Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi ((Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi))

·
Okunma
·
Beğeni
·
724
Gösterim
Adı:
Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi
Alt başlık:
(Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054238811
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Genome: The Autobiography of A Species in 23 Chapters
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
Francis Crick, 28 Şubat 1953'te DNA'nın yapısını çözdüğünde şöyle demişti: "Hayatın sırrını keşfettik." Ancak bu sırrın ne olduğunu anlamamız uzun bir süre daha alacak, yüzyılımızın en önemli bilim dallarından birisi genetik olacaktı.

İnsan genomu, 23 çift kromozomdan oluşan bir pakettir. Matt Ridley bu paketi açıyor ve ortaya dökülen ama genetik dilinde yazılmış pek çok sırrı bizim anlayacağımız bir dile tercüme ediyor. İnsan genomunda "genetikçe" yazılmış bu "yazılar" aslında türümüzün biyolojik tarihinin kaydını, başka bir deyişle otobiyografisini oluşturuyor. Kökenlerimiz, evrimimiz, doğamız ve zihnimiz hakkında çarpıcı bilgiler veren yazar Matt Ridley, yepyeni soruların ve yepyeni cevapların eşiğinde bir kuşak oluşumuza dikkat çekiyor.

Genetik mirasımız kaderimiz mi? Yoksa genetik determinizm bir mitten mi ibaret? Bir katilin işlediği cinayetin sorumluluğu ailesindeki genlere yüklenebilir mi? Yoksa işimize gelmediğinde özgür irade sahibi olmaktan vazgeçmeye hemen hazır bir tür müyüz? Gen tedavisinden mucizeler beklememiz ne kadar gerçekçi?

Genom'da merak ettiğiniz bu ve benzeri pek çok soruya yanıt bulacaksınız. Genom'u okudukça şempanzelerle genetik benzerliğimizin %98 olması en azından bazılarımızın onuruna daha az dokunacak gibi görünüyor.
Yakın tarihin en önemli keşiflerinden birini izliyor. Bu keşif de insan genomunun haritalandırılması.
Hangi genlerin hangi hastalıkları kodladığını ve genlerin belirli bir hastalığa yatkınlığını tam olarak tespit edebilme yeteneği, araştırmacıların tıbbı araştırmasıyla ve doktorların bunu uygulamasıyla devrim yarattı.
“Bu kitap insanlığın tarihini sosyoloji yerine genetik bakış açısıyla anlatmayı amaçlıyor”
Genetiği anlamak insanlık için su ve hava kadar önemli. Sahip olduğumuz esasa varlık aslında şifremiz. İnsan Genom'u ve kromozumu üzerine yazılmış oldukça başarılı bir kitap. Kitap bittiği zaman aslında geleceğin nasıl keskin bir şekilde tahmin edilebileceğine hayret duymamak elde değil.
408 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Etkileyici bir çalışma, anlaşılır bir dili var. En çok hoşuma giden genler ve hastalıklar arasındaki bağlantı oldu ama unutmayın genler insanı hasta yapmaz. GDO'dan eşcinselliğe kadar her şey ele alınmış. Son bölüm ise her zaman sorduğum bir soruyu yöneltmiş. Gerçekten özgür irade var mı? Yoksa bütün bunlar bir kurmaca mı?
408 syf.
·Beğendi·10/10
"Human genome project" üzerine harika, ufuk açıcı bir kitap...bilinenler, bilinmeyenler ve fikirler...X ve Y kromozomları ile ilgili son bölüm dikkat çekici.
408 syf.
·10/10
1999 tarihli kitabın basımından bu yana, genomik alanında büyük gelişmeler oldu. Ama hem bilgi tazelemek, hem de konuya yeni giriş yapmak isteyenler için çok değerli bir kaynak olma niteliğini koruyor. Canlılığın özü hakkındaki temel bilgileri son derece akıcı bir üslupla, dolu dolu ve ilgi uyandırıcı biçimde aktaran bu eseri herkesin okumasını öneriyorum.

