Ateşin Çağrısı: Kısım 2 (Outlander Serisi 5)

·
Okunma
·
Beğeni
·
561
Gösterim
Adı:
Ateşin Çağrısı: Kısım 2
Alt başlık:
Outlander Serisi 5
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
736
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944825481
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Fiery Cross
Çeviri:
Aslıhan Kuzucan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Savaş ve karmaşa. Aşk ve tutku. Sevgi ve bağlılık. Tutku ve nefret. Jamie ve Claire korkunç kaderlerine doğru adım adım yaklaşıyor.

Yıl 1771 ve savaş yaklaşıyor. Tıpkı karısının Jamie Fraser'a söylediği gibi. Bir yanı bunun olmamasını dilese de Jamie, Claire'e ve onun korkunç kehanet yeteneğine inanıyor çünkü bir zaman yolcusuyla evli olduğunu biliyor.

Sevdiği erkek için zamanın sınırlarını aşan Claire; klanını ve ülkesini hâlâ içinde yaşatan Jamie; geçmişin hayaletlerinden kaçamayan ama ailesi için yaşayan Brianna; kendi yolunu bulmaya çalışan Roger. Hepsi kaçınılmaza doğru yol alırken, aşkları ve aileleri için ayakta kalmaya çalışıyor.

"Büyüleyici ve şaşırtıcı."
-The Dallas Morning News-

"Kusursuz bir yazım. Doyurucu, davetkâr, tutkulu ve zengin tarihi detaylarla dolu."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)
Serinin beşinci ama kısımlara ayrılması nedeni ile yedinci kitabı. Yazarın değişik bir stili olduğunu söyleyebilirim. Serinin bir kitabı hızlı ilerlerken bir sonraki daha yavaş ilerliyor. Bu kitaba kadar hep bu şekilde oldu. Hızlı ilerleyen kitapları nasıl bu kadar çabuk bitirdiğinize şaşırdığınız kadar, yavaş ilerleyen kitapları günlerce okuyup da bitirememenize lanet edebilirsiniz. Yine de bu benim okuduğum en güzel seri. Bu serinin bendeki yeri apayrı…
Bu seriyi okurken kendimi hikayenin içinde kaybediyorum. Jamie’nin gölgesinde yürüyor, Claire’in adımlarını takip ediyor, Brianna’nın düşüncelerinde geziniyor, Roger’in gözleriyle görüyorum. Kitabı bitirdikten günler sonra bile şu an ne yapıyorlar diye kendimi düşünürken buluyorum.
Yazarın çoğu zaman en gereksiz ayrıntıları bile göz önüne apaçık sermesinden biraz sıkılıp bunalsam bile asla şikayet edemiyorum. Şikayet etmiyorum çünkü yazarın yarattığı dünyayı, karakterleri her anlarını hayal edecek kadar çok sevdiğini hissediyorum. Bunu hissetmek bu seriyi benim için daha özel ve anlamlı kılıyor.
Olumsuz yönleri de yok değil. Çok var. Öncelikle seri kitaplardaki en büyük sıkıntı burada da baş göstermiş ve karakterlerin kim olduğunu hatırlama konusunda bazı sorunlar yaratmıştır. Özellikle de yazarın yeterli hatırlatma katmaması, bazen kafa karışıklığına ve dikkati dağınık okuyucunun kitabı bırakmasına neden olabilir. Okurken buna takılmamanızı tavsiye ederim. Ayrıca ilk kitaptan beri süre gelen, kahramanımızın zamanda yaptığı yolculuğun gizemi. Yazar bu konuda oldukça gizemli davranıyor ve her kitabına ufak tefek bilgi parçacıkları yerleştirse de tam bir bilgimiz henüz yok. Serinin uzunluğu ve kitapların kalınlığı göz önüne alındığında ise bu bilgi parçacıklarının aklımızdan uçup gitmesi olağan. Bu konuda biraz moralim bozulsa da dizinin bu konuda yardımcı olacağına inancım tam.
