Kitapta genlerimizle alakalı türlü türlü ve ilginç bilgiler var. Başlıklar altında anlatılmış, hastalıklardan, sendromlardan, yeri geliyor deneylerden bahsediyor. Tekrardan okunacak türden bir kitap. Genetiğe, hastalıklara kısacası bilime merakı olan herkese tavsiye ederim.
Bazı kitapların son sayfaları çok sevdiğin bir dostu kaybetmek gibi.
Genom, adından da anlaşılacağı üzere genlerimizin bize kazandırdıkları/kaybettirdikleri/belirlenimcilikleri gibi özelliklerini anlatan kitap.
Kitapta doğru bildiğimiz yanlışlar, yanlış bildiğimiz doğrular var.
Genlerimizden ziyade sosyal belirlenimciliğin daha tehlikeli bir boyutu olduğunu çıkarsayabildiğimiz sayfalar var. İnsanı tanımak adına okunması önerilir.
Yakın tarihin en önemli keşiflerinden birini izliyor. Bu keşif de insan genomunun haritalandırılması.
Hangi genlerin hangi hastalıkları kodladığını ve genlerin belirli bir hastalığa yatkınlığını tam olarak tespit edebilme yeteneği, araştırmacıların tıbbı araştırmasıyla ve doktorların bunu uygulamasıyla devrim yarattı.
“Bu kitap insanlığın tarihini sosyoloji yerine genetik bakış açısıyla anlatmayı amaçlıyor”
Genetiği anlamak insanlık için su ve hava kadar önemli. Sahip olduğumuz esasa varlık aslında şifremiz. İnsan Genom'u ve kromozumu üzerine yazılmış oldukça başarılı bir kitap. Kitap bittiği zaman aslında geleceğin nasıl keskin bir şekilde tahmin edilebileceğine hayret duymamak elde değil.
Matt Ridley’in genlerle bağlantı kurarak biyolojik, sosyolojik, psikolojik, tarihsel pek çok konudan bahsettiği çok güzel bir kitap. Tek sorun çok eski(1999) olması, bilgiler güncel değil. Geçen 20 yılda pek çok şey değişti genetik alanında. Yine de bilgiler güzeldi. Daha güncel bir versiyonu olsa tadından yenmez.
Not: Kitap fazlaca biyolojik terim içermektedir.
Genetik bilimi hakkında okuduğum en zor kitaplardan biri diyebilirim. Yazarın birçok popüler bilim kitabı var. Bundan dolayı karmaşık konuları yumuşatarak anlatma konusunda başarılı. 23 kromozom ve bunları bağdaştırdığı konular, sunduğu örnekler keyifli. Uzun bir okuma süreci oldu benim için ama sindirerek okuduğum için buna değer. Kafanızı boşaltmak için değil, kafanız boşken okumanız gereken bir kitap.
Genom – Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi | Matt Ridley
Bu kitabı ilk kez 2008 yılında, Ağrı Fen Lisesi kütüphanesine yapılan bir bağış sayesinde okumuştum. O dönem için popüler bilim adına dikkat çekici, anlatımı akıcı bir çalışmaydı. Aradan yıllar geçtikten sonra tekrar dönüp baktığımda ise kitapla kurduğum ilişki daha mesafeli oldu.
Matt Ridley, Genom’da insan genomunu 23 kromozom üzerinden ilerleyen bir anlatıyla ele alıyor. Kitap, genetik bilimi biyolojiyle sınırlı tutmayıp evrim, davranış, kültür ve insan doğasına kadar genişletmeye çalışıyor. Ancak bu genişleme, benim açımdan fazla evrim merkezli bir bakış açısına yaslanıyor.
Özellikle genetik hastalıklar ile evrimsel süreçler zaman zaman aynı anlatı hattı üzerinde sunuluyor. Oysa bu iki alan, sonuçları benzer gibi görünse de mekanizma olarak oldukça farklı. Genetik hastalıklar çoğu zaman mutasyon, regülasyon bozukluğu ya da kompleks etkileşimlerin sonucu iken; evrimsel değişim çok daha uzun zaman dilimlerinde, seçilim ve adaptasyon üzerinden işler. Kitapta bu ayrımın yeterince net çizilmediğini düşünüyorum.
Bu nedenle Genom, bilgilendirici olmakla birlikte bana şahsen tam anlamıyla tatmin edici gelmedi. Popüler bilim okuru için akıcı ve düşündürücü olabilir; ancak genetikle daha derinlemesine ilgilenen biri için bazı genellemeler fazla yüzeysel kalabiliyor.
Yine de kitabın, genetiği yalnızca laboratuvar verileriyle değil, insanlık tarihi ve düşünce biçimleriyle ilişkilendirme çabası kıymetli. Özellikle genç okurlar için ufuk açıcı olabilir. Fakat okurken, anlatılanların mutlak bilimsel gerçekler değil, yazarın yorumlarıyla şekillenmiş bir çerçeve olduğunu akılda tutmak gerekiyor.
Matt Ridley'nin Genom kitabı, genetiğe ilgisi olanlar için çok iyi bir kitap. Kromozomları ve işlevlerini referanslarıyla incelediği harika bir bilim kitabı.
1999 tarihli kitabın basımından bu yana, genomik alanında büyük gelişmeler oldu. Ama hem bilgi tazelemek, hem de konuya yeni giriş yapmak isteyenler için çok değerli bir kaynak olma niteliğini koruyor. Canlılığın özü hakkındaki temel bilgileri son derece akıcı bir üslupla, dolu dolu ve ilgi uyandırıcı biçimde aktaran bu eseri herkesin okumasını öneriyorum.
(Yayınevine not: Benim okuduğum basımda ufak-tefek dizgi hatalarına rastladım (harf eksiklikleri vb.). Sonraki basımlarda giderileceğini/giderildiğini umuyorum.)