(Yayınevine not: Benim okuduğum basımda ufak-tefek dizgi hatalarına rastladım (harf eksiklikleri vb.). Sonraki basımlarda giderileceğini/giderildiğini umuyorum.)
DNA ipliği bilgidir; her harfin bir kimyasala karşılık geldiği, kimyasal şifre şeklinde yazılmış bir mesajdır. Bu şifrenin, bizim anlayabileceğimiz bir yazım şekline çevrilmiş olması ise neredeyse gerçek olamayacak kadar güzeldir.
Doğada tasarım kavramı, bir zamanlar evrime karşı en güçlü görüşlerden biriydi. Aslında tasarım fikrinin savları, 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca evrimle ilgili görüşleri köşeye sıkıştırmıştı. Bu fikrin en yetenekli temsilcisi William Paley'in ünlü gözlemine göre, yerde bir taş bulursanız onun oraya nasıl geldiği ilginizi pek çekmez. Fakat bir kol saati bulursanız, bir yerlerde bir saatçi olduğu sonucuna varırsınız. Dolayısıyla canlı varlıklardaki zarif, işlevsel tasarım, tanrının varlığı için bir kanıt olmalıdır. Darwin dehası ile, tasarım fikrinin savlarını buna zıt sonuçlara ulaşmak için kullandı,amacı Paley'in hatalı olduğunu göstermektir. Milyonlarca yıl boyunca ve milyonlarca organizmada, vücudun doğal çeşitliliği için adım adım hareket eden ve Richard Dawkins'in ifadesiyle "kör saatçi" olarak nitelendirilen doğal seçilim, karmaşık adaptasyon kavramı için pekala bir açıklama olabilirdi. Böylece, Darwin'in hipotezi başarıyla desteklenmiş oldu. Karmaşık adaptasyon artık doğal seçilim için en önde kanıtlardan olarak kabul edilmektedir.
Matt Ridley
Sayfa 127 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınları
İnsan ırkının evrensel özellikleriyle bireylerin özel yetenekleri arasındaki gerilim,genomun ana konusudur.Bir şekilde genom,hem diğer insanlarla paylaştığımız ortak özelliklerden,hem de kişiye özgü eşsiz deneyimlerden sorumludur.Hepimiz stres yaşarız; kandaki kortizol seviyemiz stresle beraber artar ; bunun sonucunda bağışıklık sistemimizin zayıflamasının ceremesini hepimiz çekeriz.Bu tip dış etkilerle birlikte genlerimizin faaliyeti yavaşlar ya da hızlanır.Fakat herkesin kendine özgü bir tarafı da vardır. Bazıları ihtiyatlı hareket ederken bazıları macera peşinde koşar.Bazılarının kendine güveni yüksektir, bazıları utangaçtır.Bazıları sessizdir,bazıları gürültücü. Bu farklılıklara biz kişilik diyoruz.Kişilik kelimesinin anlamı, karekter kelimesini aşar. Kişilik, karekterdeki doğuştan gelen ve bireysel unsurlara işaret etmektedir.
Hikaye, 1988 yılında Grönland'da bulunan ve Acanthostega ismi verilen bir fosilin keşfiyle başladı. Bu yarı balık, yarı dört ayaklı, 360 milyon yaşındaki canlı, her biri sekiz parmaklı ellerle sonlanan, tipik dört ayaklı özeliklerine sahip kol ve bacaklarıyla herkesi şaşırttı. Sığ sulardan sürünerek karaya çıkmaya çalışan erken dönem dört ayaklıların sayısız deneysel kol/bacak tasarımından biriydi. Buna benzer başka fosillerin bulunmasıyla beraber, sahip olduğumuz ellerin, şaşırtıcı biçimde balık yüzgeçlerinden evrimleştiği zamanla açıklık kazandı. Bilekteki kemiklerin öne doğru kavislenen bir yay oluşturmasıyla, parmaklar arka yüze (serçe parmağa) doğru eğim kazanmışlardır. Bu modeli, elinizi röntgen fotoğrafında da rahatlıkla görebilirsiniz. Tüm bu sonuçlara kuru fosil kemiklerinden ulaşıldığı düşünülürse üzerinde çalışan embriyologların, Hox genlerinin çalışma biçimlerini aynı şekilde tarif ettiklerini gördüklerinde paleontologların şaşkınlığını bir düşünün. Bu genler ilk olarak, bilek ve kol kemikleri ayrımını sağlamak üzere büyümekte olan kolun uç kısmına doğru gen anlatımı yoğunlaşması oluşturur, ardından son kemiğin dış kısmı üzerinde ters yönde ilerleyen ani bir yoğunlaşma yaratarak beş parmağın ortaya çıkmasını sağlar.
Matt Ridley
Sayfa 218 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınları
Şu insanlar ne de budala oluyorlar!
Bahtın sillesini yiyince,
başımıza bir felaket gelince
kendi ektiğimizi kendimiz biçtiğimiz halde
sorumluluğu güneşe,aya,yıldızlara yüklüyoruz.
Sanki kaderin zorlamasıyla alçaklık ediyoruz;
sanki göklerin zoruyla ahmak,
gezegenlerin baskısıyla hain,
yıldızların etkisine boyun eğdiğimiz için sarhoş,
yalancı oluyoruz; zina ediyoruz.
Ne kötülük edersek tanrıların zoruyla oluyor.
Orospu peşinde koşan bir zamparanın
hayvanlığını bir yıldıza yüklemesi
çok güzel bir kaçamak doğrusu..
(William SHAKESPEARE,Kral Lear)
Yaşam, tanımlanması güç bir kavramdır fakat temelde çok özel iki yetiden oluşmaktadır: kendini üretebilme ve düzen yaratma.
Matt Ridley
Sayfa 10 - Boğaziçi üniversitesi yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi
Alt başlık:
(Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054238811
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Genome: The Autobiography of A Species in 23 Chapters
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
Francis Crick, 28 Şubat 1953'te DNA'nın yapısını çözdüğünde şöyle demişti: "Hayatın sırrını keşfettik." Ancak bu sırrın ne olduğunu anlamamız uzun bir süre daha alacak, yüzyılımızın en önemli bilim dallarından birisi genetik olacaktı.