Son olarak yayınevine birkaç eleştirim olacak. Öncelikle bu serinin daha güzel bir baskıyı ve kapağı hak ettiğini söylemek istiyorum. Umarım bu seri kısa zamanda dizinin etkisi ile birlikte daha güzel bir baskıya kavuşur. Ayrıca kitapta bazı noktalarda anlatım eksiklikleri göze çarpıyor ama bunun ne kadarının yazardan ne kadarının çevirmenden olduğu konusunda emin olamadım. Çeviri kötü değil evet ama iyi de değil. Özellikle karakter isimlerinde yapılan hatalar birçok noktada gözüme çarptı ve beni rahatsız etti. Zaten bu kadar karakterin olduğu bir kitap kendinden karışık, bir de böyle hatalarla okuyucuyu kitaptan soğutmamak gerekiyor diye düşünüyorum. Daha kaliteli işleri hak ediyoruz.
Uzun bir yorum oldu ama serinin bu kitabı hakkında birkaç bir şey daha söylemek istiyorum. Kitabın başı oldukça yavaş ilerliyordu ama çok geçmeden olayların ardı arkasına gelmesi, heyecan ve merakın hiç dinmemesi kitabı çok kolay bitirmeme neden oldu. Çok sevdiğim ve serinin üçüncü kitabından sonra adı geçmeyen bir karakterin dönmesi ve merak ettiğimiz gizemli olaylara gizemli bilgiler katması ile birlikte kitabın sonunu nasıl getirdiğimi anlamadım. Hatta serinin devam kitabı elimde olsa hemen başlayacak kadar beni heyecanlandırdı. Umarım seri bu güzellikte devam eder.
Bir seri düşünün kitaplar ilerledikçe daha da güzelleşen..
İlk kısım başlangıçtı, giriş kısmıydı.. Bu ise olaylara son gaz devam eden, sürekli atraksiyon içeren kısmıydı.
Hangi kısmını anlatayım ki sizlere..
Roger ve Bree'nin aralarındaki o şey ne ise onu aşmalarına ne kadar sevindiğimi anlatamam..
Claire. Tanrım! Bu kadın kadar güçlüsü yok. Neredeyse 700 kilodan fazla olan bir bufaloyu tek çizikte öldürmesi. Ama hak veriyorum o an içinde bulunduğu ruh hali iyi değildi Jamie sağolsun.
Jamie.. Önce kafasına tava ile vurmak istiyorum hala Laoghaire karısının adı geçtiği için. Ama işte bir tek kelime söylüyor veya kelimelere bile ihtiyacı yok aslında ya.. Neyse ondan sonra çözülüyorum ona karşı. Kızamıyorum ne kadar istesem de..
Jenny.. Jamie'yi bu eziyetten kurtardığın için -sonunda- teşekkürler :)
Brianna.. Vay canına bu kız kesinlikle tam babasının kızı! Bazen davranışlarına sinir olsam da onunda çağa ayak uydurmadaki başarı ve karakterindeki gelişimleri takdir ediyorum.
Roger.. Bir an korktum kaybedeceğimden seni dostum. Her ne kadar kendini bazı yönlerden beceriksiz hissetsen de ailede herkesin ihtiyacı var sana. Kendini toparlamana ne kadar sevindiğimi anlatamam.
Jemmyy.. Bu bıdık büyüdükçe kesin büyükbabasının kopyası olacak, hissediyorum :)
ve Ian.. Seni de çok özlemiştim, kavuşmamıza çok sevindim. Ama sırlarla döndün. Karına neler oldu mesela? Karına bir şey olsa da neden topluluktan ayrılmak zorunda hissettin kendini?
Ve korkuyorum elime Kar ve Kül'ü almaya.. Çünkü biliyorum kitapları hemen bitireceğim. Ama epsilon bizi bir sonraki kitap için kim bilir ne kadar bekletecek.! Tam bir işkence resmen :(
Bu seriyi okumayanlar, dediğim gibi çok şey kaybediyorsunuz.. Kesinlikle tavsiye ederim!
Düşüncelerinin ve rüyalarının gizliliği Roger'in karşısında çırılçıplaktı ama bu konuda Roger'a güveniyordu. Roger bunları asla ona karşı kullanmazdı.
"Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim Sassenach. Bana mikroplardan bahsetmiştin ama onları hiç böyle hayal etmemiştim! Dişleri olduğunu sanıyordum ama yokmuş. Bu kadar güzel kuyruklarının olacağını ve böyle kalabalık bir şekilde yüzeceklerini tahmin edemezdim!"
