünüyor olmak ona başka bir kiliseyi hatırlatmıştı - evlendikleri kiliseyi, bunu hatırladığında kendi kendine gülümsedi. Pek huzurlu bir bekleyiş değildi. İçeri girdiğinde kalbinin göğsünde gümbür gümbür attığını hala hissedebiliyor, terinin berbat kokusunu -azgın bir keçi gibi koktuğunu Claire'in fark etmemesini ummuştu- ve doğru düzgün nefes alamayışını hatırlıyordu. Buz gibi soğuk, küçük parmaklarını ve destek almak için onu yakalayan elini elinin içinde hissedişi...
Tapınak. Birbirleri için hep öyle olmuşlardı ve hala öyleydiler. Kanın benim kanım. Küçük kesik iyileşmişti, soğukkanlı bir şekilde söylediği bu cümleye gülümseyerek başparmağını ovdu.

Geçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana GabaldonGeçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana Gabaldon
Gamze Sel 
05 Şub 13:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Ian," dedim mümkün olduğunda sakin bir sesle, "sanırım bayılacağım."
Göğsümdeki beni boğan baskı artmıştı. Güçlükle öksürünce bir an rahatladığımı hissettim. Ulu Tanrım, kalp krizi mi geçirecektim? Sol kolumda ağrı var mıydı? Hayır. Çenemde ağrı var mıydı? Evet, dişlerimi birbirine kenetlediğim için bu çok normaldi... Gözlerimin açık olduğunu düşündüm ama hiçbir şey göremiyordum. Belirsiz bir şekilde, ölüyor olduğumu düşünmeye başlamıştım ancak bu fikri hemen aklımdan attım. Hayır. Hiç de ölmüyordum. Ölemezdim. Yine de garip bir şekilde bana doğru dönerek yaklaşan gri bir sis görüyordum.
"Ian," dedim ya da söylediğimi sandım. Çok sakin hissediyordum. "Ian, ne olur ne olmaz, Jamie'ye onu sevdiğimi söyle." Neyse ki etraf kararmamıştı ama sis bana ulaşmıştı, huzur dolu gri bir buluta nazikçe sarıldığımı hissettim. Üzerimde hissettiğim tüm baskı, boğulma hissi ve acı dinmişti. Mutlu ve düşüncesiz bir şekilde gri sisin içinde süzülüyor olabilirdim.
"Jamie'ye söyle," deyip duruyordum bulanık haldeki Ian'a. "Jamie'ye onu sevdiğimi söyle."
"Gözlerini aç da kendin söyle Sassenach," dedi yakınlardan gelen tok ve telaşlı ses.

Geçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana GabaldonGeçmişin Yankısı: Kısım 2, Diana Gabaldon