İnsan genomu, 23 çift kromozomdan oluşan bir pakettir. Matt Ridley bu paketi açıyor ve ortaya dökülen ama genetik dilinde yazılmış pek çok sırrı bizim anlayacağımız bir dile tercüme ediyor. İnsan genomunda "genetikçe" yazılmış bu "yazılar" aslında türümüzün biyolojik tarihinin kaydını, başka bir deyişle otobiyografisini oluşturuyor. Kökenlerimiz, evrimimiz, doğamız ve zihnimiz hakkında çarpıcı bilgiler veren yazar Matt Ridley, yepyeni soruların ve yepyeni cevapların eşiğinde bir kuşak oluşumuza dikkat çekiyor.

Genetik mirasımız kaderimiz mi? Yoksa genetik determinizm bir mitten mi ibaret? Bir katilin işlediği cinayetin sorumluluğu ailesindeki genlere yüklenebilir mi? Yoksa işimize gelmediğinde özgür irade sahibi olmaktan vazgeçmeye hemen hazır bir tür müyüz? Gen tedavisinden mucizeler beklememiz ne kadar gerçekçi?

Genom'da merak ettiğiniz bu ve benzeri pek çok soruya yanıt bulacaksınız. Genom'u okudukça şempanzelerle genetik benzerliğimizin %98 olması en azından bazılarımızın onuruna daha az dokunacak gibi görünüyor.

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Ceylin SARIGÜL
  • merve yaprak
  • gege
  • Ezgi
  • İsmail YILDIRIM
  • Kitapokur
  • Onur Çetin
  • Çağatay Tuncer
  • D.K.
  • Burak c.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.8 (7)
9
%15.4 (2)
8
%15.4 (2)
7
%15.4 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0