"Bazı mikroorganizmalar böyledir," dedim merceğe bakmak için mikroskoba yaklaşırken. "Bu küçük şeyler mikrop değil, sperm."
"Ne?"
Boş gözlerle bana baktı.
"Sperm," dedim sabırla. "Erkek üreme hücreleri. Bebeklerin nasıl olduğunu biliyorsun, değil mi?"
Nefesi kesiliyor sandım. Ağzını açtı, yüzü kıpkırmızı oldu.
"Tohum mu yani?" dedi hırıltılı bir sesle. "Döl mü?"
"Yani... evet." Kaynayan çayı temiz bir deney tüpüne döküp kendine gelmesi için Jamie'ye verdim. Çayı istemede ve sanki her an mercekten bir şeyin fırlayıp ayaklarımızın altında dolanmaya başlayacağından korkuyormuş gibi gözlerini mikroskoptan bir saniye ayırmadı.
"Sperm," dedi kendi kendine. "Sperm." Başını sert bir şekilde sallayıp bana doğru döndü. Aklına korkunç bir fikir gelmişti.
"Kimin onlar?" diye sordu. Sesinde karanlık bir şüphe vardı.
"Eee... senin tabi." Biraz utanmıştım, boğazımı temizledim. "Başka kimin olacak ki?"
Eli refleks olarak bacaklarının arasına gitti. Kendini korumaya çalışıyor gibiydi.
"Nasıl aldın onları?"
"Sence nasıl almışımdır?" dedim soğuk bir sesle. "Bu sabah onlarla uyandım."
Elini bıraktı. Kendini küçük düşmüş hissetmişti, yanakları kızardı. Çay tüpünü alıp sıcaklığına aldırmadan tem yudumda içip bitirdi.
"Anladım," diyip öksürdü.
"Jamie sağ elimi avucuna aldı, parmaklarını parmaklarıma geçirdi, gümüş yüzüğüm alevlerin ışıltısiyla kırmızıya döndü. Yüzüne baktığımda gözlerinin sarf ettiği yemini gördüm. Aynı yemin benim gözlerimde de vardı. "Ölüm bizi ayırana dek."
" Acı çekmediğim tek zamanın senin yatağında olduğum zamanlar olduğunu biliyor musun Sassenach? Sana sarıldığımda, senin kollarında yattığımda yaralarım iyileşiyor, sonra da unutulup gidiyorlar."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ateşin Çağrısı: Kısım 2
Alt başlık:
Outlander Serisi 5
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
736
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944825481
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Fiery Cross
Çeviri:
Aslıhan Kuzucan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Savaş ve karmaşa. Aşk ve tutku. Sevgi ve bağlılık. Tutku ve nefret. Jamie ve Claire korkunç kaderlerine doğru adım adım yaklaşıyor.

Yıl 1771 ve savaş yaklaşıyor. Tıpkı karısının Jamie Fraser'a söylediği gibi. Bir yanı bunun olmamasını dilese de Jamie, Claire'e ve onun korkunç kehanet yeteneğine inanıyor çünkü bir zaman yolcusuyla evli olduğunu biliyor.

Sevdiği erkek için zamanın sınırlarını aşan Claire; klanını ve ülkesini hâlâ içinde yaşatan Jamie; geçmişin hayaletlerinden kaçamayan ama ailesi için yaşayan Brianna; kendi yolunu bulmaya çalışan Roger. Hepsi kaçınılmaza doğru yol alırken, aşkları ve aileleri için ayakta kalmaya çalışıyor.

"Büyüleyici ve şaşırtıcı."
-The Dallas Morning News-

"Kusursuz bir yazım. Doyurucu, davetkâr, tutkulu ve zengin tarihi detaylarla dolu."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Serpill ALKANN
  • Seyran
  • Mehmet Ali ALTAN
  • Züleyha Terzii
  • Emine Korkut
  • Gamze Sel
  • emine tüfekçi
  • Pınar Açıkel
  • aysegwn
  • Nur D.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (4)
9
%33.3 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0